bor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Mayıs 2007 Pazar

Bor nedir?

Bor nedir?

Bor, iç içe geçmiş üç çember gibidir. Her bir çember içindeki “bor”un üretimi, kullanımı, sektörü birbirinden farklıdır. “Bor” derken, hangi bor’un konuşulduğunun, bunların birbirleri ile olan ilişkilerinin bilinmesi önemlidir.

Önemlidir çünkü, her bir halka farklı özellikteki bor piyasalarını anlatır. Her piyasanın ele alınış biçimi, sorunları ve çözüm yolları birbirinden farklıdır. Bu farklılık gözardı edilerek “bor” dan sözetmek, elmalarla patlıcanları toplamak gibi bir şeydir.

Text Box:   EtiMaden, US Borax ve Bor deyimleri “EtiMaden İşletmeleri” (EtiMaden) ve “US Borax” (YuEs Boraks diye okunuyor)  zaman içinde değişik adlarla çalıştı. Ama kitapta anlatım kolaylığı sağlamak için, her iki şirket  de sanki hep EtiMaden ve US Borax’mış gibi adlandırılarak  kullanıldı. Ayrıca okuma  kolaylığı  olsun diye,“bor” özel isimmiş gibi, eklerinden (’) ile ayrıldı.

Bor madeni

Bor, doğada serbest element olarak değil, “tuz” olarak bulunur. Bor tuzlarına “bor madeni” denir.

200 kadar bor madeninden ticari değeri olan 7 türünden Türkiye’de de işletilenler; tinkal, kolemanit ve uleksittir.

Bor madenleri içindeki borik oksit (B2O3) oranına göre değer-lendirilir. Buna tenör denir. Tenörü yüksek olan, yani içinde daha fazla (B2O3) olan maden, az olanına göre daha değerlidir.

Bor madenlerinin % 90’ı bor ürünü üretiminde, % 10’u da sanayi işletmelerinde kullanılır. Kolemanit ve uleksit maden olarak, doğrudan doğruya cam elyafları ve cam yünü üretiminde, tinkal ise perborat üretiminde kullanılır.

Bor madenlerinin dünyadaki yıllık toplam piyasası 100-150 milyon dolardır. Bunun 125 milyon doları Türkiye’nin sattığı bor madenidir.

Bor ürünleri

Bor ürünleri, boraks (dekahidrat, pentahidrat, susuz boraks), borik asit, sodyum perborattan (monohidrat, tetrahidrat) oluşu-yor. ABD’de her üç bor ürününün üretiminde hammadde olarak tinkal kullanılıyor. Türkiye ve Avrupa’da ise borik asit üretiminde kolemanit ve uleksit, boraks ve perborat üretiminde de tinkal kullanılıyor.

Bor ürünleri, içinde bor olan kimyasalların ve diğer ürünlerin, yani “bor uç ürünleri”nin yapımında kullanılır. Bor ürünlerinin dünyadaki yıllık toplam piyasası 1,5 - 2 milyar dolardır.

Bor uç ürünleri

Bor ürünlerinden üretilen ve siz kitabı okuyanların kullandığı, kullanıp tükettiği binlerce üründen oluşuyor. Her biri farklı farklı sektörlerin üretim ve işletme konusuna giriyor.[1]

Aslında “bor uç ürünü” oldukça yanıltıcı bir deyim. Bunlara “bor uç ürünü” demek, içinde demir olan her şeye “demir uç ürünü” demeye benziyor. İçinde bor bulunan maddelerin, tek bir ürün grubu ve sektörmüş gibi algılanmalarına yol açıyor. Bu nedenle “bor’umuzu değerlendirelim” adı altında içinde bor bulunan bir maddenin üretilmesi, o maddeyi üretecek bir sanayi kolu bulunmamasına rağmen hedef olarak ortaya konulabiliyor. Ülkedeki demir rezervlerini değerlendirmek için, içinde demir var diye tank yapmaya, “tank sanayii” kurmaya benziyor. Bu da kaynakların çarçur edilmesi gibi kaçınılmaz sonuçlar doğuruyor.

Bu ürünlerin hemen hiç biri, üretildikleri yerde “bor” var diye üretilmiyor. Çoğunlukla bilinen bir ürünün özelliğini daha da etkinleştiriyor. Örneğin, perborat kullanılarak üretilen deterjanla yıkanan çamaşırlar “daha beyaz” oluyor.

Bazı durumlarda bor, ekonomik olmayan bir teknolojiyi, ekonomik duruma getirip uygulanmasını sağlıyor. Örneğin, manyetik kuvvetle raylar üzerinde havalanan, sonra da “sıfır” sürtünmeyle havada yol alabilen trenlerin üretilmesi bor’lu mıknatıslarla yaşam buluyor.

“Bor uç ürünleri” için parasal değer vermek gerçekçi değildir. “Bor’u bor uç ürününe dönüştürürsek 80-90 milyar dolar gelirimiz olur” görüşü yanlıştır. İçinde 1 gram bor bulunan vitamin hapından, deterjan üretimine kadar tüm ürünlerin dünyadaki değerinin hesaplanmasının hiç bir anlamı yoktur. Bu ürünlerden hangilerinin üretilip hangilerinin üretilemeyeceğine ülkelerin ekonomik koşulları ve teknolojik gelişmişlik düzeyleri belirler.


[1] Bakınız sayfa 221-222.


Kaynak : http://www.boraxtr.com/



Konu açık görünüyor. Önemli bir maden . teknoloji , kimya , sektörlerinde kullanacağız. Önemli olduğu nisbette de üzerine oynuyor bazı gavurlar.

Zamanını bekliyoruz. Bu iş ne kadar büyükse o kadar kodaman baş kopar. diye biliyorum. Örneğin vahşi amerikanın vahşi enerji sektörü. neden ıraklı bir militan grubu size bir görsün. Ve daha nice militan grupları .. dünyanın dört bir tarafında... Kısaca ayağınızı denk alın. Oyunlarınız batsın.

31 Mart 2007 Cumartesi

"Gizli bor belgeleri!”

Dünya bor rezervlerinin “henüz” yüzde 72’sine sahip olan Türkiye’de “bor kavgası” bitmiyor... Elimizde 400 yıllık maden rezervi var. Dahası tüm dünya ülkelerinde bor tükeniyor. iyibilgi, bor dosyasının “GİZLİ” sayfalarını aralıyor... iyibilgi özel

Türkiye bir bor ülkesi ama Türkiye’nin bu Bor madenini ne yaptığı hatta ne yapacağı hummalı bir tartışma konusu olarak hala ortada duruyor. Türkiye dünya bor rezervlerinin %72’sine sahip. Ancak bu “tekel” rakam bile Türkiye’deki rezervi net olarak tanımlamıyor. Zira tüm uzmanlara göre daha çok bor madeni bulunacak.

Üstelik maden uzmanlarına göre bu rakamın çok daha stratejik bir başka boyutu daha var... Hesaplara göre Türkiye’nin bu rezervinin ömrü tam 400 yıl! Ama diğer ülkelerdeki rakamlar yerlerde sürünüyor., Örnek mi? ABD’nin bor rezervi 8 yıl sonra bitiyor! Üstelik ekonomik değil. Zira örneğin yine ABD, bor çıkarabilmek için yerin 400 metre altına inmek zorunda. Yani bol bol para ve zaman harcıyor. Türkiye ise neredeyse kürekle Bor çıkarabiliyor! Çünkü toprağın 30 metre altı bor!

Dahası Türkiye’de, Bursa, Balıkesir, Eskişehir ve Kütahya’da bu maden çıkarılıyor. Ama ülkenin geri kalan kesiminde neler olduğu bilinmiyor. Yani sadece dört şehrimizle dünya bor rezervlerinin en güçlü ülkesi durumundayız.

İşte ilk belge: Kazan’da ne kadar Bor var?

Bundan kısa bir süre önce Kazan nahiyesinde bor bulunması ihtimali tartışılıyor. Uzmanlara göre bu bölgedeki veriler yerin altında bor olabileceğinin işaretlerini veriyor. Fakat işin üstüne gidilmesinde sorun var... Zira bu bölgede daha önce araştırmalar yapıldığı ve bir şey bulunmadığı söyleniyor. Konu inceleniyor ama bu sonuçları gösteren bir belgeye rastlanmıyor. Bunun üzerine yeni bir çalışmaya başlanıyor. Bu çalışmanın amacı Kazan’da ne kadar bor olabileceği üzerine... Ve inanılmaz sonuç. Bor var! Ama şaşırtıcı olan bu değil. Miktar inanılmaz... 600 milyar tonluk “Bor Tuzu” bulunduğu tahmini yapılıyor. Bu tuzdan bor elde ediliyor.

Yabancılar: “Türkiye’de bor yok, tükenmiş!”

Türkiye’de bor madeni üzerine çalışmaları atalete sürükleyen en önemli belgeler yabancılara ait. Her zaman olduğu gibi Türkiye’nin kritik kaynaklarının bilgisi üzerine “incelikli” çalışmaları yine yabancılar yapıyorlar. İlk ciddi çalışma ise daha borun öneminin ne tam bilindiği ne de bor kullanım yollarının bu denli ortaya çıkmadığı zamanda geliyor. 1968 yılında yabancıların hazırladığı bir rapor; “Türkiye’de bor yok, olanlar da tüketilmiş” damgasını yiyor. Hani biraz var dense yine şaşırmayacağız ama dağ taş bor madeni doluyken, “yok” demek açıkça husumet göstergesi. Bu hal diğer madenlerimiz konusunda da-özellikle petrol-şüphe duymamızı kolaylaştırıyor!

İşlerin daha sarpa sardığı nokta ise hâlihazırdaki dünya bor rezervlerinin kullanımının neredeyse bir-iki şirketin eline geçmiş/geçiyor olması. Burada yalnız bir örnek kafi olacak gibi. Örneğin Kazakistan da bir bor üreticisi ama kazak borunun tamamı tek bir şirket tarafından kapatılmış bulunuyor.

Bu da görmezden gelinebilir! Fakat borun yeni kullanım alanlarının tamamı “stratejik”... Bu da bor için artık belgelerde kullanılmaya başlanan bir sözcük. Zira bor stratejik bir madde ve bunu sağlayan da “yeni kullanım” alanları.

İşte kanıt... Son Irak savaşından sonra patlayan petrol fiyatları tüm dünyada özellikle ulaşım için yeni enerji kaynaklarına yönelik ilgiyi parlattı. Ve şu an insanoğlunun elinde bulunan en yakın kaynak hidrojen! Peki, dünyada üzerinde en çok Hidrojen tutabilen madde hangisi? Elbette cevap bor!

Yeni yakıt budur

Ama bugüne kadar “fütürist bir kurgu” olarak söylenen bu önerme bor Belgeleri’ne göre gerçeğe dönüşmüş durumda. Açıkça borun ulaşımda kullanılması hali şöyle elle tutulur bir sonuç içeriyor. 30 galon (yaklaşık 110 lt) 750 kilometre yol gidilebiliyor. Türkiye’de 1 galon benzinin fiyatı 7,5 dolar seviyesinde. Oysa gerekli seri üretim imkânları tamamlandığında borun galon fiyatı 2,5 dolar olacak.

Şu gerçek tüm dünyada kabul ediliyor... Yakıt ihtiyacı Hidrojen’le karşılanmak zorunda! Ve Hidrojen varsa bor olacak!

Ancak borun enerji mucizeleri bununla da bitmiyor. Lap-Top’ların şarjlarında kullandığınızda bugün 2.5 saat ortalama çalışma süresi 12 saate çıkıyor. Bu kritik rakamları çoğaltmak fazlasıyla mümkün. Fiberglasların yüzde 15’iini bor olşturuyor ki, bu ürün denizcilikten havacılığa kadar bir çok alanda kullanılıyor.

Yine Türkiye’nin de çalışmalarına başladığı Nükleer Santrallerde önemli ölçüde kullanılıyor. Füzyon reaktörlerinde “yakıt olarak” olarak kullanılması konusunda çalışmalar var.

İşte bu stratejik yeni bilgilerin hepsi Türk kurumlarının arşivlerinde bulunuyor. Tek farkı üzerinde “toz” bulunmaması. Zire Türkiye bora yüklenme planını elden geçiriyor. Ancak zaman da aleyhimize işliyor. Borun için şimdi bir şeyler yapmanın zamanı. İlk önce yapılması gereken ise borun bulunması, çıkarılması ya da ihraç edilmesi değil. Bor ürünlerinin çıktığı toprakta, anavatanında üretilmesi.

Related Posts with Thumbnails

Bu yazıya Not Ver !


Get your own Chat Box! Go Large!

Nickinizi Değiştirmek için Kendi Nickinize Tıklayın !!!

Film izle komedi komik