tebrik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tebrik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Haziran 2007 Pazartesi

Sizce bu ifadeler kime ait olabilir?


Sizce bu ifadeler kime ait olabilir?

O gün başbakan biraz kırgın, şaşkın ve öfkeliydi. Ancak buna rağmen duruşundan bir şey yitirmemişti. Grup toplantısı kürsüsüne geldi ve tarihe geçecek şu konuşmayı tane tane yaptı:


Zaman gazetesi yazarı Nedim Hazar'ın yazısında aktardığı tarihi konuşma...

"Arpa boyu

O gün başbakan biraz kırgın, şaşkın ve öfkeliydi. Ancak böyle olmasına rağmen duruşundan bir şey yitirmemişti. Grup toplantısının yapıldığı salonda kürsüye geldi ve tarihe geçecek şu konuşmayı tane tane yaptı:

"Artık herkes biliyor ki; halk, iktidarı elinde tutan küçük bir zümrenin elinde oyuncak haline gelmiştir. Haşmetlilerin(!) işareti ile aydınların, kalem sahiplerinin, devlet adamları öldürülmüş ya da zindanlarda çürütülmüşlerdir. Bu terör havasının halkta meydana getirdiği eziklik duygusundan cesaret alınarak halka başıbozuk (cahil) denmiştir. Şimdi size soruyorum: Bu derece hakir gördükleri ve başıbozuk telakki ettikleri halka idareyi devretmek ve bunu hazmetmek bunlar için kolay mı oldu zannediyorsunuz?

Kıymetli arkadaşlarım! Uzun zaman sonra sivil yönetim kurulmuş, insan haysiyet ve şerefine yakışır bir şekilde ekonomik, sosyal ve manevi alanda bu milletin yüzünü güldürecek bir hükümet iş başına gelmiştir. Bu memlekette daha yakın zamana kadar totaliter bir idarenin hüküm sürmüş olduğunu ve devlet memurlarının büyük çoğunluğunun böyle bir idarenin gereklerine, isteklerine göre yetiştirilmeye çalışılmış bulunduğunu hatırlayabilirsiniz. Dün olduğu gibi bugün de halktan uzak, silah himayesinde çalışmayı tercih eden kalem sahiplerinin, sözümona ilim adamlarının ve idarecilerin olduğu herkesin malumudur. Bahsettiğimiz zümre, düşmanlarımızla söz birliği içinde cennet haline gelmeye müsait olan Türkiye'mizin çehresini değiştirmeye uğraşanları imha ve bertaraf etmeyi kendilerine amaç edinmişlerdi. Çünkü Türkiye'de artık başıbozukluk yoktur. (...) Bu durum, dünün diktatör (zihniyetindeki) lerini çileden çıkarmaktadır. Kurdun koyun postuna bürünmesi gibi kendilerini demokrasi -ve cumhuriyet- havarisi gösterip karşımıza çıkıyorlar ve halkımızı bu nimetlerden mahrum etmek için her türlü hileyi / ulan yazmayacakyım dayanamam ben bu hilekarlara . Hilenin alasını gösteririr size o / , entrikayı /işim zor /mubah görüyorlar. Cenab-ı Hak, Türk milletini bunların ihtiras ve şerrinden korusun!"

Başbakan, bir yudum su içti ve kalabalığı dikkatle süzdükten sonra siyaset yoluyla kendilerini alt edemeyenlerin oyunlarına da işaret etti: "(Rakiplerimiz ve işbirlikçileri) Üniversiteye gidecekler, profesörlere, 'fetvalarınızı hazırlayın' diyecekler. Kumandanlara gidecekler, 'eskiden beri himayenizde çalışmayı büyük bir şevkle arzu eden biz bendelerinizin hulus-u kalb ile arz etmek istediğimiz husus şudur ki; bu memleketi ancak sizler idare edebilirsiniz' diyecekler. 'Müdahale (ihtilal) zamanınız gelmiştir' diyecekler. 'Milletten korkmayınız, onlar koyun sürüsüdür' diyecekler. Arkanızdan gelecektir diyecekler. Ve Kızılay Sıhhiye'de öylesine bir toz duman koparabileceklerdir ki; memleket o toz duman içinde kaybolabilecektir. Vicdanları sızlamadan bu aziz milletin saadet ve refah yolunda kat ettiği mesafeyi yarıda bıraktırarak milletin önüne İskender seddi gibi bir set çekebileceklerdir. Milletin ulaşmak istediği hedefi unutturabilecekler, o cehennem çukurlarının içine bu aziz milleti tekrar sokmak için silah ve süngüleri kullanabileceklerdir.

Çok muhterem arkadaşlarım; Benim iddia ve tahlillerimin delilleri ortadadır kanaatindeyim. Netice olarak önümüzde iki yol vardır. Daha önce denenmiş o meş'um ve menhus gelenekleri bırakarak herhangi bir müessesenin imtiyazlı zümrenin himayesine girmeyerek milleti refaha götürmek. Bu yolda yürümek istiyorsanız sizinle beraberim. Diğer bir yol ise zinde kuvvet (askerî cunta) dedikleri şeyin desteğini alıp, milleti cehennemî bir havada yaşatmaktır. Bu yolu tercih ederseniz sizinle beraber değilim."

Okuduğunuz satırlar, Başbakanımız Erdoğan'ın kendi parti grubunda yaptığı bir konuşma değildir! Yaklaşık 50 yıl önce merhum Başbakan Adnan Menderes'in yaptığı bir konuşmadır. Bugün olanlara bakıldığında rollerin aynı, aktörlerin farklı olduğunu görmek insanı dehşete düşürüyor ve bir toplumun akıl tutulmasının bu kadar uzun yıllar sürmesi insanı kahrediyor. Sevgili dostumuz, Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan'ın sütunlarına taşıdığı bu tarihî konuşmanın daha geniş kitlelere aktarılması boynumuzun borcu oldu. İsterseniz ibret alın, tarih ve tekerrür ile ilgili vecizeler gelsin aklınıza, isterseniz "bu tabloyu değiştirmek için biz ne yaptık?" sorgulaması yapın.

Ben öyle yaptım çünkü...
/ sıçtık biz .

7 Haziran 2007 Perşembe

Cüzdanınızı iyi yoklayın! / Offfff yoklamam lazım birilerini

Ekonomi aşırı değerli YTL ve yüksek faizi taşımıyor! Nedeni ise yabancı fonların spekülasyonları. Üstelik ‘yerli-yabancı’ herkes aynı şeyi söylüyor. Ortak son cümle ise şu; ‘çökersiniz’! Bakın spekülasyon nasıl ve hangi kılıfa sokularak yapılıyor?iyibilgi özel
/ Cok sikicem birilerini , neyse alltta var devamı , ..na koduğumu yerinde ihracat ve ithalat oranları inceleniyor. Her bir kalem yetiştiriliyor. Hangi ithalatımız fazla ve hangi alanda öncelikle¿ YERLİ sermayeyle bu ithalat dizginlenir , ve tabiki sermaye kar eder. Hadi yerlisini bulamadınız ben çıkarım, hangi yabancı geliyor gelmezlerse canınız nereye isterse oraya gidin. Defolun öküzler. Biz bir yol buluruz kısa sürede. Hanigi alanda ihracat var ve nasıl artar zaten bakılıyordur umarım. Belki de bakılmaz ya. Bu ithalat İhracattan zaten fazla olur ya . Borçları da faiz dışı fazla denen bir parametleri var onun 6,5 cıkmasıyla birititler. Olm bana bakın. Oraları bir toparlatın , Hangi akılla kim yönetiyor bu toprakları. Zokayım aklınıza dedittiriyonuz illaki. Hadi ihtiyacın ithalattan fazla oldu bir şekilde büyümeni %30 yapta borcun kücülsün gsmh nin yanında. Deve misiniz nesiniz , onca iktisatcı ne yapıyorsunuz. Siyasi bilmiyor Laf! Bileceksiniz kardeşim biribirinize laf yetiştirmek kolay. İhracat itlaattan fazla olacak büyük güç olacan. Büyük büyüyecen. Osmanlıya yayılacan. Ya olacak . Ya da olduracan. Olmaması icin bir sebep var. Kesecen kıcını başını. Kim neyi engelliyor. Devlet millet , iktidar sözkonusu. Karanlığı olana karanlığım. Katil olana psikolojik bir manyağım. Tutamazsnız olm bizi . Keseceğim kafanızı . Kurtulusunuz yok bir care . Eski ibneler zaten olayı anlarlar nasıl kriz cıkarılır. dolar nasıl düzşmez , faizle milletin bir kısmı nasıl zengin olur. Diğer kısım nasıl süründülür bilirler onlar. Ahirete bırakmam karşılığını. Kolay kolay öleyim diye bakın. Onun bunun çocukları. /


Cüzdanınızı iyi yoklayın!

İyi midir kötü müdür tartışması hemen hergün süren ‘Türkiye yabancı sermayenin ve olası spekülasyonlarla” ilgili çekişme bitecek gibi değil. Piyasanın yüzde 70’inin, finansın da yüzde 30-35 aralığının yabancıların elinde olmasını, başarının şartı olarak görenler de mevcut, “çok riskli” olarak analiz edenler de. / Şart falan değil tabiki , riski onlar gavur, gavurdan emir alırlar. Tedbrini alıcan. Serbest piyasa kazanmak icin çalışırlar. İmkan verme . Bu yolla zengin olanlar , isimleri bir yerde yazsın . Ameliyat olsun nickini değiştirsin. :( Ben bulurum onu hangi delikte olursa olar. / Kısaca sikeceğim götünüzü. Benim milletimi tanımıyanı ben nesiyle tanıyacağım. Keserim varsa , iberti alem görünür.

Ancak özellikle gelişmekte olan ve Türkiye gibi ülkelerde son derece hassas politik ve ekonomik çizgi ‘spekülasyonlar’ eliyle yönlendirilebiliyor / Hassa dengeler, Böyle ince konulardan da bu tür değerlendirmelerde hoşlanmıyorum. Sizlere kalın lazım diye düşünüyorum . Hassa ince kalıyor. Kalın var bende. Sezdin sen onu /. Esasen bu pek bilinmedik bir durum da değil, örneğin seçimlere 2-3 ay kala, Türkiye’deki “oyuncular” sıcak parayı geri çekseler, bunun kamuoyu yansımaları iktidarı oldukça güç durumda bırakırdı. / O oyuncuları bulayım ben / Benimle de oynasınlar alsınlar ellerine boruyu

Peki ama bu nasıl oluyor? Elbette dışarıdan gelen ekonomik her adımı bu çerçevede değerlendirmek doğru değil. Ama dikkatli olmak gereği doğru. / Aferim lan bi cümle doğru algılanıyor /

İşte günlük haberlerin içinden çıkan “birleştirilmiş” bir haber…John Hopkins Uygulamalı Ekonomi Profesörü Steve Hanke Türkiye için şunları söylüyor; “Şu anki faiz oranları yüzde 18’lerde. Türkiye’nin ekonomik büyüme potansiyeli ise yüzde 7. Enflasyonla mücadele için reel faiz oranları, bu rakamdan daha yüksek olmalı / Ben bunu anlamasam , faiz yüksek olmalı mı deviş çeviren mi yanlış cevirmiş/Borcumuzu da amerika mı ödeyecekmiş./. Yoksa ekonomi açısından bu sürdürülemez./ Enflasyon icin öncelikli maliyet düşüklüğü gerekir diye düşünüyorum . YErli ürün le olursa da en iyisi. Terli sermaye olması lazım yani. Hammaddeler yerli olunca pek dövize de bakmamıza ihtiyaç kalmaz - Bu adam reel faziler yüksek olsun. Yatırım olmasın- Para olmasın. Enflasyonda ortadan kalksın diye mi düşünüyor. Biri beni cimdiklesin diyen var :) / YErli teknoloji yerli ar-ge , yerli tasarım. YErli argeli tasarımlı verimli tarım, gibi birçok yapılacak var. Dürteleyin şunları, Ben dürtüyorum onları /. Bunun anlamı da hayal kırıklığı yaşayacaksınız. / Yaşamayız biz sen devam et amcık ağızlı / Buna karşılamanın tek yolu da daha yüksek faiz oranlarına ve daha değerli YTL’ye sahip olmak. Ama o zaman ekonomi üzerinde büyük baskı yaratılır ve henşey çöker!” / Aferim lan birşeyleri anladın ama yanlış cümleler. Bi de hassa dengeler falan varken dimi yani. Sikerim ananızı bak. Bu kulağına kime emin verdiysen küpe olsun. O küpeyi alır kulağınıza sokarım bir dahaki sefer. ! Çeviri manyak . Yoksa bu cümleler hic bir işe yaramıyor mu . Biri acıklasın. Bu kadar açık kasıt olmaz. Aranırım ben america da . Cok güzel kriz cıkartırımda .Bir cin bir japon bulup asya amerika savaşlarını görüşmem gerek. Olması Muhtemel yani. Biz hazırlatırız dünyayı. Bir nokia olamz yani. Hallediriz. Gelişmekte olan ülkelerin yolu acılır orta vadede ve daha sağlıklı bir dünya ekonomisi olr diye düşünüyorum . Amerikalılar bosclarına karşılık . Birkaç düzine ada verirler artık asyalılara . Batan geminin malları bınlar :) /

Hürriyet Gazetesi’nin ekonomi sayfalarının manşetinden seslenen Prof. Hanke böyle söylüyor. Anlamak için ekonomi uzmanı olmaya gerek yok.!

Şimdi bir başka gazete ve haber… Sabah Gazetesi’nin yine ekonomi sayfalarında ama bu sefer çok daha mütavazi bir köşeden Türkiye Bankalar Birliği Genel Müdürü Ersin Özince, tesadüf olarak aynı konuda açıklama getiriyor. Başlık şu; “Liranın değer kazanmasında spekülatif fonlar etkili!” / Yakalayın iplerini ben hak' larım onları :)

“Ne yazık ki YTL’nin değerlenmesinin arkasında bazı spekülatif ve spekülatif addedilebilecek çok büyük fonların liraya yatırım yapma arzusu etkili oluyor.” Özince ayın haberde yabancıların ekonomideki etkisi ve ele geçirmeler üzerine aynı doğrultuda şeyler de söylüyor. / Bu arada facia bir M B Yönetimi sezinleniyor. Ne yarağımı yemişler deyince. Karanlık ilişlikler ve emir almalar söz konusu imkansız. Şimdi ne yarağı yiyolar. kimile cebelleşiyorlar acaba. Varmı acı oralarda. Doğrultalımmı birilerini. Faiz düşmesin Herkez istiyor ama özerliz demeye meraklı ibneler / Yaraklı ibneler lazım. Sizin gibi iberler le olmuyor bu iş . İbneysen bile yürekli olki kafanı kestiğimize duyulsun yani / Bn yöneticem mb yi .mına koyayım siz devam edin .

Ama özde anlaşılan şu; 1) “Uygulamalı ve saygın” bir yabancı üniversitenin uzmanı YTL’yi değerlendirirseniz, çökersiniz diyor. 2) TBB gibi piyasaya hakim bir kurumun yöneticisi ise, “YTL’yi yükselten yabancı spekülatörler” diyor.

Böylece basit biçimde sözün bittiği yere geliniyor! İşte Türk ekonomisinde spekülasyon tezgahlarının nasıl işlediği basitçe böyle ortaya çıkıyor. / Çok bsitmiş teşekkür ederiz. siz de gazetecilik yaptım deyin. Her Şeyden önce ilim. Okuyun kitap okuyun. !

18 Mayıs 2007 Cuma

Yüzde 87 namaz kılıyor

Wallahi bu antet galiba cami önünde yapılmış deniyor, ama kadında pek yok o iş bilmiyorum ne olacak /

Eurofound, “Türkiye’de yaşam kalitesi”ne ilişkin bir anket yayınladı. Ankete göre Türk kadınının %87'si namaz kılıyor. İşte ilginç anket sonuçları...

AB’ye /amcıkerika mı? / bağlı olarak görev yapan, Avrupa’da yaşam ve çalışma koşullarına ilişkin çalışmalar yapan ’Eurofound’ adlı ajansın, Türkiye’ye ilişkin ilk gerçekleştirdiği araştırma ilginç sonuçlar ortaya çıkardı.

62 sayfa kalınlığındaki, ’Birinci Avrupa Yaşam Kalitesi Anketi’, Türkiye’nin ekonomik yapısından istihdama, aile yapısından dine birçok konuda Türkiye’nin fotoğrafını çekiyor.

Türk kadınının yüzde 87’sinin haftada en az bir kez namaz kıldığınının belirtildiği ankette şu analizler de yer alıyor:

Laiklik dine engel değil / Ne malaklar var , engelli beyinler onlar /

* Dini uygulamaların yaygınlığı, devletin laik olmasının Türk halkı açısından dini vecibeleri yerine getirmede engel olmadığını gösteriyor. / Kayarım anlayışınıza zaten , Biz gerekeni yaparızherşey derin , biz her şeyi hatırlarız. /

* Türklerin devletin laik özelliğine saygı gösterdiği evliliklerde de görülüyor. Ülkede evliliğin hukuki geçerliliği için resmi nikah gerekiyor.

Yüzde 39’u aç, parası yok /çüşşşş , /

Ve işte anketin ’Türkiye’deki yaşam kalitesine’ ilişkin diğer verileri...

* Türkiye’de çalışan nüfusun oranı yüzde 34. AB’de bu oran yüzde 49. / yok biz ilerde maddi sıkıntıları yönetimden kaldırmayı düşünüyoruz. eşlerimizi de verimli ve güzel alanlarda yararları olur. avrupadan da her eve cinsel istismara açık gönüllüler getirmeyi düşünüyoruz. Malaklar bunlara cariye der , bizim icin aileden biri :) /

* Çalıştığı işi ’sıkıcı’ bulanların oranı yüzde 42. AB’de ise yüzde 10. /düzenleriz bu konuları /

* Çalıştığı işin ’çok stresli’ olduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 75. / oha /

* Sadece bir kişinin çalıştığı ailelerin oranı yüzde 62. /idare eder

* Son 12 ayda yiyecek almak için parası olmayanların oranı yüzde 39. / oha

LOS ANGELES TIMES BAĞCILAR’DA AKP’Yİ İZLEDİ

120 bin kadın kapı kapı dolaşıyor

Amerikan Los Angeles Times gazetesi seçimler öncesinde AKP’nin Bağcılar’a giderek izlenimlerini yazdı. Laura King, buraya 5 yıl önce yerleşen Meral Gürgün’ün sözlerine geniş yer verdi: “İlk geldiğimizde kiramızı ödeyemiyorduk, elektriğimiz kesiliyordu, çocuğumuzu okula gönderecek paramız yoktu. Bir gün bir kadın kapımızı çaldı. ’Size nasıl yardım edebilirim’ dedi. O olmasaydı hayatta bile kalamayabilirdik.” Gazete, Gürgün’ün bahsettiği kadının AKP’nin kadın kollarından Beyhan Avcı olduğunu kaydederek sadece İstanbul’da 120 bin AKP gönüllüsünün kapı kapı dolaştığını kaydetti. AKP’nin İstanbul İl Teşkilatı’ndan Özcan Ünlü “1 milyon kapı çalacağız. Sonra bir milyon daha. Sonra 1 milyon daha” diyerek hedeflerini açıkladı. Gazete, AKP döneminde bölgenin geliştiğini, ilk kez bir havuz inşa edildiğini, ama havuzun kadın erkek ayrı olduğunu yazdı.

bu amcıkerikalılarda iyi makara yaparız biz :)

Vatan

Related Posts with Thumbnails

Bu yazıya Not Ver !


Get your own Chat Box! Go Large!

Nickinizi Değiştirmek için Kendi Nickinize Tıklayın !!!

Film izle komedi komik