kol gibi yarak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kol gibi yarak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Eylül 2007 Çarşamba

ABD'den Türkiyeye yaptırım tehdidi

ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Nicholas Burns, Türkiye'nin İran'la imzaladığı doğalgaz anlaşmasına, karşı, yaptırım uygulama tehdidinde bulundu.

/ abana bak ococuğu. Karşınızda adam yok . sikerim götünüzü. Think thank faili cinayet , terör desteği, kendi cıkarın icin yapmadığın makara yok . Biliyoruz. 3 ay icinde latin amerikada 3 bomba patlatır . Tüm amerikada 8 faili vinayet işlersek görürsün amerikayı. Ne işle ilgilenmişiz simdiden önce. Siktim. Bıralarda olabilecek muhtelif temizlikleri düşünüz .

Yararım aklını. Görürsün tebdili kıyafeti . Teşekkürü .

Ya yyyyy . yuvak . yakarız . inceleş . yakarım. biz biriliirinin sırtından değil. akıl bellerim senin ebeni . Takarım . düşünün. Yuvarlaksım . Saldırırım . Damardan . ////

ABD'den Türkiyeye yaptırım tehdidi

BBC'nin haberine göre, Radio Free Europe ve Radio Liberty'nin sorularını yanıtlayan Burns, Türkiye'nin kısa süre önce İran ile imzaladığı doğalgaz anlaşmasıyla ilgili tutumunu ortaya koydu. / Beni ilgilendirmez , sizin engin düşünceleriniz . /

Ortadoğu'daki yaklaşımlarını bütün dostlarına / amayım / açıkça ifade ettiklerini belirten Burns, "Amerikan hükümetinin politikası, ülkelerin, kendi şirketlerini, İran'da petrol ve doğalgaz yatırımlarına katılma yönünde desteklememesidir / Bizim de aksi görüş bildir /. Aksi yöndeki yaklaşımlar, İran hükümetine karışık mesajlar vermektedir / Biz mesajımızı doğrudan veririz arkadaşlarımıza / öğrenemediysen . miyop / siklerim ağzını dalavar /" dedi. Avrupa ve Ortadoğu'da, doğalgaz konusunda işbirliği yapılabilecek başka ülkeler olduğunu vurgulayan / Amerikanın kadana dan başka tehditleri de var sanırtım /yerim hepişnizi / benim çıkarım var , yakarım / amerikan domuzlar /picsiniz. 70 ler bubanız değil hadım. Sikerim alla""hınızı . Çok yakınım , attığın adımı bil. / domuz konuşma/ senatörüü değil seni skerim / BBC değil İsrael deli / Burns, Türkmenistan ile Kazakistan'ı bunların arasında saydı ve ''İran, dünyada doğalgaz üreten tek ülke değil" yorumunu yaptı. /Sizi ilgilendirmez kimlerle takıldığımız . Biz.

Burns, Amerikan kongresinin bu konuyu yoğun biçimde ele aldığının altını çizdi. 1999 yılından beri İran'a yaptırım uyguladıklarını hatırlatan Burns, İran'ın petrol ve doğalgaz sektörüne 20 milyon dolardan fazla yatırım yapan herhangi bir şirkete Amerikan yaptırımı uygulanacağına işaret etti.

/ Ben yaparım takılın bişşşi olmaz .

ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı şu anda Senato ve Temsilciler Meclisi'nde, İran'a yaptırımların güçlendirilmesi yönünde bir girişim bulunduğunu da anlattı.


"BİZ BEDELİNİ ÖDEDİK"

Amerikan şirketlerinin de İran'a yaptırımlar yüzünden para kaybettiğini söyleyen Nicholas Burns, ''Biz, ABD olarak bedelini ödedik. Diplomasinin başarılı olmasını isteyen müttefiklerimiz de bunun bedelini ödeyecekler. Karışık mesajlar gönderirsek diplomaside başarılı olamayız" diye konuştu. / Piç domuzların olduğu bir yerlerde . piç domuz mahlukatlar var / Yakarım Sizin maliyetiniz. Amerikadaki domuzları kaldırır tandır yaparım. Mallarına da dağıtırım doğuya / Bedeller ödeyin . / Ödenecek cok Mahlukat . Yakarız . Yat . Yakınım ..

Avusturya'nın, İran ile iş yapan bir Avusturya enerji şirketini desteklediği örneğini veren Burns, bunun yanlış bir politika olduğunu ve bu yönde Avusturya hükümetini uyardıklarını aktardı.

Karşılar bizi o /

Amerikalı yetkili, Ortadoğu'daki ''en radikal ve tehlikeli'' hükümet olduğunu ileri sürdüğü İran'ın nükleer güç sahibi olmak istemesinin, Avrupa'da dengeleri değiştireceğini, ABD'nin bütün Arap müttefiklerini ile İsrail'i etkileyeceğini ve ABD'nin böyle bir duruma seyirci kalmak istemediğini sözlerine ekledi.

Bizişbirliği içindeyiz . Size derinim . Denklemlerim var . Yahudileri siktirmeyin üsameye . Üsame derin . Eskji sözlerini karşılayın . Destekçi oldunuz ona . Amerika değil onun gerçek amaç . Silerim. Size . Sızarım . Allahına . Sıkar biraz yorumla . Yutkundururuz. Yakınız. Aklına başına çal / Silerişm .Sit down . Kaynar su . Akıl ,İlim , iman . Sert konuş . Oku , Akıl , alırım aklınızı . Olar . Ayıyız . Asarım . Dağırıö . Ölü , ök , oku , akıl , alım , sar , sarmala , e ticaret , ehil eller , akıl , alim , iman , sert allak


Sabah


/




5 Temmuz 2007 Perşembe

KUR'AN ve TARİH

KUR'AN ve TARİH


“Andolsun ki, rasullerin kıssalarında aklı olanlar için bir ibret vardır.” (Yusuf, 111)

Nuh kavmin’in bugün Yukarı Mezopotamya denilen topraklarda yaşadığını ve Musul şehrinin temellerinin Hz. Nuh a.s. tarafından atıldığını okudunuz mu?

Ad kavmi’nin Hicaz, Yemen ve Yemame arasında yaşadıklarını ve daha sonra Irak topraklarına kadar genişlediklerini biliyor musunuz?

Ya da Semud kavminden Asur belgelerinde bahsedildiğini ve

Semudluların Roma ordularında görev aldıklarını;
Hz İbrahim a.s.’ın önceleri Ur şehrinde yaşadığını; Ur şehrinin “tanrı-kralı” Urnammu‘nun “Nemrud” olduğunu;

Lut kavminin bugünkü Lut gölü yakınındaki “Sodom” şehrinde yaşadığını;

Sebe halkının Güney Yemen’nin başkenti Sana’ya 50 km uzaklıktaki Maribliler olduğunu ve Ebrehe’nin bunlar arasından çıktığını;

Hz. Yunus a.s.’ın Asurluları ıslah için gönderildiğini; onların başkentlerinin Musul civarında Ninova olduğunu;

Mısır hükümdarlarından Apophis’in Hz. Yusuf a.s. olduğunu;

Hz. Musa a.s.’ın II.Ramses zamanında doğduğunu ve kendisi ile mücadele eden fravunun Menfitah olduğunu;

Hz. İsa a.s.’ın Filistin’deki Galile bölgesinde bulunan Nasıra şehrinde doğduğunu; o dönem Filistin topraklarının Romalıların elinde bulunduğunu , Romalıların başında İmparator Tiberus’un olduğunu, biliyor muydunuz?

Sadece resmi tarih kitaplarını okuyarak büyümüş kuşakların, bu sorulara “evet” diyebileceğini sanmıyorum. Çünkü tarih kitapları peygamberleri dışlamıştır.

KİTAPLARIN GÖZ ARDI ETTİĞİ GERÇEKLER

Tarih kitaplarına göre, sanki bu kavimler ve bu peygamberler hiç yaşamamıştır. Yine tarih kitaplarına göre kurulan medeniyetler ya savaşlar sonucunda, ya ekonomik çöküntülerle, ya da başka kavimlerin istilalarıyla ortadan kalkmıştır. Allah’a ve peygamberlerine karşı çıkıp onları reddetme, şirk, zulüm, yalan, hile, israf, cinsel sapkınlıklar, rüşvet, zina, faiz, gibi toplumsal hastalıklar, sanki medeniyetlerin sonunu getirmemiştir.

Bu kitaplara göre ne Nuh kavmi Allah’a karşı isyanları ve yaptıkları zulümler sebebiyle Allah tarafından gönderilen bir tufanla yok olmuştur, ne de Âd kavmi Allah’ın yanında başka güçleri ilâh edindikleri için gönderilen ve yedi gün yedi gece esen rüzgarla yanık ağaçlar gibi düşüp ölmüşlerdi!

Sanki Semud kavmi, dağlardaki görkemli binalarının kibriyle Salih Peygamber’e kulak tıkadıkları için, istedikleri mucizeler gerçekleşmesine rağmen küfürlerinde inat ettikleri için şiddetli bir patlama ve ardından gelen depremle yok olmamışlardı!

Hz. İbrahim a.s.’ın kendini tanrı gören Nemrud’la mücadelesini; Hz. Lut a.s.’ın haramı helalleştiren, sefahat ve eşcinselliği hayat biçimi haline getiren Sodom halkına karşı mücadelelerini de tarih kitapları anlatmaz.

Dini insan hayatından çıkarmak isteyenler, peygamberlerin tevhid mücadelesini tarih kitaplarından çıkarmışlar, fakat buna karşı eski medeniyetlerin çok tanrılı dinlerine, Olimpos tanrılarına çokça yer ayırmışlardır. Bu da akaidi bozmanın bir başka metodu olsa gerektir.

Babil ve Asur yazıtlarında kendilerinden bol bol bahsedilen Sebe halkı M.Ö. 1100 yıllarında her tarafa yayılmışlar, Hz. Davud a.s. ve Hz. Süleyman a.s. döneminde zenginliklerinin zirvesine ulaşmışlardı. Ticaret ve ziraatte büyük güce erişen Sebeliler, uluslararası ticarette de söz sahibiydiler. Arap tarihçiler onların o dönemin gökdeleni sayılabilecek 20 katlı, her katının yüksekliği 12 metre olan Gumdan sarayından bahsederler. Zenginlikleri, lüks ve israflarıyla şımaran bu milletin yok oluşunun ibretli öyküsü de tarihlerde yer almaz.

Aşırı kâra düşkün, hileleriyle meşhur, ticaret kervanlarından aldıkları haraçlarla zenginleşmiş Medyen ve Eyke halkının tevhid dinine karşı direnişleri, Hz. Şuayb a.s. ile mücadeleleri ve sonunda ilâhi gazaba uğrayarak dehşetli bir yağmurla yok oluşları; Hz. Yunus a.s.’ın ilâhi mesajlarına kulak tıkayan Asurluların, Allah’ın “azmış, sapmış bir kavmi başka bir kavmin eliyle cezalandırması” kanunu gereği tarih sahnesinden silinmelerini de tarih kitaplarında okuyamıyoruz.

KUR’AN NEDEN KISSA ANLATIR?

Oysa hem Kur’an-ı Kerim’de hem de tarihte anlatılan olaylar hikaye olsun diye nakledilmez. Tarih, insanının mazisini ve dolayısıyla kendini arayışının ilmidir. Tarih, Hz.Adem a.s.’dan günümüze insanın serüvenidir.

İşte bu sebeple Rabbimiz Kur’an-ı Kerimde kıssaları anlatırken sırf tarihi bir olayı vahyetmemiş; “Rasullerin başlarından geçenlerden, sana anlattığımız her şey, senin gönlünü pekiştirmemizi sağlar. Sana bu belgelerle gerçek, inananlara da öğüt ve hatırlatma gelmiştir.” (Hud, 120) buyurarak, geçmişte yaşanan olaylar ve kişilerden yola çıkılarak, yaşanan ve yaşanabilecek olaylara dikkat çeker. Böylece insanları dikkatli olmaya davet eder.

Nuh a.s.’ın kıssasını anlatan ayetler indiğinde Mekkeli müslümanlar ne anlıyorlardı. Onlara salt bir tarih bilgisi mi inmiş oluyordu? Elbette ki hayır...

Rabbimiz, Rasulü s.a.v.’e indirdiği bu ve benzeri ayetlerle, Hz. Nuh a.s. yahut Hz. Musa a.s. ya da diğer bir peygamberin ve ona inananların başlarına gelenleri anlatarak tebliğde gevşememelerini, dinde sebat etmelerini, mücadele yöntemlerini, ilâhi kanunlara karşı çıkanların başlarına gelenlerin, kendilerinin de başlarına gelebileceğini, Allah’ın yoluna davette karşılaşılacak sorunlar ve bunlara verilecek cevapları, atılacak çamur ve iftiraları, kâfirlerin takınacakları tutumlar ve bunlara karşı alınacak tedbirleri anlatıyordu.

Bel’am, Karun, Samiri, Nemrut, Firavun gibi şer güçlerin özelliklerinden ve faaliyetlerinden bahsederken, onların her zaman, her yerde olabilecek modellerine dikkat çekiyordu.

TARTIŞMALARIN TOZU-DUMANI

Ashab hiçbir zaman, Hz. Adem a.s.’ın boyu kaç metreydi, cennette hangi haram meyveyi yedi, Hz. Nuh a.s. kaç yaşında vefat etti, gemisi kaç metreydi diye sormuyordu. Hangi peygamberin hangi mesleğin piri olduğunu, Hz. ibrahim a.s.’ın nasıl bir mancınıkla ne kadar büyük bir ateşin ortasına atıldığını,Hz. Yunus a.s.’ın hangi balığın karnında kaç gün kaldığını, Hz. Süleyman a.s.’ın Sebe melikesi Belkis ile nasıl konuştuğunu, Karun’un anahtarlarının sayısının kaç olduğunu, Ashab-ı Kehf’in köpeğinin ne renk olduğunu tartışmıyordu.

Ashab sadece vahyedilen ayetleri hayatlarına tatbik etmeye, karşılarına muarız olarak dikilen ana ve babalarından tutun, en ücra köşelerdeki insanlara İslâm’ı anlatmaya, yaptıklarından tevbeye çağırıyorlar ve ayetlerdeki kıssalardan metod çıkarıyorlardı.

Kur’an’ın vahyoluşu süresinde Hz. Peygamber s.a.v. ve sahabenin bu kıssalardan ne anladıklarını, bugün onların vârisleri olan bizlerin anlamamız gerekenleri iyi tahlil etmek durumundayız. Çünkü rasullerin kıssaları bize yaşadığımız anın ve gelecekte yaşayacağımız olayların ipuçlarını verir.

Kıssaları, Hz. ibrahim a.s.’ın kurban olayı, Hz. Süleyman a.s.’ın hayvanlarla, cinlerle konuşması, Hz. Musa a.s.’la savaşırken denizde boğularak ölen ve müzelerde sergilenen firavunun mumyasına indirgeyerek anlamaya çalışmak, karşımıza olağanüstülüklerle örülü, içe kapalı, özümsenmemiş bir din anlayışı çıkardığı gibi, “bunların üzerinde durmaya ne gerek var?”, “biz bunları aşmalıyız, daha önemli konular var” gibi yaklaşımlarla Kur’an’ın mesajını yanlış anlama sonucunu doğurur.

KISSALARIN HAYATIMIZDAKİ İŞLEVİ

Evet; peygamber kıssaları tebliğ metodu açısından önemli mesajlar içerir. Mesela Hz. Yunus a.s.’ın kavmine kızarak, “bunlar ıslah olmaz” diye çekip gitmesini değerlendiren bir müslüman, böyle bir hareketin Allah tarafından hoş karşılanmayacağını öğrenir. Zira, “...o öfkelenip giderken kendisini sıkıntıya sokmayacağımızı sanmıştı...” (Enbiya, 87) ayetine kendisinin de muhatap olacağını; peygamber olmasına rağmen Hz. Yunus’un başına gelenlerin kendi başına da gelebileceğini düşünür ve bıkmadan usanmadan Allah’ın dini için çalışır.

Hz. ibrahim’in Allah ve kainat üzerine başlayan soruları ve düşüncelerinden yola çıkarak hakikate ulaşmasını, yakın akrabasından başlayarak tebliğ yapmasını, insanları tevhide çağırmasını, bu yolda çektiği sıkıntıları günümüzdeki benzerleriyle karşılaştırarak dersler çıkaran bir müslüman, hedefine ağır, temkinli ve güvenle ilerlemesini bilir.

Allah’ın kanunları değişmez. Geçmişte nasıl değişmez kanunlar var idiyse, gelecekte de bu kanunlar gereğince gelişmeler olacaktır. Mazi, hal ve gelecek ekseninde hareket eden insanlık tarihinde, yaşadığımız anı ve hali Allah’ın değişmez kanunları muvacehesinde değerlendirmemiz gerekir. Bunun için de geçmişten geleceğe olan akışı iyi tanımamız lazımdır. Kur’an-ı Kerim ayetlerinin yüzde ellisi tarihe yöneliktir.

Sonuç olarak; “tarih Kur’an’dan ayrılmayan, onunla kaim, insanı ideale götüren bir ilimdir. Kur’an insanın hayat rehberi olduğundan, ideal bir dünya için, devlet adamları Kur’an’ı bilecekler ki, eski yönetimlerin iyi ve kötü yanlarını dikkate alarak yönetsinler. Halk tarihi bilecekler ki, sırat-i müstakimden sapıp Allah’ın gazabına mucip olmasınlar ve iyi yönetimleri hak etsinler.”

Tarih, sadece okullarda okutulan geçmiş hadislerin sıralaması değildir. Tarih hayatın kendisidir. Onun için denmiştir ki, “tarih insan oluşumunun ilmidir.” Ve Kur’an, insanı insan yapan en büyük değerdir.


Muzaffer Taşyürek

27 Haziran 2007 Çarşamba

Akbank'tan Zorlu'ya dev kredi

Akbank'tan Zorlu'ya dev kredi

Zorlu, İstanbul Levent�teki Karayolları arazisi üzerinde inşa edilecek Zorlu Center�in finansmanı için Akbank ile 400 milyon dolar tutarında döviz kredisi anlaşmasına imza attı.

- 27 / 06 / 2007 15:48

Akbank tarafından sunulan kredi paketi, gayrimenkul geliştirme projesi kapsamında, Türkiye’de tek bir banka tarafından bir seferde verilen en yüksek tutarlı kredi olma özelliğini taşıyor.


Zorlu Yapı Yatırım A.Ş’nin Karayolları 17. Bölge Müdürlüğü arazisi proje finansmanı için Akbank ile yaptığı döviz kredisi anlaşması, bugün Zorlu Plaza’da imzalandı. İmza törenine Akbank Genel Müdürü Zafer Kurtul ve Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Zorlu katıldı.

TEK SEFERDE EN YÜKSEK DÖVİZ KREDİSİ

Akbank Genel Müdürü Zafer Kurtul, “Zorlu Yapı Yatırım A.Ş’ye sunduğumuz döviz kredisi, Cumhuriyet tarihimizde tek bir Türk bankası tarafından tek seferde verilmiş en yüksek tutarlı gayrimenkul geliştirme kredisidir. Bu anlaşma, Akbank’ın her segmentteki başarılı performansını ve gücünü göstermektedir. Akbank kurumsal, KOBİ ve bireysel segmentlerde daha fazla kredi kullandırmayı ve reel sektörümüzü daha fazla desteklemeyi hedeflemektedir” dedi.

Bu krediyle birlikte, Akbank’ta proje finansmanına yönelik kullandırılan kredi portföyünün 3 milyar doları bulduğunu belirten Kurtul, Zorlu Yapı Yatırım A.Ş.’ye sağladıkları kredinin bu krediler içindeki önemini vurguladı. Kurtul, yerli ve yabancı yatırımcıların son günlerde özellikle ilgi odağı haline gelen Türk gayrimenkul piyasasını desteklemenin önemli misyonlarından biri olduğuna değindi.

ZORLU: ÖRNEK KENT MİMARİSİ OLACAK

Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Zorlu ise kredi anlaşması ile ilgili şunları söyledi:

“Karayolları arazisinde inşa edeceğimiz Zorlu Center için Türkiye’nin finans devlerinden ve en güvenilir bankalarından biri olan Akbank ile birlikte yürümekten mutluyuz. Zincirlikuyu’ya inşa edeceğimiz Zorlu Center’ı, kent mimarisinin en güzel örneklerinden birini oluşturarak İstanbul’a değer kazandıracak bir eser olarak tasarlıyoruz. Bunun için ilk etapta seçilecek 12 proje arasından, Anıtlar Yüksek Kurulu’na sunulacak 4 projeden birinin belirleneceği uluslararası bir yarışma düzenledik. 'Avrupa Kültür Başkenti' unvanına yakışır bir mimari estetiğe ve işleve sahip olmasını amaçladığımız bu merkezi, 2010 yılına yetiştirmeyi hedefliyoruz. Merkez tamamlandığında tüm dünyadaki gözler Türkiye’ye çevrilecek.”

Tüm yatırımlarında “önce ülkem” stratejisi ile hareket ettiklerini hatırlatan Zorlu, Türkiye’de gayrimenkul alanında yapılacak çok işin olduğunu söyleyerek, Zorlu Grubu’nun gayrimenkul sektörünün önde gelen oyuncuları arasında yer alacağına dikkat çekti.



ANKA


/ çok karmaşık , deli , tedirgin , dertli ettim , desene , karmaşık .

/ çok yül . karmaşık . kabadayı . korun . tedirgin . delisin . delit . delik allaj , alayına .

/ karmaşık dostluklar . karmaşık makaralar . karmaşık kabadayılıklar . karmaşık olay . karmaşık türk . kabadayı baron / kalanlar bizim / kabadayı allak / kadınlar /

17 Haziran 2007 Pazar

Hudson Institute'den açıklama geldi

Hudson Institute'den açıklama geldi

Hudson Institute'den açıklama geldi
17 Haziran 2007 22:00

Washington'daki düşünce kuruluşu Hudson Institute'un Başkanı Ken Weinstein, Dehşet Senaryosu ile ilgili 'utansınlar' açıklaması yaptı...

/Ayılttın insanları , sende uyu /



Washington'daki düşünce kuruluşu Hudson Institute'un Başkanı Ken Weinstein, uluslararası ilişkilerde yanlış anlamaları ve istenmeyen sonuçları önlemek / aman korkma yanlış ankara , bizde tedbirlerimizi alıcağız / amacıyla üzerinde çalışılan senaryoları içeren toplantıların dünyanın her yerindeki düşünce kuruluşlarında / Biz de sızdırırız önemli hakikatları, önemli bu durum durulan / rutin olarak düzenlendiğini / Biz rutin değiliz kolay çatlarız / ve Türkiye ile ilgili senaryoları içeren kapalı toplantıyı sızdıranların / Teşekkürler /, gerginliği artırmayı / Gereceğiz arttıran yok mu, Gereye yönelim var , çok tedbir alındı , Çok basın yayın şehidi verildi, sanırım yani , Sizlerden de öle ölüler görmek istiyoruz. /amaçladıklarını ve utanmaları / utanın onlar görür durulanmayı / gerektiğini ifade etti.

Weinstein, Hudson Institute'un geçen hafta gerçekleştirdiği kapalı bir toplantının basına yansımasından duyduğu üzüntüyü, internet sitesinde yayımlanan bir mesajla duyurdu. Basına yansıyan bazı haberlerde, Hudson Institute'te düzenlenen bu kapalı toplantıda, Türkiye'de Anayasa Mahkemesi Başkanı Tülay Tuğcu'nun bir suikasta kurban gitmesi, İstanbul'da terör örgütü PKK'nın bir saldırısı ve Türkiye'nin kuzey Irak'a girmesi gibi olasılıkların gerçekleşmesi durumunda ABD'nin tepkisi ve Türkiye'de neler olabileceği üzerinde tartışıldığı ileri sürülmüştü. Weinstein açıklamasında, şunları kaydetti: / Biz kayıt ettik angarya olmayın /

''Hudson Institute, bağımsız ve ileri bakan bir düşünce kuruluşudur. NATO müttefikimiz / Saçma / Türkiye'yi hedef alan PKK saldırıları ışığında / Nato saldırıları /, PKK ve diğer terör örgütlerinin seçim döneminden istifade ederek, ülkedeki gerilimi artırma / Zarar görmeyeceklerini biliyorlar heralde yaptır /ihtimali karşısında, Türkiye'nin kuzey Irak'a yapacağı olası bir harekatın / Çok yönlüyüm, çok yönsüzsünüz , beyninizi silkeletin / doğuracağı sonuçları tartışmanın faydalı olacağı / Faydalandım /nı düşündük. Son derece yararlı olduğuna inandığımız / Biz de bir takım yaraklı tedbirler aldık , iman edin / bu toplantı, Türkiye-ABD ittifakına / Saçmalayıp dut yemiş büş /inanan ve Irak'taki gelişmelerin bu ortaklığı olumsuz yönde / Ha Ha HA komedi , Sikerim bu cümleleri kuranları. İyi okuyon /etkilediğini / Etkinim sana , etkir o ilim işim ol / düşünen üst düzey araştırmacımız Emekli Korgeneral William Odom'un başkanlığında yapılmıştır.''

Ken Weinstein, mesajında şu ifadeleri kullandı: ''Bu tür tartışmalar, gerek Washington'da gerekse dünyanın farklı köşelerindeki tüm düşünce kuruluşlarında / Tedbirlitiz sakın utanmayın / rutin bir faaliyet olarak yapılmaktadır. Bu entelektüel / Entel kıyarım / çalışmalarda, uluslararası ilişkilerde olası senaryolar üzerinde çalışılır / Biz de çalışıcaz biraz / Koruyanınız olsun, ağır yük altına da girmetin ezilirsiniz, delirtirim bit / ve yanlış anlamaları en aza indirgemek / İndirgeriz biz /,yaşanabilecek beklenmedik sonuçları hafifletmek amaçlanır / Biliyoruz, Beklenen sonuçlar ne yapacağınızı bilmemiz, ne yaptığını da biliyor olmamız / /. Bu eylemin, Türkiye'de gerginliği artırmaktan başka / ananın amı, geriledik desene / hiçbir amaca / amavını sikerim sen / hizmet etmediğine bakılırsa, her kim bu kapalı toplantının kurallarını ihlal ettiyse / SAğolsun /, bu eylemlerinden / Belki inceyim, telefonlarınız dinleniyor olabilir / / utanmalıdır. Bu kişinin saklanmaktan vazgeçip kimliğini, neden böyle bir işe kalkıştığını / Aynı şeyleri sizin gibilerden belliyoruz / ve davranışının ardından / Nasıl teşekkür ediyorum / hangi emellerin / insanlık var o emelden başka sabrımızı taşırma / yattığını / Yatarız konu üstüne /açıklamasını / Sizi acılarım biraz / temenni ederim.'' / Sikeriz sizleri , midelerimizi bılandırıyorum /



AA

TEdbirsiz yakaladım. Yerim hepsini. Bu konu aydınlattım . Ticaret , Sır oku . Kibat . Karanlık

8 Haziran 2007 Cuma

Menderes: CHP her zaman takoz oldu, karayolu yaptı diye babamı astılar

Türkiye'nin en önemli ulaşım arteri D-100 karayolunu hayata geçiren merhum Başbakan Adnan Menderes'in oğlu Aydın Menderes, dar ağacına giden yolda söz konusu icraatın büyük rolü olduğunu söyledi. Aydın Menderes, "D-100'ü yaptı diye babamı astılar" dedi.

CHP'nin o dönemde D-100'ü yaptıran Başbakan Menderes'e karşı çıktığını söyleyen Aydın Menderes, "CHP'nin her zaman ileriyi görememek gibi bir sorunu oldu. DP vizyonu CHP'nin kafasına hiçbir zaman sığmadı" dedi.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından yayınlanan "Kocaeli Büyükşehir" dergisine konuk olan Aydın Menderes, babasının yaptığı D-100 Karayolu'ndan, Türk dış politikasına ve yeniden Türk siyasetine giren Demokrat Parti'ye kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.

Menderes, Temmuz ayındaki genel seçimlerde ANAP ve DP'ye şans tanımadı. Menderes, her iki partinin ayrı ayrı ya da birlikte seçime girmeleri durumunda barajın altında kalacaklarını iddia etti.

Aydın Menderes, Başbakan Adnan Menderes hükümeti döneminde yaptırılan D-100 karayolu ile ilgili ilginç açıklamalarda bulundu. Babası tarafından yapılan yola CHP'lilerin karşı çıktığını söyleyen Aydın Menderes, Yassıada görüşmeleri sırasında babasına yönelik en ağır suçlamalardan birinin D-100 karayolu olduğunu söyledi. Menderes, "CHP'liler o dönemde babamın Kocaeli'ne yaptırdığı yola karşı çıktılar. Sadece buraya değil, Kocaeli-İstanbul arasına yapılan benzeri yollara da aynı anlaşılmaz mantık ile karşı çıktılar. Kocaeli'ne yapılan yola ve 1950'den sonra yapılan asfalt yolların birçoğuna da 'Buralara uçak mı indireceksiniz?' diyerek engel olmaya çalıştılar. 'Uçak mı inecek' denilerek karşı çıkılan bu yolların birçoğu artık ihtiyaca bile cevap veremeyecek hale geldi. Ama, CHP'liler, ve 27 Mayıs'çılar, bu yolları bile babamı suçlamak için kullandılar" dedi.

CHP'NİN İLERİYİ GÖREMEMEK GİBİ BİR SORUNU VAR

CHP'nin ileriyi görememek gibi bir sorunu olduğunu söyleyen Menderes, şunları söyledi: "DP vizyonu, CHP'nin kafasına hiçbir zaman sığmadı. CHP bu ülkedeki gelişmelere her zaman fren ve takoz olmuştur. Allaha şükür ki, milletimiz CHP'ye itibar etmedi. CHP'nin ileriyi görememek gibi bir sorunu oldu her zaman. CHP, 1945 yılının ardından dünyada nelerin değiştiğini katiyen fark edememiş, gelişmeleri takip edememiştir."

Menderes, Türk siyasetine yeniden giren DP ve 22 Temmuz seçimleri ile ilgili düşüncelerini de dile getirdi. Menderes, sağdaki iki partinin birlikte ya da ayrı ayrı seçime girmeleri durumunda barajın altında kalacağını iddia etti.

Menderes, Türk Dış Politikası hakkındaki görüşlerini de dile getirdi. Menderes Irak'ın bölünmesi durumunda Türkiye ve İran'ın da bölüneceği yönünde ciddi bir uyarıda bulundu. Irak'ın parçalanması halinde Türkiye'nin Musul ve Kerkük'ten hak talep edebileceğini söyleyen Menderes ayrıca bir Kürt devletinin Türkiye'nin onayını almadan meşruiyet kazanmasının mümkün olmadığını ifade etti.

CİHAN

Related Posts with Thumbnails

Bu yazıya Not Ver !


Get your own Chat Box! Go Large!

Nickinizi Değiştirmek için Kendi Nickinize Tıklayın !!!

Film izle komedi komik