hizbullah füzeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hizbullah füzeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Şubat 2007 Pazar

KUDÜS'ÜN KUTSAL ALANINDA ÇATIŞMA

İsrail'in Haremüşşerif yakınındaki hafriyat çalışmasını protesto eden yüzlerce Filistinli ile İsrail polisi arasında çatışma çıktı.


Haremüşşerif İslam'ın üçüncü en kutsal alanı olarak kabul ediliyor

Güvenlik güçlerinin protestocuları dağıtmak için plastik mermi ve gözyaşartıcı gaz kullandığı, Filistinli göstericilerin de buna taş atarak yanıt verdiği bildiriliyor.

Bazı Filistinlilerin El Aksa camisi içinde barikat kurdukları da gelen haberler arasında.

Filistinliler Haremüşşerif yakınındaki hafriyat çalışmalarının durdurulmasını istiyor.

Bu çalışmalar, El Aksa camisinin de içinde bulunduğu kutsal bölgeye yeni bir yürüme yolu inşa edilmesini hedefliyor.

Filistinliler inşaat çalışmaları sırasında Haremüşşerif'in temellerinin tahrip olabileceğini düşünüyor.

Müslüman dini liderler inşaat faaliyetlerine muhalefetlerini dile getirmek için Cuma gününü "tepki günü" olarak ilan ettiler.

İsrail yetkilileri ise inşaat çalışmalarının Haremüşşerif'in korunması için gerekli olduğunu savunuyor ve alanda yapısal bir tahribat olmayacağı konusunda güvence veriyor.

Müslümanlar tarafından İslam'ın üçüncü en kutsal alanı olarak kabul edilen Haremüşşerif, Yahudiler tarafından da, birinci ve ikinci Yahudi tapınaklarının burada olması nedeniyle kutsal sayılıyor.

İsrail polisi bugünkü çatışmalarda 17 gösterici ile 15 polisin yaralandığını bildirdi.

BBC'nin Kudüs'teki muhabiri Matthew Price, şu sırada Filistinlilerle polis arasında çıkan çatışmaların küçük çaplı olmasına rağmen, Haremüşşerif'in son derece hassas bir alan olması nedeniyle, yaşanan gerginliğin bölgede daha büyük şiddet olaylarının fitilini yakacak potansiyele sahip olduğuna işaret ediyor.

Hafriyat çalışmalarının geçtiğimiz Salı günü başlaması ardından, Filistinlilerin protestolarının yanısıra, Arap ülkelerinden de çalışmaların durdurulması çağrısı gelmişti.

24 Aralık 2006 Pazar

Psikolojik Savaş Hizbullah

İsrail Başbakanı Ehud Olmert, bugünlerde özellikle Avrupa medyasına demeç üzerine demeç vererek, bazı ülkelere mesajlarını Avrupa medyası üzerinden aktarıyor. Olmert’in son açıklamalarında Lübnan’da yürüttükleri katliam ve etnik temizliğe dair itiraflar da yer alıyor. Olmert, Lübnan’da yaptıkları sivil katliamla ilgili olarak şu pişkin değerlendirmeyi yapabiliyor: “Kimin masum olup kimin olmadığını nereden biliyorsunuz? Saldırılarımızın ölümcüllüğü, verdiğimiz tepkinin şekli, sadece Lübnan halkının değil, İsrail’e füzeyle saldırma planı olan her ulusun kolektif hafızasına kazınacak. Tepkimizin çok çok acı verici olacağını bilecekler. Hizbullah, Suriye ve İran, ‘İsrail’e füze atmaya değer mi’ diye beş kez düşünecek.” Olmert’in açıklamalarındaki sertlik, tehdit savuran üslup ve pişkinlik, yürütülen psikolojik savaşın bir parçası. ABD ve İsrail dünya kamuoyunu aldatma konusunda bu tür psikolojik savaş yöntemlerini sıklıkla kullanıyorlar. Ellerindeki medya gücü (buna üçüncü ülkelerdeki taşeron medyalar da dahil) yürüttükleri kanlı ve savaş hukuku ve mertlikten yoksun işgali, dünyaya istedikleri şekilde yansıtabilmek için harıl harıl çalışıyor. İsrail de bu medya gücünü Lübnan’a karşı yürüttüğü kanlı savaşta fazlasıyla kullanıyor. Üçüncü haftasını geriden bırakan bir savaş söz konusu ama biz sadece İsrail’in bilmemizi, görmemizi ve duymamızı istediği şeylerden haberdarız. Savaşla ilgili bütün haber bültenleri ve gazete haberlerinde İsrail tanklarını, İsrail füzelerini, İsrail askerlerini göstermek zorundasınız. İsrail’in harabeye çevirdiği Lübnan sokaklarını, İsrail tanklarından çıkan bombalar eşliğinde görmekten başka çareniz yok. Gazete ve televizyonlarda haber verilirken, elinizdeki görsel malzeme sizi buna icbar ediyor.Öyle ya, madem bu bir savaş, o halde savaşın diğer tarafındaki yani İsrail cephesindeki durumdan da haberdar olmamız gerekir. Fakat bu mümkün değil. Hizbullah hergün yüzlerce füze gönderiyor İsrail topraklarına ve Güney Lübnan’da İsrail askerleriyle ciddi bir savaş sözkonusu. Ama maalesef biz ne İsrail sokaklarındaki yıkımdan, ne de sınırdaki kara harekatında İsrail’in verdiği kayıplardan haberdar değiliz. Hizbullah’ın vurduğu belirtilen İsrail gemisine dair tek kare fotoğraf gören var mı? Haberin çıktığı gün uluslar arası birçok ajansa girmemize rağmen böyle bir habere ve görsel malzemeye maalesef ulaşamadık.Oysa Hizbullah’ın İsrail’e ciddi kayıplar verdirdiği ve İsrail’de ciddi bir tedirginlik yaşandığı bir vakıa. Hizbullah’ın İsrail’e verdirttiği kayıplardan ve İsrail’de Hizbullah füzeleriyle yıkılan binalardan neden haberimiz olmuyor? Çünkü İsrail ve ona bağımlı dünya medyası sansür uyguluyor. Bu sansür, psikolojik harp tekniklerinin en önemlilerinden birisi. Oysa Hizbullah’ın İsrail’e verdiği zarar ve gösterdiği direnç, başta İsrail ve ABD olmak üzere birçok çevrede soğuk duş etkisi yarattı.
Bakın bu konuda İsrail eski dışişleri bakanı Şlomo Ben Ami ne diyor: “Tabii ki Hizbullah’ın İsrail’e, bugüne dek hiçbir Arap ordusunun yapamadığını yaptığını söyleyebilirsiniz. İsrail’e ne 1948’de, ne 73’te her gün roket yağmamıştı.” Bu tür itiraf demeçlerini bulabilmek için epey çaba sarfetmeniz gerekiyor. Çünkü bu tip açıklamalar önemli gazetelerin birinci sayfalarında, kolaylıkla ulaşabileceğiniz yerlerde bulunmuyor maalesef.Kabul etmek gerekir ki hem ABD, hem de İsrail psikolojik harp yöntemlerini çok iyi tatbik ediyorlar. Ancak şunu da unutmamak gerekiyor ki, savaşlar sadece psikolojik yöntemlerle kazanılmıyor, mücadele gücü ve inanç belirleyici unsur oluyor.

Alperen Polat
Yeni Mesaj

Related Posts with Thumbnails

Bu yazıya Not Ver !


Get your own Chat Box! Go Large!

Nickinizi Değiştirmek için Kendi Nickinize Tıklayın !!!

Film izle komedi komik