kalın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kalın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Temmuz 2007 Cumartesi

'CHP, askerin siyasî kanadı gibi görünüyor'



İngiliz Financial Times gazetesi, Türkiye'deki cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili ilginç bir değerlendirme yayınladı. Laik bir parti olduğunu beyan eden CHP'nin, 'ordunun siyasi kanadı' gibi göründüğünü belirten gazete, bu durumun anamuhalefetin inandırıcılığına zarar verdiğini kaydetti.
İlgili Haberler
[Yorum] CHP-MHP koalisyonu mümkün mü?
Vincent Boland imzalı yazıda, Genelkurmay Başkanlığı'nın yayımladığı 27 Nisan bildirisine de değinildi. Açıklamanın, 'Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı olmasının kabul edilmeyeceği' şeklinde yorumlandığına işaret eden gazete, askerlerin iki beklenmedik sonuçla karşılaştığını vurguladı. Bunlardan biri, bildirinin AK Parti'yi güçlendirmesi. Gazete bu tespitini, Prof. İhsan Dağı'nın görüşleriyle destekledi: "Bildiri, demokratik refleksi tetikledi. Bu AKP'yi güçlendirdi." CHP'yi 'görünüşte sosyal demokrat' olarak nitelendiren gazeteye göre, beklenmeyen ikinci sonuç güvenilirlik konusunda CHP'nin zarar görmesi.
Gazete, "Ültimatomu destekler görünen muhalefetteki görünüşte sosyal demokrat CHP'nin güvenilirliğine zarar geldi. Açıkça laik bir parti olduğunu beyan eden CHP, orduyla o kadar özdeşleşti ki, bazen ordunun siyasi kanadı gibi görünüyor." ifadelerini kullandı. Financial Times, seçimlerin ardından yeni Meclis'in, cumhurbaşkanı seçmeye çalışacağını kaydederek Gül'ün tekrar aday olmayı göz ardı etmediğini ileri sürdü. Bu girişimdeki asıl sorunun ise TSK'nın tekrar bir bildiri yayınlayıp yayınlamayacağı olduğuna işaret edildi.
Londra, Cihan

11 Temmuz 2007 Çarşamba

ABC: El Kaide terör timi ABD yolunda





İngiltere ve İskoçya'daki başarısız saldırı girişimlerinin ardından ABD'de, El Kaide örgütünün yeni terörist eylemler düzenleyebileceği yönünde kaygı yaşanmaya başladı.


ABC televizyonu, ABD istihbarat yetkililerine dayanarak verdiği haberde, El Kaide'ye bağlı en az bir terör timinin ABD'ye doğru yola çıkmış, hatta ülkeye ulaşmış olabileceğini ileri sürdü, ancak başka ayrıntı vermedi.

ABC, artan terör riski algılaması doğrultusunda, alınabilecek önlemlere ilişkin Beyaz Saray'da yarınbir toplantı yapılacağını duyurdu.

Öte yandan ABD İç Güvenlik Bakanı Michael Chertoff,Chicago Tribune gazetesinin yöneticileriyle yaptığı toplantıda, "içimde terör riskinin arttığı bir döneme girdiğimiz yönünde bir his var" dedi.

Chertoff, El Kaide'nın yaz aylarında faaliyetleriniartırma eğilimine girdiğine işaret etti.

Amerikalı terör uzmanları da Pakistan ile Afganistanarasındaki sınır bölgesinde El Kaide'nin militanlarına verdiği terör eğitimini artırdığı bilgisinin ulaştığını belirttiler.

8 Temmuz 2007 Pazar

Daha Dik Göğüsler İçin


Uzmanlara göre, ameliyat olmadan da kesinlikle dümdüz bir karna ve harika göğüslere sahip olmak artık mümkün.

Her kadın diri ve güzel göğüslere sahip olmak ister. Uyku şekli, göğüslerin formunu yıllar içinde değiştirir. İp atlama ve koşma göğüslerin sarkmasına neden olur. Doğal ürünler ve düzgün beslenmeyle diri ve biçimli göğüslere sahip olabilirsiniz. Eczanelerde reçetesiz olarak satılan göğüs büyütücü bitkisel tabletlerin içinde şevket otu, karahindi bağı, melek otu, beş parmak otu gibi bitkiler bulunuyor. Bilimadamları, bu otların yenerek tüketilmesinin de olumlu sonuç verebileceğini söylüyor.

Uzmanlar, daha diri göğüslere sahip olmak isteyenlerin tüketmeleri gereken besinleri ise şöyle sıralıyor: "Sarımsak ve fesleğen gibi lezzet vericiler; soya gibi kuru baklagiller; buğday ve pirinç gibi tahıllar; bezelye, havuç ve patates gibi sebzeler; hurma, nar, vişne ve elma gibi meyveler. İçecek olarak kahve."

İşte neştersiz güzelliğin sırları: Günde 2 kere, öğünler arasında 1 bardak ananas suyu için. Ananasın içerdiği maddeler dokuları gerginleştirir. Sabahları kahvaltıdan önce bir çorba kaşığı bitkisel yağ, hücreleri zararlı maddelerden ve serbest radikallerden korur, sizi gençleştirir. Ayrıca her gün düzenli olarak yapılan soğuk duş ya da buz masajı bağ dokusunu güçlendirir. Göğüslerin kesinlikle formda kalmasını sağlar. Soyulmuş elma ise dekolteye tat katar. Meyve asitleri ve C vitamini kolajen üretimini harekete geçirir ve küçük kirleri temizler. Elmayı dilimleyin, dekoltenize yerleştirin. 20 dakika bekletin, soğuk suyla durulayın. Masaj, bağ dokusunu güçlendirir. Ellerinize aromatik vücut yağı sürün. Sağ elinizle sol göğsünüzü, sol elinizle de diğer göğsünüzü ovarak masaj yapın. Ayrıca, duruş çok etkilidir. Sahip olduklarınızı göstermekten kaçınmayın. Karın içeri, göğüs dışarı kuralına uyun. Omuzlarınızın vücudunuza göre orantılı olmasını istiyorsanız, her gün 1 kase yoğurt yiyin.

5 Temmuz 2007 Perşembe

EYYÛB ALEYHİSSELÂM

EYYÛB ALEYHİSSELÂM

İsrâiloğullarına gönderilen peygamberlerden.Hazret-i İshâk'ın oğlu Iys'ın neslindendir.Kendisine yedi kişi îmân etti.Yüzkırk sene yaşadı.Sabrı ile insanlık tarihinde darbımeselle anılan Eyyûb aleyhisselâm,Kur'ân-ı kerîmde zikredilmiştir.

Eyyûb aleyhisselâmın çok mal ve serveti ile oğlu vardı.Sürü sürü hayvanları,bağları ve bahçeleri bulunuyordu.Şam civarında Beseniyye mevkiindeki çiftliklerinde binlerce insan çalışırdı.Fakat servetinin çokluğu onu Allah yolundan alıkoymadı.Eyyûb aleyhisselâm Şam civarında yaşayan insanlara peygamber olarak gönderildi.Onları Allahü teâlâya îmân ve ibadet etmeye çağırdı.Bu uğurda pek çok zahmet çekti.Sonra malı,evladı ve bedeni ile imtihan edildi.Eyyûb aleyhisselâm çok büyük sıkıntılara göğüs gerdi.Sabrı,kullukta kusur etmeyip şikâyette bulunmayışı ve başka güzel vasıfları ile ibadet ehline ve akıl sahiplerine örnek oldu.

Allahü teâlâ hazret-i Eyyûb'u imtihan etmeyi murâd etti.Onun malarını çeşitli vesilelerle elinden aldı.Koyunları sel,ekinleri ise rüzgar ile telef oldu.Şeytan çoban suretinde ağlayarak Eyyûb aleyhisselâmın yanına geldi.O sırada insanlara vaaz nasihatte bulunan Eyyûb aleyhisselâma mallarının ve servetinin telef olduğunu söyledi.Hezret-i Eyyûb bu heber kerşısında hiç şikayette bulunmayarak Allahü teâlâya hamd ve şükürde bulundu ve "Üzülme! Omalı mülkü bana Rabbim vermişti.Şimdi de aldı.Çünkü sahibi O'dur." dedi.Bu sözleri ve hareketi karşısında şeytan perişan olup,geri gitti.

Sonra Allahü teâlâ Eyyûb aleyhisselâmın,hocaları ile ders okuyan çocuklarının da zelzeleyle ruhlarını aldı.Bu defa hoca şekline giren şeytan feryâd ve figân ederek Eyyûb aleyhisselâmın yanına geldi;"Ey Eyyûb!Allahü teâlâ evini zelzele ile yıktı.Çocukların öldü.Her biri parça parça oldular." dedi.Çocuklarına olan şefkatından dolayı gözlerinden yaşlar gelen Eyyûb aleyhisselâm sabır ve tevekkül ederek,Allahü teâlâya teslimiyetini bildirdi.Şeytana da:"Ey mel'ûn!Sen İblissin.Beni Rabbime isyana teşvik etmek istiyorsun.Şunu bil ki,evladım bir emanet idi.Rabbime niçin inciniyim.Rabbime hamd ederim." buyurdu.Bundan sonra Allahü teâlâ Eyyûb aleyhisselâmın vücuduna hastalık verdi.Hazret-i Eyyûb'un hastalığı gün geçtikçe şiddetlendi.Akrabaları,komşuları ve başkaları yanına uğramaz oldu.Yalnız hanımı Rahîme Hatûn onu terk etmedi.Ona hizmetine devam edip,ihtiyaç için neyi varsa sarf etti.Hazret-i Eyyûb bu halinde de şikâyet ve feryâdda bulunmayıp,hamd etti ve sabır gösterdi.Bu defa şeytan Eyyûb aleyhisselâmın bulunduğu şehir halkına vesvese vererek;" Onun hastalığı size geçer,onu şehrinizden çıkarın." dedi.Şehir halkı Eyyûb aleyhisselâmı ve hanımı Rahîme'yi şehirden dışarı çıkardılar.Rahîme Hâtun şehrin dışında bir yerde hazret-i Eyyûb'a hizmete devam etti.Hazret-i Eyyûb,yedi yıl dert ve bela içinde kaldı.Hâlinden hiç şikâyet etmedi.Şeytan,bu defa insan suretinde Rahîme Hâtunun karşısına çıkıp onu Eyyûb aleyhisselâmın hizmetinden alıkoymaya çalıştı.Ona;" Kendine yazık ediyorsun.Hastalığı sana geçer." dedi.Rahîme Hâtun ise,şeytana;" Onun üzerimdeki hakkı çoktur,ödeyemem.Nîmet ve rahat vaktinde onunla yaşadım.Bu hastalık hâlinde onu bırakamam." dedi.Dönüşte,onları hazret-i Eyyûb'a anlattı.Eyyûb aleyhisselâm da onun iblîs yani şeytan olduğunu ve onun vesvesesinden sakınmasını söyledi.Şeytan daha sonra da Rahîme Hâtunun karşısına çıkarak,vesvese vermeye çalıştıysa da aldırış etmedi.

Hazret-i Eyyûb'un hastalığı gittikçe şiddetlendi.Onun bu hâli beden,kalp ve lisanıyla yaptığı kulluk ve peygamberlik vazifelerini iyice zorlaştırdı.O zaman Allahü teâlâya duâ ve niyazda bulundu:" Bana gerçekten hastalık isabet etti.Sen merhamet edenlerin en merhametlisisin." dedi.Allahü teâlâ onun duâ ve niyâzını kabûl etti.Birgün Eyyûb aleyhisselâmın hanımı Rahîme Hâtun yiyecek aramaya çıkmıştı.İkindi vakti Allahü teâlânın lütuf ve müjdesi ulaştı.Cebrâil aleyhisselâm gelerek Allahü teâlâdan;Ey Eyyûb!Belâ verdim sabrettin.Şimdi ben sihhat ve nîmet vereceğim." haberini getirdi.Allahü teâlâ;"(Ey Eyyûb!) Ayağını yere vur.Çıkan sudan gusleyle ve soğuğundan iç." (Sâd sûresi:42) buyurdu.Bu emr-i ilâhî üzerine Eyyûb aleyhisselâm ayağını yere vurdu.Biri sıcak,biri soğuk,iki pınar fışkırdı.Sıcak sudan gusl edince bedenindeki,soğuk sudan içince içindeki hastalıklardan kurtuldu ve sıhhate kavuştu.Kuvveti geri geldi.Taze bir genç oldu.Elinden alınmış olan mallarını Allahü teâlâ geri iâde etti.Çok sayıda evlâd ihsân etti veya bir rivâyette ölmüş olan oğullarını diriltti.Yüz çeviren dostları kendisine muhabbetle yöneldiler.

Eyyûb aleyhisselâmın hastalığı afiyet haline dönüşünce,o gece seher vaktinde bir âh eyledi.Sebebini sorduklarında;" Her gece seher vaktinde diye ses duyardım.Şimdi o vakit geldi; sesini duyamadım.Onun için ağlıyorum." buyurdu.

Eyyûb aleyhisselâm ömrünün sonunda en olgun evladı olan Havmel'i vâsi tâyin etti.Tehiz ve tekfin işlerini ona ısmarladı.Yüzkırk sene ömür sürdükten sonra vefât etti.Bişr isimli bir oğlunun peygamberliğinde ihtilâf olunmuştur.Onun yaşıyla ilgili başka rivâyetler de vardır.Hazret-i Eyyûb'un kabri Şam'da Beseniyye denilen yerdedir.

Mucizeleri:Eyyûb aleyhisselâm Allahü teâlânın emirlerini tebliğ ederken biçok mûcizeler gösterdi.Bunlardan bazıları şöyledir.
1.Eyyûb aleyhisselâmın duâsı bereketi ile koyunların yünleri ibrişim olurdu.
2.Eyyûb aleyhisselâm kavminin hâkimini îmâna dâvet ettiği vakit o da;" Evimdeki direklerin kalkarak havada durmasını senden mûcize olarak isterim." demişti.Hazret-i Eyyûb duâ etti.Nihayet evin direkleri düştü ve ev havada kaldı.Hâkim bu mûcizeyi gördüğü hâlde îmân etmedi.
3. Eyyûb aleyhisselâmın duâsıyla çöldeki seraplar ve dumanlar su olurdu.

Eyyûb aleyhisselâm güzel huylu,cömerd ve çok merhametliydi.Fakirlere,misafirlere,yetimlere çok yerdım ederdi.Bedenine,
malına ve evlâdına gelen musibetlere sabredip ilahî takdire rızâ gösterirdi.Bundan dolayı insanlık tarihinde, "Eyyûb aleyhisselâmın
sabrı gibi" darbımeseliyle anıldı.Allahü teâlâ onu bu güzel vasıfları sebebiyle Kur'ân-ı kerîmde şöyle mehd ü senâ buyurdu:" Biz onu (belâlara) hakikaten sabırlı bulduk.O ne güzel kuldu.Şüphe yok ki o tamamen Allah'a dönen (bir zât) idi." (Sâd sûresi:44) Eyyûb aleyhisselâmla ilgili olarak Kur'ân-ı kerîmin En'âm,Nısâ,Sâd ve Enbiyâ sûrelerinde bilgi verilmiştir.

28 Haziran 2007 Perşembe

Kissinger Türkiye'yi Kıbrıs'a nasıl itti!

CIA'in kamuya açtığı "aile mücevherlerini" yani eski belgelerini eşeledikçe Türkiye'yi yakından ilgilendiren tarihi belgeler ortaya çıkıyor. O belgelerin içinde Kissenger'ın Türkiye'yi Kıbrıs harekatına nasıl ittiği, Beyaz Saray'ın Kenan Evren'i nasıl desteklediği açıkça yazıyor!


Kissinger Türkiye'yi Kıbrıs'a nasıl itti!

CIA’in açıkladığı “Aile Mücevherleri” olarak isimlendirilen arşivi ve konuyla yakından ilgili CIA görevlilerine göre Dışişleri Eski Bakanı Henry Kissinger 1974’te Türkiye’yi Kıbrıs’ı işgal etmeye itti ve Yunan juntasının desteklediği darbe hükümetinin reaksiyonuna karşılık silahların Ankara’ya taşınmasına da müsaade etti.

1970’ten beri tutulan ve “Aile Mücevherleri” olarak bilinen yaklaşık 700 sayfadan oluşan CIA’in çok gizli raporları kamuoyuna açıklandı. Ulusal Güvenlik Arşivi Bilgi Edinme Yasası gereğince daha önce konuyla ilgili elindeki dört belgeyi kamuoyuna açıklamıştı.

Bahsi geçen belgelerin birinde Kissinger’ın 20 Şubat 1975’te yaptığı bir konuşmaya yer veriliyor. Beyaz Saray’a iletilen Memorandum’un yer aldığı belgede, Kissinger “Bütün her şeyin içinde bizi en fazla inciten CIA’in işleri ve Türkiye’ye yardım” diyor.

Yüzeysel olarak bakıldığında bu yorum zararsız gibi gözüküyor; ancak yorumun zamanlamasına bakıldığında Kissinger’ın 1974 Kıbrıs işgali için Türkiye’ye kanun dışı finansal yardım ve silah desteğini teşvik ettiği ortaya çıkıyor.

1974’ün Temmuz ve Ağustos aylarında, Türkiye Kıbrıs’ı ordusuyla işgal ediyor ve neredeyse tüm adanın 3’te birini alarak Ada’yı Kuzey ve Güney olarak ikiye bölüyor. Bir çok tarihçi Başkan Gerald Ford’un hem ulusal güvenlik danışmanı hem de dışişleri bakanı olan Kissinger’ın planlanan Kıbrıs işgalini önceden bildiği hatta aynı zamanda işgali teşvik ettiği düşüncesindeler.

Bazı Kıbrıs Rumları, önceden olduğu gibi, ABD ve İngiltere’nin Ada üzerinde etkinliklerini devam ettirebilmeleri için üzerinde düşünülüp taşınılmış bir plan olduğuna hâlâ inanıyorlar. Kıbrıs Israil, Mısır, Ürdün ve Suriye arasında 1973 Ekimi Savaşı’nda bir dinleme limanı olarak Doğu Akdeniz’de büyük bir öneme sahip.

Köşe yazarı ve aynı zamanda, “The Trial of Kissinger” (Kissinger’ın Duruşması) kitabının da yazarı olan Christopher Hitchens’a göre, o zaman bir çok Rum’un kesin olarak inandıkları şey, Başkakan Bülent Ecevit’in Harvard’ta Kissinger’ın göz bebeği olduğuydu.

Kimliğinin açıklanmasını istemeyen çeşitli istihbari kaynaklar da Raw Story’e Kissinger’ın Türkiye’yi Kıbrıs’ı işgal etmeye ittiğini ve Ankara’ya silah taşınmasına da müsaade ettiğini doğruluyor.

Ancak, o dönemde Türkiye’de çalışan eski bir CIA görevlisi Memorandum’da yer alan Türkiye’ye yardımla ilgili ifadenin Kissinger’in önerisini dinleyen Ford Yönetiminin, sağ görüşlü aşırı-milliyetçi General Kenan Evren ile masa altından iş yürütmesi olarak anlaşılabileceğini belirtti. Kenan Evren daha sonra Parlementoyu feshetmiş ve 1980 Darbesinin Türk diktatörü olarak kendini göstermişti.

Eski CIA görevlisi “Buradan şu çıkıyor, Amerikan Hükümeti doğrudan General Kenan Evren ile çalışıyordu ve demokratik olarak seçilen Türk Hükümetini aldatıyordu. Bu Kissinger tarafından teyit edildi çünkü Sosyal Demokrat Ecevit hakkında endişeleri vardı” diyor. Eski CIA görevlisi sözlerine, Kıbrıs ‘İşgal’inden sonra uygulanan silah ambargosuna atfen “Teknik olarak onlardan askeri yardımı kestik. Teknik olarak...teknik olarak, fakat bu askeri yardım ya da CIA yardımının, Kongre’nin yardımları kestikten sonrada devam ettiğine delalet ediyor. Bu Ecevit’in düşmesine ciddi şekilde neden olmuş olabilir” ifadelerini ekliyor.

Ayrıca eski CIA görevlisi demokratik olarak seçilen Ecevit hükümetinin, Johnson Hükümetiyle iyi ilişkilerinin olduğunu, fakat Kissinger’ın Ulusal Güvenlik danışmanlığını yaptığı Nixon yönetimiyle bir takım sorunlara sahip olduğunu belirtiyor. CIA kaynağı “Bu sorunların ne olduğunu hatırlamıyorum. Fakat Beyaz Saray’ın Ecevit’i sevmediğini iyi hatırlıyorum” diyor.

Ekopolitik.org



/soyulayık , aşırı milliyetçi Kenan evream . Ben o adamda kendi başına bir yarak yiyecek , ve lideri olacak bir ibnelik göremiyorum. o ibnenin kurulablarına bir bakmak lazım. kimlerden aldılar listeleri. hangi cia ajanları. Vaya hangi soysuzlar. Bu soysuzların bağlantıları belki kendileri hangi kargaşalıkların kurbanları . o orospu çocukalrını boğmak için ben ölüyü canlandırırım. bir daha ezerim bir melek . piç kurusu ajanlar. idam sehpası hazır. fransız kalmayın giyorin de kullanırız . ölüm meleği sizlerle. sıkıysa yakışın güle oynaya. bu dünyada ölüm sizler çin var. sizlerin yüzleri gülüyorsa bizde haram var. sizin gülme becwerinizden fazla bizde sizlerin kokmul ciğerinizi doğramak isteği var. piç kuruntıları ölüm var size ölüm . öldürüleceksiniz. yaşamak haram sz.

kobay ibneleriniz gerizekalı ahmaklar . piçler . görürüz hesaplarını. nerde o kudret nerde o devlet? yerim hepişinizi , soysuz piç .



20 Haziran 2007 Çarşamba

MHP: Okullarda Kuran okuma dersi seçmeli olacak

MHP, iktidara gelmesi durumunda, okullarda seçmeli ders olarak "Kuran-ı Kerimi Okuma ve Anlama", "İlmihal Bilgileri" ve "Peygamberin Hayatı" gibi derslerin seçmeli olarak okutulacağını açıkladı.


İktidara gelmeleri durumunda eğitim konusuna ağırlık verileceğini açıklayan MHP, eğitimin tüm kademelerinde sınıf mevcutlarının otuz öğrencinin altına indirileceğini ve zorunlu şartların dışında ikili eğitim uygulamasına son verileceğini kaydetti.


'DERSHANELERİN ÖZEL OKULLARA DÖNÜŞMESİ TEŞVİK EDİLECEK'


MHP’nin eğitime yönelik seçim vaadleri şöyle:
-Dershanelerin özel okullara dönüşmesi teşvik edilecek, -İlköğretim 6’ncı sınıftan itibaren ‘Kuran-ı Kerimi Okuma ve Anlama’, ‘İlmihal Bilgileri’ ve ‘Peygamberin Hayatı’ gibi dersler seçmeli olarak okutulacak. Böylece milli birlik ve bütünlüğün yanısıra vatandaş ve devlet arasında yakınlaşma ile ön yargıların giderilmesi de sağlanacak.


-Türklüğün ve İslam’ın değerlerini yaşayan ve yaşatan önder şahsiyetlerin (Hacı Bektaş-ı Veli, Mevlana, Hoca Ahmet Yesevi, Hacı Bayram Veli ve Yunus Emre gibi) hayatı ve felsefeleri, okullarda seçmeli ders olarak okutulacak.


-Üstün zekalı ve üstün yetenekli öğrenciler özel imkanlara kavuşturulacak.
-Zorunlu temel eğitim süresi 12 yıla çıkacak. (ANKA)


/ Teşekkütler ittik ,

Yahudilerin nasıl maymunken el şaplattıkları da , nasıl domuz oldukları da var fantaziler arasında.

/ Yahudilerin korktuğu kitablar da var . Onları da bir ilhilimet.

kandehlevi

/ bu amcıklar bizim sevmediğimiz kitapları da biz yazalım derler . İlhilmet

17 Haziran 2007 Pazar

Başbakan'ın borsa müjdesi, fındık ve çay üreticisini sevindirdi

Başbakan'ın borsa müjdesi, fındık ve çay üreticisini sevindirdi
Dünya fındık üretiminin yüzde 70'ini, ihracatının ise yaklaşık yüzde 80'ini elinde bulundurmasına rağmen uluslararası fındık ticaretinin Almanya Borsası'ndan yönlendirilmesi, Türkiye'yi harekete geçirdi. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın CNN Türk Televizyonu'nda yaptığı açıklamada, fındık ve çay borsalarının kurulacağı müjdesini verdi. Başbakan'ın açıklaması, fındık üreticileri tarafından memnuniyetle karşılandı.

Önemli fındık üretim merkezlerinden Ordu'nun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ömer Aydın, borsa kurulması kararını desteklediklerini belirterek, fındık ağacı dikilen arazilerin bölünmemesi için de tedbir alınmasını istedi. Aydın, "Ovalara dikilmiş ve sökülmesi gereken ağaçlarla ilgili karar çıktı; ancak uygulanmıyor. Kaliteli üretim için bunların sökülmesi gerekiyor." dedi. Borsanın kurulması halinde üreticinin kendi fındık fiyatını belirleyeceğini vurgulayan Fiskobirlik Başkanı Yaşar Pamuk da, "Fındık borsası kurulursa fındık fiyatlarını iç piyasa belirler. Bu da fiyatların yüksek seyretmesi ve üreticinin rahata ermesi demektir. Fındık borsası ile yetinilmemeli ve lisanslı depoculuğun da kurulması gerçekleştirilmelidir." şeklinde konuştu. Giresun Ziraat Odası Başkanı Özer Akbaşlı ise borsanın büyük yatırım olduğunu ve devlet desteğinin gerektiğini kaydetti. Giresun Ticaret Borsası Başkanı Karadere de borsanın altyapısının hazır olduğunu ifade ederek, "Fındık borsasıyla alakalı yasa Meclis'ten geçti. Borsanın kurulması fındıkta sorunları çözmez, borsa ile birlikte kademeli olarak lisanslı depoculuk ve fındık ihtisas borsasının da kurulması gerekmektedir." diye konuştu. Almanya, fındık üretimi yapmamasına rağmen tek başına dünya fındık ihracatının yüzde 10'unu gerçekleştiriyor. Bunu da fındık üreticisi ülkelerden alarak yapıyor. Üretici konumda olan ülkelerdeki fındık fiyatlarını istediği gibi belirleyen Almanya, bundan kâr ettiği gibi fındık üzerine kurduğu çikolata ve şekerli gıda sanayii ile de ekonomisini güçlendiriyor. Fındık ihraç eden ülkeler sıralamasında Türkiye, İtalya'dan sonra üçüncü sırada yer alıyor. Bugüne kadar göreve gelmiş hükümetlerin Türkiye'de fındık borsası kurma yönünde somut adımlar atamaması, üretilen fındığın uluslararası piyasalarda ucuz işlem görmesine sebep oluyor. Bulgaristan, İtalya, Romanya, Arjantin, Almanya, Gürcistan ve Azerbaycan'ın fındık üretmeye başladığını ifade eden Ordu Ticaret Borsası Başkanı Necdet Gürsoy, hükümeti duyarlı davranmaya davet etti. Gürsoy, "Borsa kurulursa fındığı daha kaliteli üretmeye başlayacağız. 100 kilo fındığı 90 kiloya satma dönemi bitip kantarla ticaret dönemi başlayacak." dedi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yunus Pınar da bir süre önce yaptığı açıklamada, uluslararası düzeyde fındık borsası kurulmasının kaçınılmaz olduğunu kaydederek, Almanya ekonomisinin büyümesinde Türk fındığının önemli bir katkısının bulunduğunu açıklamıştı.

Türkiye'de 600 bin hektarda her yıl ortalama 700 bin ton fındık üretiliyor. Yaklaşık 50 bin üreticinin yetiştirdiği fındık, sektöründe 4 milyon kişiye iş imkanı sağlıyor. 2004 yılında 271 bin ton iç fındık ihraç eden Türkiye, bundan 1,2 milyar dolar döviz sağladı. 2005'te ise yüzde 58 artışla 209 bin ton iç fındık ihracatından 1,9 milyar dolar gelir elde edildi. Fındığın iç pazardaki tüketimi ise toplam tüketim içinde yüzde 10 civarında. Fatih Yalçıner, Yasin Çanakçı, Yafes Kurt; Samsun, Giresun, Ordu

'Kaçak çayın gelişine engel olur'

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, kurulacağını açıkladığı 'çay borsası'nın, Türkiye'ye kaçak yollarla giren kalitesiz çayın önüne geçeceği belirtiliyor. Sektör temsilcileri, bunun da Türk çay sektörünün iç pazarda 40 ton civarında yeni pazar kazanması anlamına geleceğini dile getiriyor. Rize Ticaret Borsası Başkanı Tahsin Sancak, üreticilerin yabancı menşeli kalitesiz çayların yurda girişinden muzdarip olduğuna dikkat çekerek, "Bunun önüne geçildiği zaman yerli çayın satışı kolaylaşacaktır. Bundan da hem satıcı, hem tüketici hem de üretici faydalanacaktır." dedi. 'Çay borsası'nın uzun süredir gündemlerinde olduğunu kaydeden Sancak, yeni yapılan RTB binasında çay borsası için gerekli fiziki ve teknik altyapıyı kurduklarını söyledi. Rize Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ömer Faruk Ofluoğlu, kararın çay sektörü için geç kalınmış bir adım olduğunu ifade etti. MÜSİAD Rize Şube Başkanı Mehmet Erdoğan, çay borsasının çay sektörüne 40 bin ton civarında bir pazar kazandıracağı görüşünde. Erdoğan, "Türk çayının rekabet gücünün artırılması için tarımda, sanayide, pazarlama alanlarında yeniden yapılanmaya ihtiyaç vardır." şeklinde. konuştu. Hasan Demir, Rize

14 Haziran 2007 Perşembe

İsrail’e Nobel’li cumhurbaşkanı

Siyasetin eski yüzleri İsrail’de dün yeni görevlere getirildi. Nobel ödüllü eski başbakan Şimon Peres cumhurbaşkanı olurken, İşçi Partisi’nin başına da eski başbakanlardan Ehud Barak getirildi.




İsrail’e Nobel’li cumhurbaşkanı

Yolsuzluk ve seks skandallarıyla yıpranan İsrail cumhurbaşkanlığı makamına uluslararası prestije sahip Şimon Peres getiriliyor. Dün İsrail Parlamentosu’nda yapılan seçimin ilk turunun ardından diğer iki adayın çekilmesi üzerine Nobel barış ödülüne sahip 83 yaşındaki Şimon Peres’e cumhurbaşkanlığı yolu açılmış oldu.

Dünkü oylamanın ilk turunda en çok oyu alan Peres, gerekli çoğunluğu sağlayamadı. Rakipleri Reuven Rivlin ve Colette Avital, Peres’in yararına seçimden çekilme kararı aldı. Peres, 2000 yılında da cumhurbaşkanlığı için aday olmuş, fakat son anda koltuğu siyaset sahnesinde pek bilinmeyen Moşe Katsav’a kaptırmıştı. Moşe Katsav’ın adı geçtiğimiz aylarda cinsel taciz iddialarına karışınca cumhurbaşkanlığı görevi askıya alınmıştı.

İsrail’in eski başbakanlarından Ehud Barak ise koalisyon ortağı olan İşçi Partisi’nin liderliğine seçildi. Barak’ın selefi Amir Peretz’in savunma bakanlığı koltuğuna da oturması bekleniyor. Amir Peretz de parti liderliğine yeniden aday olmuş, ancak geçen yılki Lübnan savaşında yaşanan sıkıntılardan sorumlu tutulduğu için 28 Mayıs’taki ön oylamada elenmişti.

Ben Gurion ile otostopta tanıştı

1923 Polonya doğumlu Peres, henüz 11 yaşındayken ailesiyle Filistin’e göç etti. Siyonist mücadeleye katıldı ve otostop yaparken tanıştığı İsrail’in kurucusu David Ben Gurion’un yakın çalışma arkadaşı oldu. 29 yaşındayken savunma bakanlığında direktör olarak görev alan Peres, aynı zamanda İsrail’in ilan edilmemiş nükleer programının da babası olarak kabul gördü. 1993 yılında Filistin ile İsrail arasında yapılan Oslo barış anlaşmasına katkısından ötürü İsrail Başbakanı Yitzak Rabin ve Filistin lideri Yaser Arafat ile Nobel barış ödülüne layık görüldü. Seçim kazanmadığı halde iki kez başbakanlık yapan, uluslararası kabul gören bir devlet adamı olan Peres, İsrail’in göreve başlayan en yaşlı cumhurbaşkanı olarak da tarihe geçecek.

/ Bana bakın ibneler . sizde ceşit az . Herkez sivil sizde. Karısıda kızı da . Kocalarınız ne diyor. Biz de sikilmek istiyoruz. Erkek lazım bize. Kalın kafalılar. Sikecek erkek bizde nah bak . Geleceğiz çörekleneceğiz o işe. Size bok ödülünü verenlerin aklını da beynini de sikerim. Sizin ödül vereceklerinizi de sikeyiö. Ölüm var bu işin sonuçlarına katlanın. atmosferi koruma derneğini kuracağım. Sizi öldürenlere ödüllerini vereceğim. Anlamışsınız
Vereceğim para kol gibi yarak.
George bush ne demiş. O yataktan bana da lazım :) / Terörüst faailiteler belirginleşti. İngiliz ve fransızları. işbirliği için belliyoruz.

/Almanlar kendileri istedi /Doğa güzel sabunları ürünleri hitlerden alınmış , sır gibi makara . Ödüllü yatıştırma.İlk öngörü yahudiden

Anglo-Saxon siyonizmi!


Anglo-Saxon siyonizmi!
/ Çok şakacılık

İngiltere Muhafazakâr partisi lideri David Cameron Salı günü verdiği demeçte, İsrail’e karşı düzenlenen akademik boykota çatarak, kendisini Siyonist olarak adlandırdı. Haaretz gazetesine göre İngiltere'de Siyonizm rüzgarı esiyor. İşte o haber... iyibilgi zoom / Osurdu galiba yahudiler

Her yıl düzenlenen İsrail’in Muhafazakâr Dostları yemeğinde, sorulara cevap veren Cameron, akademik boykotu tamamen gereksiz olarak nitelendirdi. / Piç domuzlar , Dos yemeyinizi sikeyinm/
Muhafazakâr lider Cameron: “Siyonizmden kastınız, Yahudilerin İsrail topraklarında hakkı olduğu ise ben Siyonistim. İsrail’e destek vermek parti üyelerinin DNA’larında mevcuttur,” dedi. / 3. Dünyanın, ve asya pasifik 'in tamamının ingilterenin parasında gözü varsa. Ben Kefilim . /
/ OSmanlı torunlarının piç yahudileri ve örülü ağlarını karanlık! apma lüzumu var, Gerekliyim ben bu konuda /

Filistinliler ile Yahudileri ayıran duvarın inşasını haklı bulan Cameron, yalnız bu durum iki devletli çözümü torpilleyebilir, dedi. / Senin çözümünü ..... Hak olan İsraile ölüm idam sehpa /

Bu arada İngiltere’deki Yahudiler, akademik boykota karşı kampanya başlatıyor. / Kışlarını parmaklasınlar /

İngiliz Yahudi organizasyonları koalisyonu Perşembe günü bir kampanya başlatarak Üniversiteler ve Kolejler Birliği’nin İsrail’i boykot etme girişimiyle mücadele edecekler. / Hepsi bir arada mail yarışına başlar. Ahmak Domuzlar. Siz mail atın. Biz yarak atıcaz bi taradınıza mı kaçtı /

Çarşamba günü gazetelere verilmesi planlanan reklâmları takiben Perşembe günü de Yahudi politikacılarının, üniversite hocalarının ve cemaat liderlerinin katılacağı bir basın konferansı düzenlenecek.
/ Çok alımlısın /
Yahudi Liderlik Konseyi direktörü Jeremy Newmark, Haaretz’e verdiği demeçte, kampanyanın hedefi Üniversiteler ve Kolejler Birliği direktörü Sally Hunt’un boykot teklifini birlik içerisinde referanduma götürmesini sağlamaktır, dedi. / Referandum yap

(Haaretz, Assaf Uni – Amiram Barkat, Editör)Ekopolitik.org, iyibilgi.com için çevirdi
/ Kısaca isaac newton ne demiş. Biri kıcımı parmaklasın :)

12 Haziran 2007 Salı

Erdoğan şehit cenazelerindeki protestolara tepki gösterdi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, şehit cenazelerinde yaşanan protestolarla ilgili olarak, "Bu terbiyesizliği yapmış olanlar ne İslami görevi ne insani görevi yapmak için geliyor. Tamamen bunların dışında bir görevlendirmeyle oraya geliyorlar. Bu tabii cenaze adabına ters, şehide de saygısızca bir hareket" dedi.
Başbakan Erdoğan, AK Parti’nin yeni genel merkezinin tanıtımı sırasında, basın kuruluşlarının temsilcilerinin şehit cenazelerindeki protestolarla ilgili sorularını yanıtladı.
Erdoğan, konuyla ilgili olarak, "bu terbiyesizliği yapmış olanların ne İslami görevi ne insani görevi yapmak için geliyor. Tamamen bunların dışında bir görevlendirmeyle oraya geliyorlar. Bu tabii cenaze adabına ters, şehide de saygısızca bir hareket" dedi.
Başbakan Erdoğan, "Görevlendirme derken siyasi anlamda mı?" sorusuna da "Tabii tabii" yanıtını verdi.
Erdoğan, "Belli bir partiyi suçluyor musunuz? sorusuna da şu karşılığı verdi:
"Onları artık halkımız gayet güzel bir şekilde takdir eder. Herhalde işaretlerinden vesairesinden ne olduğu anlaşılıyor. Belli bir parti değil, belli partiler, yani bir tane parti yok, birkaç parti...
Bunlar bu şekilde bu işi yapıyorlar ve biz de tam aksine örgütümüzü bu noktada hassas olmaya davet ediyoruz. Çünkü çekilmek istenen bir şey var. Oraya da örgütümüzün asla çekilmesini istemiyoruz." Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, şehit cenazelerindeki protestolarla ilgili olarak İçişleri Bakanlığının inceleme başlattığını bildirdi.

EMEKLİ PAŞALARA TEPKİ

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Yani şehitlerimizi bir siyasi rant aracı olarak kullanmamamız lazım. Bu konudaki hassasiyet çok önemli. Ama bakıyorsunuz, yani birçok şeyler hele hele şunu açıkça söylüyorum bazı emekli generaller, paşalar televizyon televizyon dolaşıp hükümete karşı adeta böyle saygı sınırlarını aşan ifadeler kullanmak suretiyle toplumda sanki bir psikolojik olumsuz hava oluşturmanın gayreti içine giriyorlar, bunlar hoş şeyler değil." dedi.

"KİMSE KATİL DİYEMEZ"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ’bu ülkeyi tüm fedakarlığıyla gece gündüz demeden yönetmeye çalışan bir iktidara, kimsenin kalkıp da ’katil’ deme hakkı olamaz. Ve bu basite de indirgenemez" dedi.
Başbakan Erdoğan, AK Parti’nin yeni genel merkezinin tanıtımı sorasında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Erdoğan, bir gazetecinin, TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın "şehit cenazelerindeki protestolara ilişkin olarak hükümeti göreve çağırmasıyla" ilgili soruya şu karşılığı verdi:
"Konuyla ilgili kamera görüntüleri, İçişleri Bakanlığı takibini yapıyor, yapacak. Bunların içinde herhalde ’katil iktidar’ diye bağıranların bir faturası olacak.
Bu ülkeyi tüm fedakarlığıyla gece gündüz demeden yönetmeye çalışan bir iktidara, kimsenin kalkıp da ’katil’ deme hakkı olamaz. Ve bu basite de indirgenemez.
Aklıselim bir vatandaş ülkesine gece gündüz hizmet veren bir iktidarı ’katil’ gibi katlanılması mümkün olmayan bir sıfat ile anamaz. Buna hakkı yok. Ve bir şehit cenazesinde bunları yapmaları ve bizim için kutsal olan bir mekanda böyle bir şeyi yapmaları tabii bu işin ne edebine ne adabına hiçbir şeye sığmaz. Bu konuda İçişleri Bakanlığımız gerekli takipleri yapıyor.
Bunların içinde çok farklı siyasi partilerin mensupları çıkabileceği gibi çok farklı örgütlerin mensupları da şu anda bize gelen bilgiler arasında bunları İçişleri Bakanlığı çalışmalarını yaptıktan sonra gerekli olan yargı makamına da sevkini yapacaktır. Biz bu işin takibini bu şekilde yapıyoruz, yapacağız."

Related Posts with Thumbnails

Bu yazıya Not Ver !


Get your own Chat Box! Go Large!

Nickinizi Değiştirmek için Kendi Nickinize Tıklayın !!!

Film izle komedi komik