kul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ocak 2008 Çarşamba

Dağlıca'nın telsiz kayıtları silinmiş!

Dağlıca'da terör örgütü tarafından kaçırılan 8 askerle ilgili başlatılan soruşturma kapsamında askeri savcılığın Tabur Komutanı Yarbay Onur Dirik'ten bölgedeki telsiz sayısı, nitelikleri, terör örgütü üyeleri ile bu telsizlerle görüşmenin mümkün olup olmadığı yönünde bilgi istedi...


Dağlıca'nın telsiz kayıtları silinmiş!

Savcılığın talebi üzerine Tabur Komutanı Dirik, cevabi yazısında olayın meydana geldiği Keri bölgesinde dinlemelerin 2 telsizle yapıldığını ifade ederek, telsizlerden birinin Milket-3 T-2 diğerinin ise Yeasu FT-847 marka olduğunu belirtti.

Dinleme-Kestirme timinde bulunan Milket-3 T-2 telsizinin yalnızca almaç görevi görmekte ve teknik olarak gönderme yapma imkanı bulunmadığını anlatan Dirik, diğer telsiz Yeasu FT-847 ile teorik olarak gönderme yapmak mümkün olmakla birlikte olay sonrasında yapılan muayene neticesinde bu telsizde zamanla meydana gelmiş bir ayar noksanlığı ya da konuya vakıf bir personelin yapmış olabileceği özel bir ayarlama nedeniyle gönderme frekansında -600 Hz.'lik bir farkın bulunduğunun tespit edildiğini söyledi.

Keri tepede alınan telsiz dinlemeleri dinleme-kestirme timi tarafından kaydedildiğini anlatan Dirik, kayıt cihazının kapasite sınırı nedeni ile olay günü ve öncesine ilişkin kayıtların silindiğini belirtti.

Dirik, Keri tepede bulunan ve dinleme-kestirme faaliyetinde kullanılan telsizler ile olay esnasında ve öncesinde teröristlerle irtibat kurma ihtimali bulunmadığını vurguladı.

Onur Dirik, "Bu nedenle telsizin olay esnasında veya öncesinde gönderme yapmanın pratik olarak mümkün olmayacağı anlaşılmıştır. Bu tespite ek olarak olay esnasında dinleme görevi verilen şüpheliler Fuat Beşoda ve Ramazan Yüce'nin bölücü terör örgütü PKK ile irtibat kurup daha sonra şüphe çekmemek için ayarı bilerek bozmuş olabilecekleri ihtimali akla gelse de, söz konusu şahısların eğitim ve uzmanlık düzeyleri bakımından böyle bir imkan ve kabiliyetlerinin olamayacağı değerlendirilmektedir." diye konuştu.

haber7



/ çok kızma . bul bıl , kul , akıl , zor , akıl , ali ilaslan , deli makara , acil çöz , derin tedrib

14 Haziran 2007 Perşembe

Gazze Şeridi'ndeki Türkler tahliye edilecek

Gazze Şeridi'ndeki Türkler tahliye edilecek
Ankara, Lübnan, Irak ve Filistin'de son dönemde yaşanan gelişmeler üzerine bu ülkelere barış çağrısında bulundu. Dışişleri Bakanlığı, Gazze'de bulunan 80 kadar Türk vatandaşının tahliye edilmesi için gerekli çabaların yapıldığını da duyurdu.

Dışişleri Bakanlığı tarafından akşam saatlerinde yapılan üç ayrı açıklamada ilk olarak Türkiye'nin, 13 Haziran'da Beyrut'ta gerçekleştirilen ve Milletvekili Walid Eido dahil 10 kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırıyı şiddetle kınadığı kaydedildi. Açıklamada, "Lübnan'da son dönemde yoğunlaşan toplumun önde gelen kişilerini ve ayrıca sivil halkı hedef alan bu terör saldırıları ülkede güvenlik ve istikrarın bozulmasını amaçlamaktadır" denildi. Lübnan'daki gelişmelerin, zor bir dönemden geçen Orta Doğu bölgesinde istikrar ve güvenliğe ilave bir tehdit oluşturduğu ifade edilen açıklamada, "Bu menfur saldırıyı gerçekleştirenlerin en kısa zamanda tespit edilerek adalet önüne çıkartılmalarını temenni ediyoruz" ifadeleri yer aldı.

GÜL LÜBNANLI BAKANLA KONUŞTU

Terörizme karşı mücadelede uluslararası işbirliğinin önemini vurgulayan Türkiye, dost Lübnan hükümeti ve halkı ile dayanışma içinde olduğunu kaydetti. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül de İkinci İstanbul Demokrasi ve Küresel Güvenlik Konferansı'na katılmak üzere İstanbul'da bulunan Lübnan İçişleri Bakanı Hasan El-Sabeh ile görüşerek olaydan üzüntü duyduğunu ifade etti ve terörizmle mücadeleye ilişkin görüşlerini iletti.

ASKERİYE SALDIRISINA KINAMA

Dışişleri Bakanlığı yayınladığı diğer açıklamada, Irak'ın Samarra kentindeki Askeriye Camii'nin kubbesinin 22 Şubat 2006 tarihinde havaya uçurulmasının ardından, bu kez caminin ayakta kalan iki minaresinin 13 Haziran'da gerçekleştirilen terör saldırısıyla yıkılmasının şiddetle kınandığı duyurdu. Açıklamada, "Bu saldırının Irak'ta mezhepler arası çatışmaları körüklemek ve uzlaşı sürecini engellemek için kasten yapıldığı ortadadır" denildi. Türkiye'nin, Irak'ta istikrarın, barışın, huzurun ve refahın yeniden tesis edilmesi hedefine yönelik olarak ulusal diyalog ve uzlaşı sürecini güçlü biçimde desteklediği kaydedilen açıklamada, "Irak siyasi yelpazesindeki tüm grupların sağduyulu ve yapıcı davranmaları, uzlaşı sürecinin başarısı bakımından zaruridir. Bu itibarla Türkiye, Irak'lı grupların, Irak'ta daha fazla kan dökülmesine yol açabilecek bu tür tahrik eylemlerini boşa çıkarmaları gereğine inanmaktadır" ifadeleri yer aldı.

FİLİSTİN'DEKİ TÜRKLER TAHLİYE EDİLİYOR

Türkiye'nin Filistin'deki gruplar arasında meydana gelen şiddet olaylarından büyük kaygı duyduğunu da vurgulayan Dışişleri Bakanlığı'nın bir diğer açıklamasında, "Gazze Şeridi'nde sadece geçtiğimiz üç gün içerisinde vuku bulan çatışmalarda 40'dan fazla kişinin hayatını kaybettiği, yaralıların sayısının ise 140'a yükseldiği üzüntüyle öğrenilmiştir. Filistin halkının içinde bulunduğu kritik koşullarda, tüm tarafların itidal içinde hareket etmelerine ve gerginliğin giderilmesi için çaba harcamalarına ihtiyaç bulunmaktadır" denildi. Filistinliler arasında sürmekte olan bu çatışmaların, en fazla Filistin halkına ve Filistin davasına zarar verdiği vurgulanan açıklamada, Filistin'deki ekonomik güçlüklerin giderilmesinin de Filistin'deki barışa kalıcı katkı yapacağına inanıldığı ifade edildi. Açıklama şöyle devam etti: "Tarafları, Filistin'de şiddet ve istikrarsızlık yaratmaktan başka bir netice doğurmayacak bu husumete bir an önce son vermeye, Filistin'de barış, refah ve güvenliğin hakim olması amacı doğrultusunda birlik içerisinde hareket etmeye, sorunlara siyasi yollardan ve uzun çabalar sonucunda tesis edilen Ulusal Birlik Hükümeti bünyesinde çözüm bulmaya davet ediyoruz." Dışişleri Bakanlığı, Gazze Şeridi'ndeki Türk vatandaşlarının durumuyla Türkiye'nin Kudüs Başkonsolosluğunun yakından ilgilendiğini, Gazze'de 80 civarında Türk vatandaşıyla temas kurma çalışmalarının sürdüğünü ayrıca bu vatandaşların, bölgeden tahliyeleri konusunda gerekli bütün tedbirlerin alındığını duyurdu.

aldınız siz alacağınızı /

Gazze Şeridi'ndeki Türkler tahliye edilecek

Gazze Şeridi'ndeki Türkler tahliye edilecek
Ankara, Lübnan, Irak ve Filistin'de son dönemde yaşanan gelişmeler üzerine bu ülkelere barış çağrısında bulundu. Dışişleri Bakanlığı, Gazze'de bulunan 80 kadar Türk vatandaşının tahliye edilmesi için gerekli çabaların yapıldığını da duyurdu.

Dışişleri Bakanlığı tarafından akşam saatlerinde yapılan üç ayrı açıklamada ilk olarak Türkiye'nin, 13 Haziran'da Beyrut'ta gerçekleştirilen ve Milletvekili Walid Eido dahil 10 kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırıyı şiddetle kınadığı kaydedildi. Açıklamada, "Lübnan'da son dönemde yoğunlaşan toplumun önde gelen kişilerini ve ayrıca sivil halkı hedef alan bu terör saldırıları ülkede güvenlik ve istikrarın bozulmasını amaçlamaktadır" denildi. Lübnan'daki gelişmelerin, zor bir dönemden geçen Orta Doğu bölgesinde istikrar ve güvenliğe ilave bir tehdit oluşturduğu ifade edilen açıklamada, "Bu menfur saldırıyı gerçekleştirenlerin en kısa zamanda tespit edilerek adalet önüne çıkartılmalarını temenni ediyoruz" ifadeleri yer aldı.

GÜL LÜBNANLI BAKANLA KONUŞTU

Terörizme karşı mücadelede uluslararası işbirliğinin önemini vurgulayan Türkiye, dost Lübnan hükümeti ve halkı ile dayanışma içinde olduğunu kaydetti. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül de İkinci İstanbul Demokrasi ve Küresel Güvenlik Konferansı'na katılmak üzere İstanbul'da bulunan Lübnan İçişleri Bakanı Hasan El-Sabeh ile görüşerek olaydan üzüntü duyduğunu ifade etti ve terörizmle mücadeleye ilişkin görüşlerini iletti.

ASKERİYE SALDIRISINA KINAMA

Dışişleri Bakanlığı yayınladığı diğer açıklamada, Irak'ın Samarra kentindeki Askeriye Camii'nin kubbesinin 22 Şubat 2006 tarihinde havaya uçurulmasının ardından, bu kez caminin ayakta kalan iki minaresinin 13 Haziran'da gerçekleştirilen terör saldırısıyla yıkılmasının şiddetle kınandığı duyurdu. Açıklamada, "Bu saldırının Irak'ta mezhepler arası çatışmaları körüklemek ve uzlaşı sürecini engellemek için kasten yapıldığı ortadadır" denildi. Türkiye'nin, Irak'ta istikrarın, barışın, huzurun ve refahın yeniden tesis edilmesi hedefine yönelik olarak ulusal diyalog ve uzlaşı sürecini güçlü biçimde desteklediği kaydedilen açıklamada, "Irak siyasi yelpazesindeki tüm grupların sağduyulu ve yapıcı davranmaları, uzlaşı sürecinin başarısı bakımından zaruridir. Bu itibarla Türkiye, Irak'lı grupların, Irak'ta daha fazla kan dökülmesine yol açabilecek bu tür tahrik eylemlerini boşa çıkarmaları gereğine inanmaktadır" ifadeleri yer aldı.

FİLİSTİN'DEKİ TÜRKLER TAHLİYE EDİLİYOR

Türkiye'nin Filistin'deki gruplar arasında meydana gelen şiddet olaylarından büyük kaygı duyduğunu da vurgulayan Dışişleri Bakanlığı'nın bir diğer açıklamasında, "Gazze Şeridi'nde sadece geçtiğimiz üç gün içerisinde vuku bulan çatışmalarda 40'dan fazla kişinin hayatını kaybettiği, yaralıların sayısının ise 140'a yükseldiği üzüntüyle öğrenilmiştir. Filistin halkının içinde bulunduğu kritik koşullarda, tüm tarafların itidal içinde hareket etmelerine ve gerginliğin giderilmesi için çaba harcamalarına ihtiyaç bulunmaktadır" denildi. Filistinliler arasında sürmekte olan bu çatışmaların, en fazla Filistin halkına ve Filistin davasına zarar verdiği vurgulanan açıklamada, Filistin'deki ekonomik güçlüklerin giderilmesinin de Filistin'deki barışa kalıcı katkı yapacağına inanıldığı ifade edildi. Açıklama şöyle devam etti: "Tarafları, Filistin'de şiddet ve istikrarsızlık yaratmaktan başka bir netice doğurmayacak bu husumete bir an önce son vermeye, Filistin'de barış, refah ve güvenliğin hakim olması amacı doğrultusunda birlik içerisinde hareket etmeye, sorunlara siyasi yollardan ve uzun çabalar sonucunda tesis edilen Ulusal Birlik Hükümeti bünyesinde çözüm bulmaya davet ediyoruz." Dışişleri Bakanlığı, Gazze Şeridi'ndeki Türk vatandaşlarının durumuyla Türkiye'nin Kudüs Başkonsolosluğunun yakından ilgilendiğini, Gazze'de 80 civarında Türk vatandaşıyla temas kurma çalışmalarının sürdüğünü ayrıca bu vatandaşların, bölgeden tahliyeleri konusunda gerekli bütün tedbirlerin alındığını duyurdu.

aldınız siz alacağınızı /

8 Haziran 2007 Cuma

Menderes: CHP her zaman takoz oldu, karayolu yaptı diye babamı astılar

Türkiye'nin en önemli ulaşım arteri D-100 karayolunu hayata geçiren merhum Başbakan Adnan Menderes'in oğlu Aydın Menderes, dar ağacına giden yolda söz konusu icraatın büyük rolü olduğunu söyledi. Aydın Menderes, "D-100'ü yaptı diye babamı astılar" dedi.

CHP'nin o dönemde D-100'ü yaptıran Başbakan Menderes'e karşı çıktığını söyleyen Aydın Menderes, "CHP'nin her zaman ileriyi görememek gibi bir sorunu oldu. DP vizyonu CHP'nin kafasına hiçbir zaman sığmadı" dedi.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından yayınlanan "Kocaeli Büyükşehir" dergisine konuk olan Aydın Menderes, babasının yaptığı D-100 Karayolu'ndan, Türk dış politikasına ve yeniden Türk siyasetine giren Demokrat Parti'ye kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.

Menderes, Temmuz ayındaki genel seçimlerde ANAP ve DP'ye şans tanımadı. Menderes, her iki partinin ayrı ayrı ya da birlikte seçime girmeleri durumunda barajın altında kalacaklarını iddia etti.

Aydın Menderes, Başbakan Adnan Menderes hükümeti döneminde yaptırılan D-100 karayolu ile ilgili ilginç açıklamalarda bulundu. Babası tarafından yapılan yola CHP'lilerin karşı çıktığını söyleyen Aydın Menderes, Yassıada görüşmeleri sırasında babasına yönelik en ağır suçlamalardan birinin D-100 karayolu olduğunu söyledi. Menderes, "CHP'liler o dönemde babamın Kocaeli'ne yaptırdığı yola karşı çıktılar. Sadece buraya değil, Kocaeli-İstanbul arasına yapılan benzeri yollara da aynı anlaşılmaz mantık ile karşı çıktılar. Kocaeli'ne yapılan yola ve 1950'den sonra yapılan asfalt yolların birçoğuna da 'Buralara uçak mı indireceksiniz?' diyerek engel olmaya çalıştılar. 'Uçak mı inecek' denilerek karşı çıkılan bu yolların birçoğu artık ihtiyaca bile cevap veremeyecek hale geldi. Ama, CHP'liler, ve 27 Mayıs'çılar, bu yolları bile babamı suçlamak için kullandılar" dedi.

CHP'NİN İLERİYİ GÖREMEMEK GİBİ BİR SORUNU VAR

CHP'nin ileriyi görememek gibi bir sorunu olduğunu söyleyen Menderes, şunları söyledi: "DP vizyonu, CHP'nin kafasına hiçbir zaman sığmadı. CHP bu ülkedeki gelişmelere her zaman fren ve takoz olmuştur. Allaha şükür ki, milletimiz CHP'ye itibar etmedi. CHP'nin ileriyi görememek gibi bir sorunu oldu her zaman. CHP, 1945 yılının ardından dünyada nelerin değiştiğini katiyen fark edememiş, gelişmeleri takip edememiştir."

Menderes, Türk siyasetine yeniden giren DP ve 22 Temmuz seçimleri ile ilgili düşüncelerini de dile getirdi. Menderes, sağdaki iki partinin birlikte ya da ayrı ayrı seçime girmeleri durumunda barajın altında kalacağını iddia etti.

Menderes, Türk Dış Politikası hakkındaki görüşlerini de dile getirdi. Menderes Irak'ın bölünmesi durumunda Türkiye ve İran'ın da bölüneceği yönünde ciddi bir uyarıda bulundu. Irak'ın parçalanması halinde Türkiye'nin Musul ve Kerkük'ten hak talep edebileceğini söyleyen Menderes ayrıca bir Kürt devletinin Türkiye'nin onayını almadan meşruiyet kazanmasının mümkün olmadığını ifade etti.

CİHAN

7 Haziran 2007 Perşembe

"Müslüman kadını rahat bırakın"

Danimarka’da başörtüsünün yasaklanması istenince Başbakan Rasmussen “Müslüman kadınları rahat bırakın” çağrısı yaptı, Yüksek Mahkeme Başkanı da “Başörtüsü hakim olmaya engel değil” dedi. İşte Türkiye'de bulamayacağınız ilginç tartışma...


Dine hakaret karikatürleri nedeniyle İslam dünyasının tepkisini çeken Danimarka’da “başörtüsü yasaklansın” talebi gündeme gelince, hem hükümet, hem de Yüksek Mahkeme ayağa kalktı.

Zaman gazetesinin haberine göre, hükümeti dışardan destekleyen aşırı sağcı Danimarka Halk Partisi’nin eğitim kurumları ve kamusal alanda başörtüsünün yasaklanması talebi Başbakan Rasmussen ve Yüksek Mahkeme Başkanı Tolben Melchior’un sert tepkisiyle geri çevirildi.

BAŞÖRTÜSÜNE DEVLET KARIŞAMAZ
Anayasa Günü törenlerinde konuşan Başbakan Rasmussen, başörtüsünün devletin karışmaması gereken özel bir konu olduğunu belirterek “Bu hem özel hayat hem de kamusal alan geçerlidir. Bu konuda Müslüman kadınları rahat bırakın” çağrısında bulundu.

ERKEK ELİ SIKMAYAN DA HAKİM OLABİLİR
Yüksek Mahkeme Başkanı Melchior de, çok sayıda kadının avukat veya hakim olmasının entegrasyonun sağlanmasında önemli olduğuna işaret ederek şöyle devam etti: “Aynı kural inancından dolayı başını örtenler için de geçerli. Erkek eli sıkmayan veya saçını göstermeyen biri hakim olamaz diye bir kural yoktur. Başını örtmek hakim olmaya engel değil. Önemli olan yeterli bilgiye sahip olmasıdır. Başına örttüğünden ziyade kafasının içindeki bilgi önemlidir.”

NTV

Related Posts with Thumbnails

Bu yazıya Not Ver !


Get your own Chat Box! Go Large!

Nickinizi Değiştirmek için Kendi Nickinize Tıklayın !!!

Film izle komedi komik