KOLYE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KOLYE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Haziran 2007 Perşembe

Doğan'dan Altaylı'ya suç duyurusu

Doğan'dan Altaylı'ya suç duyurusu

Sabah Gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı’nın, gazeteden istifa ettikten sonra Hıncal Uluç’un köşesinde yayınladığı mektubu dava konusu oldu.
14 Haziran 2007 22:45

Doğan'dan Altaylı'ya suç duyurusu

Fatih Altaylı’nın, Sabah Gazetesi’nde 22 Mayıs 2007 tarihli nüshasında “POAŞ uzlaşması ve Fatih Altaylı!” başlıklı yazısı Aydın Doğan tarafından mercek altına alındı. Doğan, yazıda “Tescilli vergi kaçakçısı” olarak ilan edildiğini aksine “tescilli vergi şampiyonu” olduğu belirtilerek Gazeteci Altaylı hakkında “hakaret” davası açılmasını talep edildi.

ALTAYLI HUKUKA AYKIRI HAREKET EDİYOR
Aydın Doğan’ın avukatları Deniz Ketenci ve Volga Gökçe tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na verilmek üzere hazırlanan dilekçede Fatih Altaylı’nın yazılarına yer verildi. Hıncal Uluç'un köşesinde yazılan Fatih Altaylı imzalı köşe yazısında müvekkilleri Aydın Doğan’ın kamuoyuna hırsız, yolsuzluk yapan, faturayı millete yükleyen, basını yönlendiren, yalancı ve vergi kaçakçısı” bir kişi olarak tanıtıldığı iddia edildi. Altaylı’nın kaleme aldığı yazısıyla eleştiri hakkının sınırlarını aştığı ve hukuka aykırı hareket ettiği de ifade edildi.

Suç konusu yazıyla Aydın Doğan’ın,”Elindeki gücünü kullanarak hükümetle anlaşan, hakkında hazırlanan raporun işleme konulmasını engelleyen, raporu zamanaşımına sokmaya çalışan, tüm vergi uzmanları ve maliyecilerin mümkün değil demesine rağmen, vergi borcu yok seviyesine indirilen, kuşa çevrilen, vergi kaçakçılığı suçunu hükümetle omuz omuza işleyen, haksızlık hukuksuzluk yapan” bir kişi olarak tanıtılmaya çalışıldığı ve Altaylı’nın Aydın Doğan’ı “tescilli vergi kaçakçısı” olarak ilan ettiği belirtildi.

KASTEN HAKARET EDİYOR

Dava dilekçesinde Gazeteci Altaylı’nın müvekkilleri Aydın Doğan’a suç yükleme çabası içine girerek toplumda saygınlık ve ticari itibarını yitirmesine, halkın husumetine maruz kalmasına yol açacak türden “belirgin isnat” niteliğinde iddialar yöneltildiği kaydedildi. Fatih Altaylı’nın uzun süreden beri müvekkilleri Aydın Doğan hakkında bu tür yazılarını devam ettirerek eylemini kasten işlediği belirtilen dilekçede Altaylı hakkında kamu davası açılması talep edildi.

İŞTE ALTAYLI'NIN YAZISI

Altaylı'nın TMSF'nin el koyması ardından istifa ettiği Sabah Gazetesi'nde Hıncal Uluç'un köşesinde 22 Mayıs 2007 tarihinde kalema aldığı yazı şöyle:

Fatih diyor ki; Önce bu haberin hikâyesini anlatayım. Haber bazılarının iddia ettiği gibi hükümet tarafından bize iletilmedi. POAŞ'taki vergi incelemesini ve bir rapor yazıldığını bize ilk olarak duyuran POAŞ içindeki bir kaynaktır. Böyle bir raporun hazırlandığını öyle öğrendik. Ardından ekonomi muhabirimiz Rahim Ak, raporun varlığını Maliye kaynaklarından teyit ettiğinde tarih 2006 yılının Mart ayıydı. Bunu takiben raporun yazım aşamasını adım adım takip ettik. Ağustos 2006'da raporun yazımının İstanbul'da tamamlandığını öğrenince Gelir İdaresi Başkanı Osman Arıoğlu'nu aradım ve raporun durumunu sordum. Vergi gizliliği gerekçesiyle bilgi vermeyi reddetti. Daha sonra raporun Merkezi Okuma Komisyonu'nda ele alınmak üzere Ankara'ya gittiğini öğrendim.

Bu arada çeşitli defalar Gelir İdaresi Başkanı Osman Arıoğlu ile konuştum. Her seferinde raporun varlığını reddetti ve bunu haber yapmamız halinde yasal yaptırımlarla karşılaşacağımızı söyledi. Rapor Kasım 2006'da Merkezi Okuma Komisyonu'ndan çıktı. Bu sırada Maliye içindeki bir kaynak, bize bu raporun işleme koyulmasının engelleneceğini Doğan Grubu ile Maliye arasında böyle bir uzlaşma sağlandığını ve raporun 2006, 31 Aralık gecesi zaman aşımına uğrayacağını fısıldadı. Bunun üzerine defalarca Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ı aradım. Bir yanıt alamadım. Bu arada köşemde raporun varlığından haberdar olduğumuzu yazdım. Bu sırada bir vergi uzmanı dostum ziyaretime geldi ve "İşte aradığın rapor" diyerek bir kopyasını gösterdi. Osman Arıoğlu'nu aradım. Raporun zamana aşımına uğratılacağı dedikoduları olduğunu söyledim. "Böyle bir şey olmaz, Ayrıca sizi ilgilendirmez. Her rapor işleme konulur diye bir şey yok" dedi.

Bunun üzerine Teke Tek programına konuk olduğu akşam Başbakan'a raporun ayrıntılarını anlattım ve "Bir işlem yapmayacak mısınız?" diye sordum. Bilgileri not aldı ancak hiçbir yanıt vermedi. İki gün yanıt bekledim ve zaman aşımına uğramasına kısa bir süre kala raporu yayınladım. Olayın öyküsü budur. Israrlı bir takipçiliğin sonucu oluşmuş bir haberdir. Hükümetin Doğan Grubu'nu sıkıştırması için bizim yayın yapmamıza gerek yoktur. Rapor tek başına iyi bir sıkıştırma nedenidir. Hatta bu raporun ortaya çıkmadan Doğan Grubu'na karşı kullanılması hükümetin çok daha işine gelir. Grubun gazetelerinin hükümete verdiği desteğin samimi olduğu konusunda daha inandırıcı olur. Bizim yayınımız DoğanHükümet ilişkisinin su üzerine çıkmasını sağladığı için her iki tarafı da sıkıntıya sokmuştur diye düşünüyorum.

Zaten SABAH'a TMSF tarafından el koyulması ile ilgili süreç de bundan sonra başlamıştır. Normal şartlarda cezası ve gecikme faizleriyle birlikte 3 milyar YTL (Eski para ile 3 katrilyon lira ya da 2,3 milyar dolar) olan vergi aslı ve cezası SABAH'ın özgürlüğünün kısıtlandığı bir dönemde kuşa çevrilmiştir. Tüm vergi uzmanlarının ve Maliyecilerin "1,2 milyar YTL'nin altına inmesi mümkün değil" dediği borç 275 milyon YTL'ye düşürülmüştür. Vergi borcu neredeyse yok seviyesine indirilmiş olsa da, benim açımdan mesele kapanmıştır.

Yalan dedikleri haber doğru çıkmış, Doğan Grubu vergi kaçakçısı olarak tescillenmiş, kayıtlara geçmiştir. Aydın Doğan şahsen 50 yıl vergi şampiyonu olsa da ödeyeceği miktar, kaçırdığı tescillenen verginin KDV'si kadar bile olmayacaktır.

Doğan Grubu ile ilgili haberlerimizde hükümet etkisi yoktur. Bu haberlerden dolayı bana zaman zaman "Şerefsiz eski patronu hakkında yazıyor" dendiğini de biliyorum. Benim eski veya yeni patronlarımın vergi kaçırma, haksızlık usulsüzlük yapma hakkı yoktur. "Eski patronu olduğu için yazmıyor, yazamıyor şerefsiz" diyeceklerine, "Eski patronu hakkında bile yazıyor şerefsiz" demelerini yeğlerim. Sana sevgilerimi sunuyor, neredeyse bir aydır yazamadığı için kudurmak üzere olan bir gazeteciye köşeni açtığın için teşekkür ediyorum. Sevgiler. Fatih Kardeşin.

DİLEKÇEDE ALTAYLI'NIN SON 6 AYKİ YAZILARI KONU OLDU

Aydın Doğan'ın avukatları sadece bu yazı değil, Fatih Altaylı'nın son altı ay içinde Doğan hakkındaki isnatları içeren yazıralarından da örnekler verildi.

Sedef Şenkal-Gazeteport


PORTAL , dOĞAN İTİ YAZILACAĞIM SENİN SERMAYEYE BİRGÜM, ÖZLEDİM SENİN GÖTÜKOCAN. şEREFSİZ PİÇ. nASIL RAHAT UYUMUYOSUN . ALACAĞIM ALTININI ÖL GEBE KAL. KURŞUN SIK. GÖTÜN YERSE .

CHP'ye tepki gösteren Aleviler bağımsız adaylara yöneliyor

CHP'nin milletvekili listesinden memnun olmayan Aleviler, bağımsız adayları gündemine aldı. Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) önümüzdeki günlerde bir araya gelerek 'bağımsız adayların' desteklenmesini tartışmaya açacak.

CHP lideri Deniz Baykal, 22 Temmuz milletvekili aday listesinde 66 vekile yer vermedi. Liste dışı kalan vekillerin bir kısmını Alevi kökenli adaylar oluşturdu. Baykal, yeni adaylar konusunda da Alevi kesimin beklentilerine cevap vermedi. Bu durum camiayı yol ayrımına getirdi. Aleviler ilk kez CHP'ye verdikleri desteği sorgulamaya başladı.

ABF Genel Sekreteri Turan Eser, bu yüzden CHP'nin oy kaybına uğrayacağını düşünüyor. Eser, şu görüşü dile getiriyor: "CHP'de aday tespitinde Alevi rengine siyasette temsil hakkı tanınmaması ayrı bir art niyet taşıyor. Türkiye'de toplumun önüne iki partili bir seçenek sunuldu. Alevi sorununa duyarlı bağımsız adayların attığı adımı cesaretli buluyorum. Federasyon olarak özellikle bağımsız aday olan Alevileri ve Alevi sorunu ile Türkiye'nin temel meselelerine duyarlı olan Ufuk Uras, Baskın Oran gibi bağımsız adayların destekleneceğini düşünüyorum."

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez, bağımsız adaylara destek konusunun gündemlerinde olduğunu; ancak konuyu henüz değerlendirmediklerini söylüyor. Kararlarını ABF toplantılarından sonra kamuoyuna açıklayacaklarını kaydeden Geçmez, "CHP hayatının hatasını yaptı. Bu kritik seçim öncesi Alevilerle sıkıntı yaşayacak gibi. Onun farkında değiller." diyor.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Kazım Genç de sol ve sosyal demokrat çizgideki siyasi partilerin Alevileri 'yok sayan' anlayışın örgütlerde büyük rahatsızlık oluşturduğuna işaret ediyor. Genç, "Bu nedenle elbette bağımsız adayları da değerlendireceğiz. Türkiye'nin emek ve demokrasi mücadelesine katkı sunmuş ve bundan sonra da katkı sunacağına inandığımız adaylar desteklenecektir." şeklinde konuşuyor.

Ankara 1. Bölge'den bağımsız aday olan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği eski Başkanı Avukat Necati Yılmaz da siyasetin halka yabancılaştığını öne sürüyor. "Türkiye'de seçim var. Ancak, seçimin içinde halkın kendisi de, halkın birikmiş çözüm bekleyen sorunları da yer almıyor." diyen Yılmaz, bağımsız adaylık çabasını şöyle izah ediyor: "Çalışmamız halk iradesi önündeki çifte barajlarla yaratılan ablukanın yıkılabilirliğini gösterme amaçlıdır. Tüm kutuplaştırma çabalarına rağmen sandığa gitmeyen 10 milyonun üzerindeki oy, var olan siyaset anlayışının ve işleyişinin halkta kabul görmediğinin en güçlü kanıtıdır. Ankara 1. Bölge'den bağımsız sol adaylığımızla; öncelikle kendini siyaset aracılığı ile ifade edemeyen bu büyüklüğün iradesini önce sandığa, sonra Parlamento'ya ve nihai süreçte iktidara taşımak istiyoruz."

Ankara, Anka

Related Posts with Thumbnails

Bu yazıya Not Ver !


Get your own Chat Box! Go Large!

Nickinizi Değiştirmek için Kendi Nickinize Tıklayın !!!

Film izle komedi komik