hükümdar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hükümdar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Mayıs 2007 Pazar

Demokrasi şehidi Adnan Menderes'in adı Aydın'daki camide yaşayacak



Eski başbakanlardan Adnan Menderes adına Aydın'da yaptırılan cami, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu tarafından hizmete açıldı. Açılışta konuşan Başkan Bardakoğlu, camilerin içinde yaş, cins, ırk ve dilin önemini kaybettiğini vurguladı.

Camilerin akıl, bilim ve kültürün buluşma noktası / iyi güzel de icraat yok /olduğunu kaydeden Bardakoğlu, "Camilerde 21. yüzyıla uygun din eğitimi verilmelidir / kim vercek onu /. Böylece olmadık yanlış dinî bilgiler ve hurafelerden kurtulmuş oluruz . Sadece camilerde görev yapan imam hatip ve müezzinler değil, toplumun her kesimi elbirliğiyle bu yanlışlıklarla mücadele etmelidir." dedi. Türkiye'nin modern İslamiyet anlayışı ve yaşantısı ile Batı ve İslam ülkelerine iyi bir örnek teşkil ettiğini kaydeden / ya bana bakın bırakın bu ağızlarla konuşmaları , doğu batı köprü , uzlaşma , modernlik falan. YAPILACAK Çok şey var gülüm onları bir yapalım. Sonra yorumlarız , o dediğin türlerden. İŞ YAPALIM İŞŞŞ , do you understand me ? Almışındır sen mesajı / Bardakoğlu, şunları söyledi: "Diyanet İşleri Başkanlığı olarak bu durumumuzu devam ettirmek istiyoruz. Camilerimiz bir toplumda kadın, erkek, genç ve çocukların hep birlikte olması gereken yerlerdir. Ülkemizde camilere gelen kadın ve gençlerin sayısının az olduğunu görüyoruz. Bu eksikliğimizi tamamlamak için bu 4 unsurdan eksik kalanların da camilere gitmesini sağlamalıyız." Ülkede her şeye olduğu gibi demokrasiye de ihtiyaç duyulduğunu anlatan Bardakoğlu, kendisinin laiklik kadar demokrasiye de önem verdiğini duyurdu. Yapılan bu camiye demokrasi şehidi olan Adnan Menderes'in adının verilmesinin bu yönde olumlu bir karar olduğunu beyan eden Bardakoğlu, Adnan Menderes'i hatırlamakla Aydınlıların büyük bir kadirşinaslık örneği gösterdiğini dile getirdi.

Aydın'da hizmete açılan Adnan Menderes Camii'nin duvarlarında ayetlerin Arapça ve Türkçesi yan yana yer alıyor. / Ya bunu okudum da. Bizim öz türkçemize geçmişimize de bir bakalım, Devlet büyüklerimizi de bir görelim. Onların çözümlerini de hatırlayalım Bir miktar, Kaç kişi bilir hadavendigarın dualarını, Hangi komutan görür Alpaslanın hitabını ? /


George Bush gibiler , cok alakasız ama :) , ilgilensinler , şehit yöneticilerimizin hayatlarıyla... Gelecek de bir gün geçicek .

Mehmet Barlas, Aydın

Kaynak :http://www.zaman.com.tr

8 Mart 2007 Perşembe

ALPARSLAN

1030 yılında doğan Alparslan, Çağrı Bey’in oğlu ve Tuğrul Bey’in yeğenidir. Gazne Hükümdarı Mevdut’a karşı 1044’te büyük zafer kazandığı savaşta dikkat çekti. Çağrı Bey ona, 1058’de Belh, Toharistan, Tirmiz, Kobadiyan, Vahş ve Valvalic gibi şehirleri bırakarak devlet yönetimine hazırladı.
1059 yılında Gaznelilerle yapılan anlaşma sonrasında 1060’ta Çağrı Bey’in ölümü üzerine Alparslan, Horasan Selçuklu Devleti’nin başına geçti.
1063’te Tuğrul Bey’in ölümü üzerine vasiyeti doğrultusunda yeğeni ve üvey oğlu Süleyman, Vezir Amidülmülk Kündüri tarafından tahta çıkarıldı. Ancak Selçuklu beyleri, Alparslandan yana tavır koydu. Bu arada Kutalmış’ın başkent Rey’e hücumu üzerine, Vezir Kündüri, Horasan Selçuklu Hükümdarı olan Alparslan’ı Rey’e çağırarak, Selçuklu tahtını Alparslan’a devretti. Daha sonraki muharebede de Alparslan, Kutalmış’ı mağlup ederek Rey’e girdi ve 27 Nisan 1064’te tahta çıktı. Kündüri’nin yerine de Nizamülmülk’ü vezir tayin etti.
Dağınık Selçuklu beylerini disipline eden Alparslan, zamanın halifesine, 11 Mayıs 1064’te kendi adına bütün camilerde hutbe okunmasını emretti. Alparslan’ın sultanlığıyla Doğu ve Batı Selçukluları tek çatı altında birleşti.
İlk olarak Ermenistan ve Gürcistan civarında fetihler yapan Alparslan, daha sonra Bizans’ın en sağlam hudut şehri olan Ani’yi kuşattı. Son derece zorlu Ani’nin surları boyunca ağaçtan burçlar yaptırarak, mancınık ve okçularla, Ani’ye hücum etti. Uzun süren kuşatmadan sonra Ani, 1064 yılı içinde fethedildi.
Alparslan aynı yıl doğuda Tiflis’e kadar fetihler yaparken, kumandanları da Anadolu’da çeşitli fetihler gerçekleştirdi. Özellikle Afşin Bey, 1067-1068’de, Bizans’a karşı Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde önemli başarılar elde etti. 1067’de Malatya’da Bizans ordusunu yenen Afşin Bey, Kayseri’ye kadar ilerledi. Bizans’ın başına geçen Romanus Diogenes, Selçuklu akınlarına son vermek için 1068’de harekete geçti. Ancak Afşin Bey’in çevik manevraları üzerine Diogenes, sonuç alamadan İstanbul’a geri döndü.
Selçuklu akınlarının sürmesi ve görevlendirdiği kumandanların bozguna uğraması üzerine Diogenes, 1069’da tekrar ordusunun başına geçti. 1069 ve 1070 yılları, Diogenes ile Türk akıncı beylerinin vur-kaçlarıyla geçti.
Bu büyük Türk istilası Bizanslıların gözünü korkutmuştu. Ne pahasına olursa olsun onu durdurmak, bu topraklardan atmak, tehlikesiz hale getirmek, hatta ortadan silmek gerektiğine inandılar.



Bizans İmparatoriçesi Odoksiya bu yüzden, cesaretiyle ün yapmış kumandan Diyogenes Romanos ile evlendi. Böylelikle hem tahtında sorumluluğu beraber paylaşacakları yürekli bir insan, hem de ordularını yönetecek kahraman bir başkumandan kazanmış oluyordu.

Alparslan'ın 1071 yılı baharında güneye doğru yeni bir sefere hazırlandığını haber alan Bizanslılar bunu kaçırılmaz bir fırsat bildiler. General Diyogenes Romanos, 200 bin kişilik muazzam bir ordu kurarak Alparslan'ın üzerine yürüdü.
Tarihin seyrini değiştirecek iki ordu Van gölünün kuzeyindeki Malazgirt ovasında karşı karşıya geldiler. Alparslan her şeyden önce barış taraftarı idi. Bu yüzden en yakın adamlarından Sevük Tekin'i sulh elçisi olarak General Romanos'a gönderdi. General Romanos, Alparslan'ın kendisinden korktuğu için sulh istediğini sandı. Bunun şımarıklığı içinde Sevük Tekin ile adeta alay etti:

– Biz Isfahan'a gidiyoruz. Şurada atlarımızı biraz dinlendirelim dedik. Sulh meselesini ise artık Horasan'da görüşürüz. Fazla vaktimiz yok. Sizi Horasan'da bekleyeceğim, dedi.
Savaş artık kaçınılmaz bir hal almıştı. Horasan'a kadar bütün Türk topraklarını alacağını söyleyen bu Bizanslı şımarık generale haddini bildirmenin zamanı gelmişti. Alparslan o gün beyazlar giymişti. Harp meclisini topladı:

– Sulhu kazanamadıysak savaşı kazanacağız. Ok ve yaylarımızı bırakıp yakın savaşa gireceğiz... Düşmana kılıcım, kılıcım olmazsa pençem yeter. İşte şehitlik kefenimi giydim. Şehit olursam beni düştüğüm yere gömünüz ve oğlum Melik Şah'ın etrafına toplanınız, dedi.

Alparslan'ın imamı Buharalı Muhammed bin Abdülmelik,
– Sen İslamiyet uğruna bir cihada giriyorsun sultanım. Bütün Müslümanların dua ettikleri mübarek Cuma günü savaşa başla. Allah zaferi senin adına yazsın, diyerek zafer için dua etti.
Türk ordusu 26 Ağustos 1071 günü yalın kılıç düşmanın üzerine atıldı. Bizanslılar karşı tepelerin eteklerine sırtlarını vermiş beklemekte idiler. Alparslan çok isabetli bir kararla düşmanı üzerine çekmeyi beklememiş, bilakis kendisi sayıca çok daha kalabalık olan düşmanın üzerine yürümüştü.


Türk ordusu, tarihinin en yaman savaşını verdi Malazgirt ovasında. Harbin talihi kısa bir zamanda Alparslan'ın tarafına döndü. Bizans'ın o güçlü ve mağrur ordusu darmadağınık oluverdi. Ölenler öldü, kılıç artıkları ise esir edildi. O dev ordu mahvolup gitti. Esir edilenler arasında mağrur ve şımarık kumandan Romanos da vardı.

Alparslan, huzuruna getirilen General Romanos'a saygı ile yakınlık gösterdi. Kendisini teselli etti. Bir süre konuştular, sonra Alparslan:

– Beni esir etseydin ne yapardın, diye sordu. Bizanslı Başkumandan:
– Belki öldürür, belki de sokaklarda teşhir etmek üzere seni İstanbul'a götürürdüm, cevabını verdi. Muzaffer kumandan acıyan nazarlarla Romanos'a baktı:
– Benim cezam ise daha ağır olacak... Seni bağışlayacağım. Serbestsin, dedi.
Malazgirt zaferi, daha sonra Selçuklu Türk beylerinin Anadolu’da girişeceği fetihlerin anahtarı olurken, Sultan Alparslan, Rey ve Hamedan’a geri döndü.
Alparslan, batı fırka mensubu Yusuf el-Harezmi’yi ortadan kaldırmak için yeni Buhara yakınlarındaki Hana kalesine bir sefer yaptı.

Daha fazla dayanamayacağını anlayan Yusuf, Alparslan’a teslim olacağını bildirdi. Yusuf el-Harezmi’yi huzuruna getirten Alparslan burada Yusuf el-Harezmi’nin ani bir hançer darbesi ile ağır yaralandı. Aldığı yara üzerinden dört gün sonra 25 Kasım 1072’de 42 yaşındayken vefat eden Alparslan’ın naşı Merv’e getirilerek, babası Çağrı Bey’in yanına defnedildi.

Türbesine şu kitabe vardır:

“Alparslan'ın göklere yükselen azametini görenler, bakınız! Şimdi o şu kara toprağın altındadır.”

26 Şubat 2007 Pazartesi

Oğuz Kaan'ın Türklük Duası

ULU TANRI !.

GÜZEL TANRI !.

GÖK TANRI !.


Sen Türk'ü Türk yurtlarını koru !..

Düşman şerrinden sakla ! TÜRK'ü yiğitlikte daim et ! TÜRK'ü erlik davasıyla yaşat ! TÜRK'ü gerçekçi yap ! TÜRK'ün gönlüne herşeyden önce, hatta kursağına ekmek koymadan evvel TÜRK'lük sevgisini koy ! TÜRK'ü ideal ile yaşat ve ideali hakikat yapmaya çalışsınlar ! Törelerini canları gibi saklat ! TÜRK'e zevk ve rahat verme ! Bilakis zahmete alıştır ! Zahmetle yürekleri, bedenleri demir olsun ! Bu sayede onlara yüksek çalışma kudreti verirsin ! TÜRK'ü faal, cevval edersin. TÜRK'e değişmez bir seciye ver ! Zamanla seciyesi değişmesin, sade tekemmülle tadilat görsün !


ULU TANRI !.

Milli kuvvet, namus, ahlak, azim , sebat, ideal, TÜRKÇÜLÜK ruhu, yurtseverlik, ilim, sanat teşkilatı, intizam, beden kuvveti ve zenginlik ile hasıl olduğundan; TÜRK'e bunları ver ! TÜRK'ten hırsız, namuzsuz türerse hemen kahret ! TÜRK'e benlik, hem de yüksek bir benlik ver ! TÜRK nefsine itimat sahibi olsun ! TÜRK'ü muhakemeli, ciddi adam olarak yarat ! Hissiyatına kapılıp, öfke ile ayaklanmasın ! Birden barut gibi parlamasın ! Daima soğuk kanlı olsun ! TÜRK'ü her milletten cesur yarat ! Öç almayı TÜRK asla unutmasın !

ULU TANRI !.
Namuzsuz bir tek TÜRK yaratacağına, dünyayı yık daha iyi ! Ne kadar korkak TÜRK varsa hepsini helak et ! TÜRK herşeyi mukayese etsin ! Yalnız akıl ve mantık denen şeylere bırakma onu ! Sabırlı, derde dayanıklı olsun ! İradesi çelik gibi olsun ! Dönek TÜRK yaratma ! TÜRK'leri maymun iştahlı yapma ! TÜRK daima ihtiyatla adım atsın ! Kimsenin tatlı diline inanmasın ! Kimseye emniyet olmasın ! Çalışma zekâdan üstün bir kıymet olduğundan, TANRI, sen TÜRK'ü çalışkan et ! TÜRK'ün ömrü çalışma ile geçsin ! Ona daima çalışma aşkı ver ! Hele elbirliği ile çalışmayı alet etsin ! Tembel TÜRK'ü hemen öldür ! TÜRK'e her milletinkinden üstün zeka ver! Zeka ve çalışma; ikisi bir arada olunca TÜRK'ün önünde durulmaz! Milli büyüklüğün tek şartı yüksek ideal, buna alışmak için de yüksek ahlak, fedakarlık ve sebat lazım olduğundan TÜRK'leri ahlaklı, sebatlı ve fedai kıl! TANRI, TÜRK'leri sen kendi elinle birleştir ve herşeyden evvel ruhları birleşsin! Onları tek bir kafa gibi birleştirici kültür sahibi et! TÜRK'ü töresine sadık kıl, Tanrı! TÜRK budunu: Biliniz ki atalar töresi asırların tecrübesi ile husule gelmiş büyük bir hikmettir. Tanrı beni töreye dokunmaktan ve dokundurmaktan sakladı ve saklasın!

ULU TANRI !.
Türk milletini lafçı değil, elinden iş gelir insanlar et ! Bir şey söylemek vazife yapmak değildir. Onu fiilen yapmak ve yaptırmanın vazife olduğunu beyinlere sok !
GÜZEL TANRI !.
Sana hepsinden çok yalvardığım şudur : TÜRK'ü dalkavukluktan kurtar ! Dalkavukluk ve emsali vasıtalara zengin olmaktan koru ! TÜRK'e kötü para hırsı verme ! Dalkavukları yok et !

AMAN TANRI !.
TÜRK aile, töre ve disiplinini her şeyden evvel koru! TÜRK toprağında hürler yaşasın. Adaletten başka bir şey hüküm sürmesin! Sen TÜRK'e tabii şeylere tabiata karşı sevgi ver! TÜRK yurdunda yoksulluk o kadar azalsın ki fakirlik suç sayılsın!

Acunu ( Dünyayı ) Yaratan Yüce Tanrı !.
TÜRK'e insaniyetten evvel TÜRK milletini düşündür. İnsanların insaniyet dedikleri şey, göz boyamak için icat edilmiş bir boyadır. İnsaniyet maskesi taşıyan öyle milletler vardır ki maskelerinin altında canavarlar yaşar. İnsaniyeti gören olmadı. TANRI, TÜRK'e sağlam, sürekli irade ver! Güçlüklerde, sabrını, tahammülünü aynı zamanda gayretini arttır! Ona esas seciye olarak vazife muhabbeti ve mesuliyet duygusu ver! Mesuliyeti TÜRK yurdundan eksik etme! En büyük kuvvetin TÜRKLÜK aşı olduğunu TÜRK'e öğret!

TANRI !.

TÜRKÇE konuşulan, TÜRK'e yurtluk etmiş olan yerleri kıyamete kadar TÜRK'ün hükmü altında bırak !
TANRI TÜRK'Ü KORUSUN VE YÜCELTSİN...

Related Posts with Thumbnails

Bu yazıya Not Ver !


Get your own Chat Box! Go Large!

Nickinizi Değiştirmek için Kendi Nickinize Tıklayın !!!

Film izle komedi komik