kıl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kıl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ocak 2008 Pazar

Halaçoğlu: Ermeniler 410 bin insanı katletti

Halaçoğlu: Ermeniler 410 bin insanı katletti
Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, ''Tehcir denilen dönemden önce Ermeniler tarafından 122 bin, tehcirden sonra ise 410 bin insan katledildi'' dedi.


Halaçoğlu, Sarıkamış'ta 93 yıl önce şehit olan askerler anısına düzenlenen etkinlikler kapsamında, Toprak Otel'de ''Birinci Dünya Savaşı ve Sarıkamış'' konulu konferans verdi.

Birinci Dünya savaşı'nda milyonlarca insanın hayatını kaybettiğini belirten Halaçoğlu, Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı Devleti'nden 4 sene içinde revire giden asker sayısının 3 milyon 57 bin olduğunu, bunların salgın hastalıklardan dolayı hastaneye gittiklerini belirtti. Savaşta ölenlerin birçoğunun hastalıklar nedeniyle hayatını kaybettiğini ifade eden Halaçoğlu, şunları söyledi:

''Bundan sonra Kafkasya'da yıkım oldu. 2.5 milyon insan göç etmek zorunda kaldı. Daha sonraki yıllarda Ermeniler'in tehcir edildiğini söyleyenlerin, 1.5 milyon Ermeni'nin nereye gittiğini soranların, aslında 2.5 milyon insanın Kafkasya'dan nasıl sökülüp atıldığını sormamaları enteresandır.

1914'te Erivan'ın yüzde 80'i Müslüman nüfustu. Buradan ve Tiflis'ten sürülenlerin sayısı 1 milyon 300 bini buldu. Bunların sadece 701 bini Anadolu'ya geldi. Geri kalanlar yollarda kırıldı.''

-NÜFUS DEĞİŞİMİ...-

Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda nüfusunun 13 milyon olduğunu ifade eden Halaçoğlu, bu nüfusun 5.5 milyonunu Kafkasya ve Balkanlar'dan gelenlerin oluşturduğunu belirtti.

Bunun dünya tarihindeki en büyük nüfus değişimi olduğunu, ancak dünyanın buna sessiz kaldığını ifade eden Halaçoğlu, Birinci Dünya Savaşı'nda dört cephede mücadele eden Osmanlı'ya karşı Ermeniler'in silahlı mücadele başlattığını kaydetti. Halaçoğlu, şöyle devam etti:

''İlk olarak Çatak'ta isyanda bulunuldu. Daha sonra ise Van'da isyanlar başladı. Van'ın Ermeniler'in eline geçmesi sırasında 100 bin, Kars'ın işgalinde 20 bin Müslüman katledildi. Benim en çok hayretler içinde kaldığım konu, mücadele edilen topraklar Osmanlı toprağı, saldıranlar ise İngiltere, Rusya ve Fransa olmasıdır. Hem bizim topraklarımıza saldırıp, bizi müdafaa zorunda bırakıyorlar hem de Ermeniler'e soykırımda bulunduğumuzu öne sürüyorlar.''

Kars, Iğdır, Bitlis, Muş, Van ve Erzurum'da Ermeni komitelerince insanların katledildiğini anlatan Halaçoğlu, ''Kars'ın Subatan ve Derecik ilçelerinde toplu mezarlar açıldı. Iğdır'da tam 21 köyde Ermeniler tarafından katliam yapıldı. Tehcir denilen dönemden önce Ermeni komiteleri tarafından 122 bin insan katledildi'' dedi.

Tehcirden sonra ise katledilen insan sayısının 410 bin olduğunu aktaran Halaçoğlu, ''Öldürülen Müslümanlara ne ad verilecek? Bunu batı dünyası ve sözde soykırım iddialarını kabul eden parlamentoların düşünmesi gerekir'' diye konuştu.

-''MİLLETLERİN HAFIZASI TARİHTİR''-

Tarihin sadece geçmiş olayları anlatmadığını aynı zamanda milletlerin hafızası olduğunu ifade eden Halaçoğlu, ''Milletlerin hafızası tarihtir. Türkiye talihsiz bir millet gibi algılanmaktadır'' dedi.

Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde Anadolu'da yaşayan pek çok uygarlığın izlerinin yer aldığını anımsatan Halaçoğlu, ''Türkiye Cumhuriyeti de Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde yer almak istemiyorsa her şeyden önce çağın en önemli hedefi olan bilgi çağına ulaşmalıdır'' diye konuştu.

Konuşmaların ardından, toplantıya katılan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ve Halaçoğlu'na birer teşekkür plaketi verildi.

Kafkas Üniversitesi Korosu, Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu ile sanatçılar Özhan Eren ve Musa Eroğlu da konser verdi.

PROF. DR. HALAÇOĞLU, "ERMENİ SOYKIRIMI İDDİASINDAKİLERİN TÜRKLERİN KATLEDİLMESİNE SESSİZ KALMASI ENTERESANDIR"

Sarıkamış Şehitleri anma törenlerine katılan Türk Tarih Kurumu (TTK) Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, 1. Dünya Savaşı sırasında hem Kafkasya'da hem de Balkanlarda milyonlarca Türkün göçe zorlandığını ve bunların da birçoğunun hayatını kaybettiğini ifade ederek, "Fakat enteresandır ki, böyle bir pozisyonda dünya buna sessiz kalmaktadır." dedi.

Sarıkamış Allahuekber Dağı Şehitleri'nin 93. anma yıldönümü programına katılan TTK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, 'Birinci Dünya Savaşı ve Sarıkamış' adlı bir söyleşi yaptı. Söyleşiye, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Kars Valisi Mehmet Ufuk Erden, AK Parti Kars milletvekilleri Zeki Karabayır, Mahmut Esat Güven, Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu, Sarıkamış 9. Motorlu Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Ferit Güler, Kaymakam Rahmi Köse, Belediye Başkanı İlhan Özbilen ve davetliler katıldı. "Sarıkamış'taki 60 bin kayıp, hangi ölçüde değerlendirilebilir gibi bir soru sorulabilir" diyen Halaçoğlu, Sarıkamış'ın tıpkı Çanakkale gibi çok özel bir yere sahip olduğunu vurguladı. Çanakkale'yi Osmanlı Devletinin, Türklerin ölüm kalım mücadelesi verdiği bir savaş olarak tanımlayan Halaçoğlu, "Ve gerçekten o küçücük alanda verilen mücadele belki dünya savaş tarihinde pek rastlanmayan bir mücadeledir. Dengesiz bir şekilde karşılıklı olarak silahın yer aldığı bir savaştır. Sarıkamış'ta ise aslında çok büyük ideallerle bir savaşa çıkılmıştır. Çünkü 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşından sonra Evliye-i Selase denilen Kars, Ardahan ve Batum'un Ruslara terk edilmesiyle birlikte Osmanlı, çok önemli stratejik bölgesini kaybetmiştir. Kaldı ki, bu coğrafyanın kaybedilmesi Osmanlı Devleti ile Kafkasya arasındaki irtibatı da koparmıştır. Azerbaycan başta olmak üzere Kafkasya çok büyük yıkımlara neden olmuştur. Nitekim Kafkasya'dan Anadolu'ya göç edenlerin sayısı 2,5 milyondur." diye konuştu.

ERİVAN'IN YÜZDE 80'İ MÜSLÜMANDI

1915 yılında Ermenilerin tehcir edildiğini söyleyenlerin, 1,5 milyon Ermeni'nin nereye gittiğini soranların ve bunlara soykırım yapıldığını iddia edenlerin aslında 93 Harbi'nde sadece 2,5 milyon insanın Kafkasya'dan nasıl sökülüp atıldığını dile getirmemelerinin enteresan olduğunu kaydeden Halaçoğlu, şunları söyledi: "Kaldı ki sadece o dönemde değil, 1914'te 1. Dünya Savaşı'nın başladığı dönemde, Osmanlıların Revan adını verdiği ve bugünkü Erivan dediğimiz Ermenistan'ın başkentinin nüfusunun yüzde 80-85'i Müslüman idi. Bunlar başta olmak üzere Tiflis ve bu bölgeden sürgün edilenlerin sayısı 1 milyon 300 bindir. Ve bunun ancak 701 bini Anadolu'ya gelmiştir. Diğerleri yollarda hastalıktan, eşkıya saldırılarından ve diğer sebeplerden kırılmıştır. Şimdi sadece Kafkasya'dan gelen insanların sayısını dikkate aldığınızda ve buna bir de Balkanlardan gelen göçmenleri eklediğinizde yaklaşık 5 milyon insan yerini terk etmiştir. Bunlardan 1,5 milyon insan hayatını yollarda kaybetmiştir. Dolayısıyla 1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda ülkenin nüfusu 13 milyondur ve bunun 5,5 milyonu Kafkasya ve Balkanlardan gelen göçmenlerdir. Bunu dünya tarihinde nüfusun demografik tarihi olarak alırsak nüfusun en büyük yer değiştirme savaşları olarak değerlendirilebilir. Fakat enteresandır ki, böyle bir pozisyonda dünya buna sessiz kalmaktadır." Halaçoğlu, Kars, Iğdır, Bitlis, Muş, Van ve Erzurum'da Ermeni komitelerince insanların katledildiğini aktararak, Kars'ın Subatan ve Derecik köylerinde toplu mezarların açıldığını ve Iğdır'da tam 21 köyde Ermeniler tarafından katliam yapıldığını söyledi."

Tehcirden sonra ise katledilen insan sayısının 410 bin olduğunu dile getiren Halaçoğlu, "Öldürülen Müslümanlara ne ad verilecek? Bunu batı dünyası ve sözde soykırım iddialarını kabul eden parlamentoların düşünmesi gerekir." ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından, toplantıya katılan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ve Halaçoğlu'na birer teşekkür plaketi verildi. Kafkas Üniversitesi Korosu, Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu ile sanatçılar Özhan Eren ve Musa Eroğlu da konser verdi.

14 Haziran 2007 Perşembe

Gazze Şeridi'ndeki Türkler tahliye edilecek

Gazze Şeridi'ndeki Türkler tahliye edilecek
Ankara, Lübnan, Irak ve Filistin'de son dönemde yaşanan gelişmeler üzerine bu ülkelere barış çağrısında bulundu. Dışişleri Bakanlığı, Gazze'de bulunan 80 kadar Türk vatandaşının tahliye edilmesi için gerekli çabaların yapıldığını da duyurdu.

Dışişleri Bakanlığı tarafından akşam saatlerinde yapılan üç ayrı açıklamada ilk olarak Türkiye'nin, 13 Haziran'da Beyrut'ta gerçekleştirilen ve Milletvekili Walid Eido dahil 10 kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırıyı şiddetle kınadığı kaydedildi. Açıklamada, "Lübnan'da son dönemde yoğunlaşan toplumun önde gelen kişilerini ve ayrıca sivil halkı hedef alan bu terör saldırıları ülkede güvenlik ve istikrarın bozulmasını amaçlamaktadır" denildi. Lübnan'daki gelişmelerin, zor bir dönemden geçen Orta Doğu bölgesinde istikrar ve güvenliğe ilave bir tehdit oluşturduğu ifade edilen açıklamada, "Bu menfur saldırıyı gerçekleştirenlerin en kısa zamanda tespit edilerek adalet önüne çıkartılmalarını temenni ediyoruz" ifadeleri yer aldı.

GÜL LÜBNANLI BAKANLA KONUŞTU

Terörizme karşı mücadelede uluslararası işbirliğinin önemini vurgulayan Türkiye, dost Lübnan hükümeti ve halkı ile dayanışma içinde olduğunu kaydetti. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül de İkinci İstanbul Demokrasi ve Küresel Güvenlik Konferansı'na katılmak üzere İstanbul'da bulunan Lübnan İçişleri Bakanı Hasan El-Sabeh ile görüşerek olaydan üzüntü duyduğunu ifade etti ve terörizmle mücadeleye ilişkin görüşlerini iletti.

ASKERİYE SALDIRISINA KINAMA

Dışişleri Bakanlığı yayınladığı diğer açıklamada, Irak'ın Samarra kentindeki Askeriye Camii'nin kubbesinin 22 Şubat 2006 tarihinde havaya uçurulmasının ardından, bu kez caminin ayakta kalan iki minaresinin 13 Haziran'da gerçekleştirilen terör saldırısıyla yıkılmasının şiddetle kınandığı duyurdu. Açıklamada, "Bu saldırının Irak'ta mezhepler arası çatışmaları körüklemek ve uzlaşı sürecini engellemek için kasten yapıldığı ortadadır" denildi. Türkiye'nin, Irak'ta istikrarın, barışın, huzurun ve refahın yeniden tesis edilmesi hedefine yönelik olarak ulusal diyalog ve uzlaşı sürecini güçlü biçimde desteklediği kaydedilen açıklamada, "Irak siyasi yelpazesindeki tüm grupların sağduyulu ve yapıcı davranmaları, uzlaşı sürecinin başarısı bakımından zaruridir. Bu itibarla Türkiye, Irak'lı grupların, Irak'ta daha fazla kan dökülmesine yol açabilecek bu tür tahrik eylemlerini boşa çıkarmaları gereğine inanmaktadır" ifadeleri yer aldı.

FİLİSTİN'DEKİ TÜRKLER TAHLİYE EDİLİYOR

Türkiye'nin Filistin'deki gruplar arasında meydana gelen şiddet olaylarından büyük kaygı duyduğunu da vurgulayan Dışişleri Bakanlığı'nın bir diğer açıklamasında, "Gazze Şeridi'nde sadece geçtiğimiz üç gün içerisinde vuku bulan çatışmalarda 40'dan fazla kişinin hayatını kaybettiği, yaralıların sayısının ise 140'a yükseldiği üzüntüyle öğrenilmiştir. Filistin halkının içinde bulunduğu kritik koşullarda, tüm tarafların itidal içinde hareket etmelerine ve gerginliğin giderilmesi için çaba harcamalarına ihtiyaç bulunmaktadır" denildi. Filistinliler arasında sürmekte olan bu çatışmaların, en fazla Filistin halkına ve Filistin davasına zarar verdiği vurgulanan açıklamada, Filistin'deki ekonomik güçlüklerin giderilmesinin de Filistin'deki barışa kalıcı katkı yapacağına inanıldığı ifade edildi. Açıklama şöyle devam etti: "Tarafları, Filistin'de şiddet ve istikrarsızlık yaratmaktan başka bir netice doğurmayacak bu husumete bir an önce son vermeye, Filistin'de barış, refah ve güvenliğin hakim olması amacı doğrultusunda birlik içerisinde hareket etmeye, sorunlara siyasi yollardan ve uzun çabalar sonucunda tesis edilen Ulusal Birlik Hükümeti bünyesinde çözüm bulmaya davet ediyoruz." Dışişleri Bakanlığı, Gazze Şeridi'ndeki Türk vatandaşlarının durumuyla Türkiye'nin Kudüs Başkonsolosluğunun yakından ilgilendiğini, Gazze'de 80 civarında Türk vatandaşıyla temas kurma çalışmalarının sürdüğünü ayrıca bu vatandaşların, bölgeden tahliyeleri konusunda gerekli bütün tedbirlerin alındığını duyurdu.

aldınız siz alacağınızı /

Gazze Şeridi'ndeki Türkler tahliye edilecek

Gazze Şeridi'ndeki Türkler tahliye edilecek
Ankara, Lübnan, Irak ve Filistin'de son dönemde yaşanan gelişmeler üzerine bu ülkelere barış çağrısında bulundu. Dışişleri Bakanlığı, Gazze'de bulunan 80 kadar Türk vatandaşının tahliye edilmesi için gerekli çabaların yapıldığını da duyurdu.

Dışişleri Bakanlığı tarafından akşam saatlerinde yapılan üç ayrı açıklamada ilk olarak Türkiye'nin, 13 Haziran'da Beyrut'ta gerçekleştirilen ve Milletvekili Walid Eido dahil 10 kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırıyı şiddetle kınadığı kaydedildi. Açıklamada, "Lübnan'da son dönemde yoğunlaşan toplumun önde gelen kişilerini ve ayrıca sivil halkı hedef alan bu terör saldırıları ülkede güvenlik ve istikrarın bozulmasını amaçlamaktadır" denildi. Lübnan'daki gelişmelerin, zor bir dönemden geçen Orta Doğu bölgesinde istikrar ve güvenliğe ilave bir tehdit oluşturduğu ifade edilen açıklamada, "Bu menfur saldırıyı gerçekleştirenlerin en kısa zamanda tespit edilerek adalet önüne çıkartılmalarını temenni ediyoruz" ifadeleri yer aldı.

GÜL LÜBNANLI BAKANLA KONUŞTU

Terörizme karşı mücadelede uluslararası işbirliğinin önemini vurgulayan Türkiye, dost Lübnan hükümeti ve halkı ile dayanışma içinde olduğunu kaydetti. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül de İkinci İstanbul Demokrasi ve Küresel Güvenlik Konferansı'na katılmak üzere İstanbul'da bulunan Lübnan İçişleri Bakanı Hasan El-Sabeh ile görüşerek olaydan üzüntü duyduğunu ifade etti ve terörizmle mücadeleye ilişkin görüşlerini iletti.

ASKERİYE SALDIRISINA KINAMA

Dışişleri Bakanlığı yayınladığı diğer açıklamada, Irak'ın Samarra kentindeki Askeriye Camii'nin kubbesinin 22 Şubat 2006 tarihinde havaya uçurulmasının ardından, bu kez caminin ayakta kalan iki minaresinin 13 Haziran'da gerçekleştirilen terör saldırısıyla yıkılmasının şiddetle kınandığı duyurdu. Açıklamada, "Bu saldırının Irak'ta mezhepler arası çatışmaları körüklemek ve uzlaşı sürecini engellemek için kasten yapıldığı ortadadır" denildi. Türkiye'nin, Irak'ta istikrarın, barışın, huzurun ve refahın yeniden tesis edilmesi hedefine yönelik olarak ulusal diyalog ve uzlaşı sürecini güçlü biçimde desteklediği kaydedilen açıklamada, "Irak siyasi yelpazesindeki tüm grupların sağduyulu ve yapıcı davranmaları, uzlaşı sürecinin başarısı bakımından zaruridir. Bu itibarla Türkiye, Irak'lı grupların, Irak'ta daha fazla kan dökülmesine yol açabilecek bu tür tahrik eylemlerini boşa çıkarmaları gereğine inanmaktadır" ifadeleri yer aldı.

FİLİSTİN'DEKİ TÜRKLER TAHLİYE EDİLİYOR

Türkiye'nin Filistin'deki gruplar arasında meydana gelen şiddet olaylarından büyük kaygı duyduğunu da vurgulayan Dışişleri Bakanlığı'nın bir diğer açıklamasında, "Gazze Şeridi'nde sadece geçtiğimiz üç gün içerisinde vuku bulan çatışmalarda 40'dan fazla kişinin hayatını kaybettiği, yaralıların sayısının ise 140'a yükseldiği üzüntüyle öğrenilmiştir. Filistin halkının içinde bulunduğu kritik koşullarda, tüm tarafların itidal içinde hareket etmelerine ve gerginliğin giderilmesi için çaba harcamalarına ihtiyaç bulunmaktadır" denildi. Filistinliler arasında sürmekte olan bu çatışmaların, en fazla Filistin halkına ve Filistin davasına zarar verdiği vurgulanan açıklamada, Filistin'deki ekonomik güçlüklerin giderilmesinin de Filistin'deki barışa kalıcı katkı yapacağına inanıldığı ifade edildi. Açıklama şöyle devam etti: "Tarafları, Filistin'de şiddet ve istikrarsızlık yaratmaktan başka bir netice doğurmayacak bu husumete bir an önce son vermeye, Filistin'de barış, refah ve güvenliğin hakim olması amacı doğrultusunda birlik içerisinde hareket etmeye, sorunlara siyasi yollardan ve uzun çabalar sonucunda tesis edilen Ulusal Birlik Hükümeti bünyesinde çözüm bulmaya davet ediyoruz." Dışişleri Bakanlığı, Gazze Şeridi'ndeki Türk vatandaşlarının durumuyla Türkiye'nin Kudüs Başkonsolosluğunun yakından ilgilendiğini, Gazze'de 80 civarında Türk vatandaşıyla temas kurma çalışmalarının sürdüğünü ayrıca bu vatandaşların, bölgeden tahliyeleri konusunda gerekli bütün tedbirlerin alındığını duyurdu.

aldınız siz alacağınızı /

Related Posts with Thumbnails

Bu yazıya Not Ver !


Get your own Chat Box! Go Large!

Nickinizi Değiştirmek için Kendi Nickinize Tıklayın !!!

Film izle komedi komik