deliye susak. susam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
deliye susak. susam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Kasım 2007 Perşembe

Parkinson nedir

Parkinson hastalığı, ilk kez 1817 yılında İngiliz bir hekim olan James Parkinson tarafından tanımlandı. Parkinson hastalığının ileri yaşlarda başlaması ve çok eski çağlarda insan ömrünün nispeten kısa olması nedeniyle hastalığın ilk ne zaman ortaya çıktığı bilinmiyor.

Parkinson hastalığı nedir?
Parkinson hastalığı, beyinde hareketlerimizden sorumlu olan hücrelerin ufak bir bölümünün hasara uğraması ve eksilmesi (dejenerasyon) sonucu ortaya çıkan bir hastalık olarak nitelendiriliyor. Bu hücreler dopamin adı verilen kimyasal bir madde salgılıyor. Dopamin, bilgileri bir sinir hücresinden diğerine gönderiyor. Beyinde yeterli dopamin yapılmazsa hareket ve denge işlevleri etkilenerek Parkinson hastalığı belirtileri ortaya çıkıyor. Parkinson hastalığı ölümcül olmayan, yaşam beklentisini kısaltmayan ve felce yol açmayan bir hastalıktır.

Parkinson hastalığına yol açan nedir?
Beyinde dopamin hücrelerinin niçin hasara uğradığı henüz bilinmiyor. Konuyla ilgili yoğun bilimsel araştırmalar sürüyor. Hastalığın ortaya çıkmasında yaşlanma süreci zemininde olası kalıtsal ve çevresel faktörlerin beraberce rol oynadığı sanılıyor. Bulaşıcı olmadığı gibi beyin damarlarındaki kireçlenmeye de bağlı gelişmiyor.


Parkinson hastalığı kalıtsal mı?
Bu konuda şimdiye kadar yapılan çok sayıdaki araştırmada; hastalığın yüzde 5 gibi düşük oranda kalıtımla ilişkisi olduğu gösterildi.


Tanı nasıl konuluyor?
Parkinson hastalığı tanısına varmak için özel bir laboratuar ya da röntgen tetkiki mevcut değil. Hekim, hasta veya ailesinden aldığı ayrıntılı bilgi ve muayene bulgularına dayanarak tanı koyuyor. Deneyimli bir nörolog için tanı koymak güç değil. Ancak Parkinson hastalığı tanısını koymadan önce onu taklit edebilen diğer nedenleri dışlamak gerekiyor. Bilinen ve değişik nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan bu hastalıklar Parkinson hastalığıyla benzer belirtileri gösterdiği için, bazen tanıda karışıklığa yol açabiliyor. Örneğin, psikiyatride kullanılan bazı ilaçlar, çeşitli zehirlenmeler, beynin tümoral veya damar hastalıkları gibi dopamin hücrelerini etkileyen her türlü süreç, Parkinson hastalığına benzer tablolara yol açabiliyor.

Parkinson hastalığının belirtileri nelerdir?
Hastalık belirtileri oldukça yavaş gelişiyor. Bazen erken bulgular çok silik olabiliyor. Öyle ki aylarca veya yıllarca farkedilmeyebiliyor. Söz konusu belirtilerin ortaya çıkmasında belli bir sıra olmadığı gibi, her hastada belirtilerin çeşitleri ve hastalığın ilerleme hızı farklıdır. Başlangıçta sıklıkla bir beden yarısında veya yalnızca bir uzuvda ortaya çıkan belirtiler, zaman içinde tipik olarak iki yanlı tutulmaya yol açıyor.


Başlıca belirti ve bulgular şunlardır:
· İstirahat halinde uzuvlarda titreme
· Hareketlerde yavaşlama
· Bir veya daha fazla uzuvda sertlik
· Yürürken kolları sallamama, konuşurken yüz ifadesinde donukluk ve eşlik eden doğal el hareketlerinin kaybı
· Yavaş, küçük adımlarla veya ayak sürüyerek yürüme
· Vücut duruşunun öne eğik şekil alması
· Yumuşak ve alçak sesle, monoton konuşma
· El yazısında küçülme ve yazının okunaksız olması
· Ağızdan salya sızması, yutkunma güçlüğü
· Halsizlik, yorgunluk
· Ruhsal çöküntü hali (depresyon), nedensiz sıkıntılar
· Kabızlık, aşırı terleme, tansiyon düşmesi
· Ağrı, kas spazmları
Titreme, Parkinson hastalarının yaklaşık olarak yüzde 80'inde oluyor. Genellikle ellerde dinlenme halindeyken ortaya çıkıyor, heyecan ve stresle şiddeti artıyor. Ellerin dışında; kollar, ayaklar, çene ve dudakta da titreme olabiliyor. Ancak her titremesi olan kişi Parkinson hastası değildir. Titreme başka birçok hastalıkta da ortaya çıkabileceği gibi, normal insanlarda heyecanlanınca özellikle ellerde görülebiliyor. Hareketlerdeki yavaşlık çok belirgin olduğu zaman hastalar günlük işlerinde zorluk çekebiliyor ve yakınlarının yardımına gereksinim duyabiliyor

ROMATİZMA NEDİR?

Özellikle hareket sisteminde ağrı, şiş ve hareket kısıtlanması yapan ve bazen iç organlarda da bozukluklara neden olan tıbbi hastalıklara 'romatizmal hastalık' denmektedir.

Romatizmanın 200'ün üzerinde türü vardır. Bu nedenle 'romatizma' denen tek bir hastalık yoktur. Çeşitli 'romatizmal hastalıklar' vardır. Bir başka deyişle 'romatizma' şemsiye bir sözcüktür, çok sayıda hastalığı kapsar.
Başa dön
--------------------------------------------------------------------------------
Romatizmaların Nedenleri
Romatizmaların pek çoğunun nedeni belli değildir. Ancak birkaç tanesinin sebebi bilinmektedir. Sebebi bilinenler: mikropların neden olduğu mikrobik romatizmalar, akut eklem romatizması ve gut hastalığıdır.

Kolaylaştırıcı faktörler:
Diğer romatizmalarda ise hastalıkların ortaya çıkışını ve gelişmesini etkileyen 'kolaylaştırıcı' faktörler bilinmektedir. Bunlar yaş, cins, kalıtım, meslek, travmalar ve psikolojik faktörlerdir.

a) Yaş: Toplumda her yaşta romatizma görülürse de çeşitli yaş dilimlerinde görülen romatizma türleri farklıdır. Bir başka deyişle her yaşta her tür romatizma görülmez. Örneğin akut eklem romatizması 5-15 yaş arasında artroz veya 'kireçlenme' olarak bilinen romatizma türü ise 40 yaşından sonra görülür.

b) Cins: Tüm dünyada romatizmalar genel olarak kadınlarda daha sıktır. Yani kadınlar romatizmayla daha çok tutulur. Örneğin özellikle romatoid artrit, yaygın iltihabı bağ dokusu hastalıkları (kollajen hastalıklar) kadınlarda daha çok görülür. Ankilozan spondilit (belkemiği romatizması) ve gut ise erkeklerde daha sıktır.

c) Kalıtım: Romatizmaların bir kısmında kalıtım rolü olduğu bilinmektedir. Bu tip hastalıkların örnekleri ankilozan spondilit, ailevi Akdeniz ateşi ve guttur. Kalıtımın daha az etkili olduğu başka romatizmal hastalıklar da vardır. Ancak kalıtımın rolü olmayan romatizmal hastalıklar çoğunluktadır.

d) Dİğer faktörler: Eklem romatizmaları dünyanın her tarafında yaygın olarak görülürse de, soğuk ve rutubetli yerlerde daha sık ve şiddetli, kuru ve sıcak yerlerde seyrek olup, hafif seyretmektedir. Meslek, travmalar, psikolojik faktörler de bazı romatizma türlerinin ortaya çıkmasını kolaylaştırmaktadır.
Başa dön

--------------------------------------------------------------------------------
Romatizmaların Oluş Mekanizmaları
Romatizmaların nedenlerinin çok az bilinmesi veya hiç bilinmemesine karşın hastalıkların nasıl oluştuğu daha iyi bilinmektedir.

Temel olarak 2 tip romatizma vardır:
1-İltihabı olanlar
2-İltihabı olmayanlar.

1- İltihabı olanlar: Romatizmal iltihap 3 çeşittir:
a) Mikropların eklemde oturmasıyla ortaya çıkan mikrobik omatizmalar. Stafilokok, streptokok ve tüberküloz basili gibi çeşitli mikroplar bu romatizmaya neden olur.
b) Bağışıklık sisteminin bozuk oluşu sonucu gelişen mikropsuz iltihap. Bu tip iltihabın neden olduğu romatizmaların en önemlileri romatoid artrit, ankilozan spondilit ve yaygın bağ doku iltihabı yapan hastalıklar (kollajen hastalıklar)'dır. Bu son grubun en iyi bilinen örneği de sistemik lupus eritematozus (SLE)'dur.
c) Diğer bir iltihap tipi de başta ürik asit olmak üzere diğer kristallerin eklemlerde ve çeşitli dokularda oturarak yaptığı tahriş sonucu ortaya çıkan iltihaptır. Gut ve yalancı gut hastalığında bu tip iltihap vardır.

2- İltihabı olmayan romatizmalar: Bu romatizmaların en önemlisi artroz (kireçlenme)'dur. Artrozda eklemde iltihap yoktur. Buna karşılık aşınma vardır. Eklemin içindeki kıkırdak incelir ve kaybolur, eklemlerin kenarlarında kemik çıkıntıları oluşur. Travmalar (kaza, darbe) mekanik nedenler, metabolik ve psikolojik bozukluklar iltihabı olmayan romatizmaların en önemli nedenleridir.
Başa dön

--------------------------------------------------------------------------------
Romatizmalar Hangi Yapıları Tutar?
Romatizmal hastalıklar vücuttaki doku ve organların çoğunu tutar. Bunların en önemlileri şunlardır: Eklemler, yumuşak dokular, kaslar, kirişler, bağlar, kemikler, kalp, damarlar, sinir sistemi, akciğerler, lenf düğmeleri, dalak, karaciğer, solunum sistemi, göz, böbrek, deri ve deri altı dokusudur. Bunların içinde en çok tutulanlar ise eklemler ve yumuşak dokulardır. Yumuşak dokular deri, deri altı dokusu, bursalar (eklemlere yakın küçük kesecikler), kirişler, kiriş kılıfları ve bağlardır.
Başa dön

--------------------------------------------------------------------------------
Romatizmal Hastalıkların Çeşitleri ve Tipleri
Romatizmal hastalıklar geniş bir yelpaze oluşturur. Bu büyük grupta 200'ün üstünde romatizmal hastalık vardır.

Romatizmalar oturdukları dokulara göre 4'e ayrılır.
1- Eklem romatizmaları
2- Yumuşak doku romatizmaları
3- İç organların romatizmaları
4- Bunların birlikte olduğu 'karışık' tipler

Romatizmal hastalıkların en sık görülen hem de en önemli olanları yumuşak doku romatizmaları, artroz (kireçlenme), romatoid artrit, ankilozan spondolit (belkemiği romatizması), kollajen hastalıklar (yaygın iltihabi bağ dokusu hastalıkları, örneğin sistemik lupus, eritematozus 'SLE'), akut eklem romatizması ve guttur.
Başa dön


--------------------------------------------------------------------------------

Romatizmal Hastalıklardaki Başlıca Şikayetler

Ağrı: En sık rastlanan, hastayı en fazla rahatsız eden bir şikayettir. Başta eklemler olmak üzere kaslar, yumuşak dokular ve iç organlara ait olabilir. Ağrı çok hafiften çok şiddetliye kadar değişik derecelerde ortaya çıkabilir.

Şişlik: Yine, en çok eklemlerde ve daha seyrek olarak da yumuşak dokularda ortaya çıkar. Eklem şişi iltihabı değişikliklere bağlı olarak gelişirse, buna artrit denir.

Hareket kısıtlaması: Ağrı ve şişler hareket fonksiyonunun bozulmasına neden olur ve hareket bozukluğu ve kısıtlanması da hastanın yaşantısını zorlaştıran önemli bir sorundur. Hareket kısıtlanması ve ağrı; zorlama, travma ve mekanik nedenlere bağlı olarak da ortaya çıkabilir.

Şekil bozuklukları: Ağrı ve şişlik geçici olabildiği gibi zaman zaman tekrarlayarak sürebilir. Eğer sürekli ve ilerleyici ise şekil bozuklukları ve sakatlıklar ortaya çıkar. Bu sorun hastanın günlük yaşantısını, sosyal hayatını ve iş gücünü önemli ölçüde etkiler.

En sık görülen bu belirtilerden başka, başta deri olmak üzere tutulan iç organlara ve diğer yapılara ait belirti ve bulgular da ortaya çıkabilir. Kalp şikayetleri ve bulgular, göz bulguları, akciğere ait bulgular ve sinir sistemi ile ilgili bulgular da tek tek veya birlikte ortaya çıkabilir.
kaynak: sağlık sitelerinden alıntıdır.

//derin , ince , sızı , kılcal damar ol , akıllan , akıllı adam , serseri konyak . akıllan . akıllı ali ilaslan , derin kanseri , akıllı adam .

Related Posts with Thumbnails

Bu yazıya Not Ver !


Get your own Chat Box! Go Large!

Nickinizi Değiştirmek için Kendi Nickinize Tıklayın !!!

Film izle komedi komik