cumhurbaşkanlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cumhurbaşkanlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Nisan 2007 Pazartesi

2003'den sonra yargıtay hakimi bana 'biz bunlara göz açtırmayız' dedi

Siyaset Bilimci Prof. Metin Heper, 2003 seçimlerinden sonra Yargıtay üyesi eski bir hakimin kendisine 'Biz bunlara göz açtırmayacağız' dediğini söyledi,

İlgili Haberler

Cumhurbaşkanı Sezer CHP'li

Bilkent Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı, Türkiye Bilimler Akademisi üyesi hukukçu ve siyaset bilimci Prof. Metin Heper, 2003 seçimlerinden sonra Yargıtay üyesi bir hâkimin kendisine, 'Biz bunlara göz açtırmayacağız' dediğini söyledi.

Bir hâkimin insanlara ne göz açtırma ne de açtırmama yetkisine sahip olmadığını ifade eden Heper, 'O, önündeki dosyaya bakacak. ( Olmaz öyle şey! Onlar Derin , Laik , komünist , ve tabibi ki kalın kafalılar . İlimden, Bilimden , gerçeklerden , halktan uzaktırlar ) Bakın... Türkiye'de ilk kez, İslamcı olarak bilinen bir parti tek başına iktidara geldi. ( AB diye bağırınmaktan başka bir lüksleri yok. Türk Özgürdür. Ben AB yi de Mahkemelerini de sokarım AB ye. Y?raklı hakim olsunda yorsunlar dünyayı , yorsunlar olanı biteni . Sağlasınlar Adaleti de , Avrupalı bize başvursun . Var mı Yürekli Atatürkçü , Var mı Laik. Kıçımızın Laikleri bunlar, Bi yaraktanda anlamazlar ) 1923'ten beri bürokrasi hiç böyle bir partiyle çalışmadı. İş yapabilmek için bürokraside değişiklikler yapmanız gerekir. ( Sezer var , laiklik var neyine gerek değişiklik ) AB sürecine , ekonomiye, yabancı sermaye girişine, dış politikaya baktığınızda, bu yeni atananlar başarılılar. İşler iyi gidiyor. Demek ki, dindar da olsalar bu insanlar ehliyetliler.' dedi.

Metin Heper, kendisinin ve bazı başka sosyal bilimcilerin de AK Parti'nin zannedildiği gibi İslamcı olmadığını düşündüğünü söyledi. ( Bence de her ne kadar islami geçmişleri de olsa Düzen partisi olduklarını kanıtlayacak cok adımları var. Gerci onlarda birtakım zorunluluklardan belki )

AK Parti'lilerin yollarına devam ederek cumhurbaşkanını seçtirmeye çalışacaklarını da sözlerine ekleyep Heper, şimdiye kadar laiklik konusunda yanlış bir adım atılmadığını bundan sonra da atmayacaklarını ifade etti.

Sezer'in CHP'li olduğunu belirten Heper, Cumhurbaşkanının övüldüğü gibi bütün toplumu kucaklamadığını da sözlerine ekledi. ( Skerim ...)

12 Nisan 2007 Perşembe

Emekli paşalardan Çankaya harekâtı

Başbakan Erdoğan'ın Çankaya'ya çıkmasına karşı çıkan ve aralarında emekli generallerin de bulunduğu 20 eski subay, Genelkurmay Başkanı Büyükanıt'a mektup yazdı. İşte o mektup!

Başbakan Tayip Erdoğan'ın cumhurbaşkanı olmasına karşı çıkan emekli generaller, "Çankaya Harekâtı" başlattı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'a mektup yazan emekli generallerin de aralarında bulunduğu 20 eski subay, "Genelkurmay Başkanlığınız döneminde Çankaya'da anti laik bir kişinin oturuyor olmasını ve böyle bir talihsizliğin tarihte yer almasını içinize sindiremeyeceğinizi olan inancımız sonsuzdur" dedi.

'Girişimde bulunun'
Başkent'te Merkez Orduevi'nde her perşembe toplanarak "memleket meselelerini" ele alan ve "gidişatı değerlendiren" eski subayların Orgeneral Büyükanıt'a göndermek üzere hazırladığı mektubu SABAH ele geçirdi. Emekli bir tümgeneral tarafından imzaya açılan mektubu kaleme alan 20 eski subayın arasında emekli generaller çoğunlukta. Mektupta imzası bulunan eski paşalar isimlerinin açıklanmasını istemezken sadece biri adının açıklanmasına izin verdi. Emekli subay ve eski Manisa Milletvekili olan Tevfik Diker imzaladığı mektupla ilgili olarak "Biz sadece demokratik teamüllerin işlemesini istiyoruz. Askerlerin adının darbeyle birlikte anıldığı bir dönemde bu konudaki sorumluluğumuzu ve hassasiyetimizi Genelkurmay Başkanımıza iletmekten başka bir amacımız yok" dedi. Ankara Merkez Orduevi'nde 7 Aralık günü son olarak ele alınarak Orgeneral Büyükanıt'a gönderilecek olan mektupta, açıkça cumhurbaşkanlığı seçimi sürecine ilişkin sessiz kalınmayarak girişimde bulunulması isteniyor.

Tarif var, isim yok!
"Kişiye özel" ibaresiyle kaleme alınan mektup "Mayıs 2007'de Türkiye Cumhuriyeti'nin 11'inci Cumhurbaşkanlığı makamına oturacak kişinin cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün ilke ve devrimlerini ve cumhuriyetin kuruluş gerekçelerini samimi olarak içine sindirmiş birisinin olması Türkiye Cumhuriyeti'nin bekası için son derece önemlidir" diye başlıyor. Seçilecek cumhurbaşkanının devletin laik yapısıyla sorunu olmaması gereğinin altı çizilen mektupta, "Devletin laik yapısına ters tutum ve davranışlarından dolayı bağımsız yüce mahkemelerce hakkında hüküm verilmiş ve hapse mahkum olmuş kişilerin sonradan çıkarılan aflardan faydalanması söz konusu olsa bile siyasi etik değerler açısından cumhurbaşkanlığına seçilmesi sakıncalıdır" deniliyor ancak isim verilmiyor.

'Ülke zarar görür'
Türkiye'nin 5 yıllık sürede hemen her alanda büyük değişikliklere uğradığı ve bu değişimin süreceği belirtilen mektupta, "Türkiye'de eskiyi temsil eden milli iradeye dayalı olarak uzlaşmasız yapılacak bir cumhurbaşkanlığı seçimi hukuki olabilir ama gerçek temsili demokrasiye ve güncelliğe aykırı olur. Bu sadece gerginlik yaratır. Bundan ülke fayda değil zarar görür" görüşleri dile getirildi.

Sabah


Şimdiye kadar ne yapmış bu dallamalar , Vatana Millete Hangi hayırlı işlerin icraatçısıymışlar ... Bankalar Hortumlanırken hangisi kimle buluşmuş da ne yazısı kime göndermişler , böyle haber olmak hoşlarına gider Hesap vermeye gelince kıpkırmızı olurlar. yediniz içtiniz eğlendiniz beyler Hesapları alalım ! Yiyememekten mi ürküyorsunuz ..

Sezer ADD'ye çok para verdi

Darbe girişiminde bulunduğu iddiasıyla hakkında inceleme başlatılan emekli orgeneral Şener Eruygur başkanlığındaki ADD'ye Çankaya'dan binlerce YTL aktarıldığı ortaya çıktı. İşte o para...

Derneğe 2000'den bu yana 221.811 YTL ödeme yapılmış

Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde, adı 'darbe hazırlığı' iddialarına karışmış emekli generallerin ablukası altındaki Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) 14 Nisan'daki protesto mitingi için Ankara'ya 'ideolojik kıtalar' toplamaya çalışırken, bu derneğin mali kaynaklarıyla ilgili ilginç bilgiler ortaya çıkmaya başladı. Cumhurbaşkanlığı'nın kendi bütçesinden bankalar aracılığı ile ADD'ye aktardığı para, ADD'nin 'gelir defteri' kayıtlarına göre, toplam 221 bin 811 YTL. ADD'ye en büyük yardımın Ahmet Necdet Sezer'in Cumhurbaşkanlığı döneminde olması dikkat çekiyor.
ADD'YE ÇANKAYA YARDIMI

'Atatürk' ismini korsan bir şekilde kullanan Atatürkçü Düşünce Derneği, Cumhurbaşkanı Sezer döneminde mali yardımlar konusunda Cumhurbaşkanlığı'nın taktirlerine mahzar olmuş bir dernek. ADD'nin Gelir Defteri kayıtlarına göre, Cumhurbaşkanlığı'ndan 2006'da iki ayrı tarihte derneğe 50'şer bin YTL'den toplam 100 bin YTL aktarılmış.

Kayıtlara göre, 50 bin YTL'lik ödemelerden ilki 17.08.2006, ikincisi ise 25.12.2006'da yapıldı.

ADD'ye aktarılan paralar sadece bu kadarla sınırlı değil. ADD'nin 'Gelir Defteri' kayıtlarına göre, Cumhurbaşkanlığı'ndan Atatürkçü Düşünce Derneği'ne 2000, 2002, 2004 ve 2005 yıllarında da toplam 121 milyar 811 milyon lira para aktarılmış. ADD'nin 'Gelir Defteri'nde Cumhurbaşkanlığı'ndan aktarılan paraların dökümü şöyle:

1- 21.05.2000'de 20 bin YTL.

2- 22.08.2000'de 35 bin YTL.

3- 10.10.2002'de 15 bin YTL.

4- 18.05.2004'te 10 bin YTL.

5- 16.03.2005'te Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Kemal Nehrozoğlu'ndan 750 YTL.

6- 23.042005'te Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri'nden 6 bin 500 YTL.

7- 19.12.2005'te Cumhurbaşkanlığı'ndan 34 milyar 561 YTL.

SEZER'İN ADD'YE İLGİSİ ARTTI

Cumhurbaşkanı Sezer, Çankaya'ya çıktığı günden bu yana 'ideolojik duruşu'na paralel olarak, teröre bulaşmış ve mahkum olmuş değişik sol örgüt üyelerini affetti ve eleştirilere rağmen de bu tavrından asla taviz vermedi. Sezer 'ideolojik yakınlığı' dolayısıyla, Atatürkçü Düşünce Derneği ile de son günlerde sıkı bir ilişki sürdürüyor. ADD'nin 14 Nisan'daki mitingi öncesinde Türkiye'nin değişik illerinden gelen bütün ADD temsilcilerini kabul ediyor ve onların sorunlarını dinliyor.

Oysa Cumhurbaşkanı Sezer, Anadolu'da Türkiye'nin kalkınmasına önemli katkılarda bulunan üretime dayalı derneklere, özgürlükleri ve insan haklarını savunan sivil toplum örgütlerine aynı yakın ilgili pek göstermedi. 7 yıllık Cumhurbaşkanlığı süresi boyunca 'yanlı' bir politika izlediğini belirten sivil toplum örgütleri ve siyasi çevreler Sezer'in, görevde bulunduğu süre içinde 'darbe hazırlığı' içinde olduğu iddiaları ortaya çıkan Jandarma eski Genel Komutanı Orgeneral Şener Eruygur'un ADD'nin başkanı olduktan sonra bu derneğe olan ilgisinin özellikle artmasına dikkat çekiyorlar.

GEÇEN YIL: 875 BİN YTL AKTARILDI

Cumhurbaşkanlığı bütçesinden başta ADD olmak üzere çeşitli dernek, kurum ve kuruluşlara aktarılan paralar, "Kar amacı gütmeyen kuruluşlara yapılan transferler" başlığı altında toplanıyor. Cumhurbaşkanlığı bütçesinden ADD başta olmak üzere diğer kuruluşlara toplam 830 bin 60 YTL ödeme yapıldı. 2006 yılında ise 875 bin YTL ödeme yapıldı.

ADD'yi de kışla gibi yönetmekle suçlandı

Hukukçular, bir bakıma darbeci bir yöntemle ADD'nin başına geçen emekli Orgeneral Şener Eruygur'un derneğin kendi tüzüğüne göre üyeliğinin geçersiz olduğunu belirtiyorlar. Çünkü, toplantı yeter sayısı olmadan genel kurul yapıldı ve başkan seçildi. Eruygur'un 27-28 Ocak 2007 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurula da katılmaması gerekiyordu ama katıldı ve darbeci yöntemlerle başkan seçildi. Şener Eruygur'un geçtiğimiz yaz aylarında ADD'ye başkan olmasından sonra dernek içinde yaşanan tartışmalar bir türlü bitmemiş, Isparta Şube Başkanı Mahmut Özyürek, seçimde Eruygur'u destekleyen Nur Serter'in İstanbul üniversitesindeki "ikna odası" uygulamasını ADD'ye taşıdığını söylemişti. Eruygur yönetimi, ADD'yi kışla disiplini ile yönetmekle ve çeşitli idari usulsüzlüklerle suçlanmıştı.

YeniŞafak

Related Posts with Thumbnails

Bu yazıya Not Ver !


Get your own Chat Box! Go Large!

Nickinizi Değiştirmek için Kendi Nickinize Tıklayın !!!

Film izle komedi komik