kayalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kayalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Temmuz 2007 Cumartesi

'CHP, askerin siyasî kanadı gibi görünüyor'



İngiliz Financial Times gazetesi, Türkiye'deki cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili ilginç bir değerlendirme yayınladı. Laik bir parti olduğunu beyan eden CHP'nin, 'ordunun siyasi kanadı' gibi göründüğünü belirten gazete, bu durumun anamuhalefetin inandırıcılığına zarar verdiğini kaydetti.
İlgili Haberler
[Yorum] CHP-MHP koalisyonu mümkün mü?
Vincent Boland imzalı yazıda, Genelkurmay Başkanlığı'nın yayımladığı 27 Nisan bildirisine de değinildi. Açıklamanın, 'Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı olmasının kabul edilmeyeceği' şeklinde yorumlandığına işaret eden gazete, askerlerin iki beklenmedik sonuçla karşılaştığını vurguladı. Bunlardan biri, bildirinin AK Parti'yi güçlendirmesi. Gazete bu tespitini, Prof. İhsan Dağı'nın görüşleriyle destekledi: "Bildiri, demokratik refleksi tetikledi. Bu AKP'yi güçlendirdi." CHP'yi 'görünüşte sosyal demokrat' olarak nitelendiren gazeteye göre, beklenmeyen ikinci sonuç güvenilirlik konusunda CHP'nin zarar görmesi.
Gazete, "Ültimatomu destekler görünen muhalefetteki görünüşte sosyal demokrat CHP'nin güvenilirliğine zarar geldi. Açıkça laik bir parti olduğunu beyan eden CHP, orduyla o kadar özdeşleşti ki, bazen ordunun siyasi kanadı gibi görünüyor." ifadelerini kullandı. Financial Times, seçimlerin ardından yeni Meclis'in, cumhurbaşkanı seçmeye çalışacağını kaydederek Gül'ün tekrar aday olmayı göz ardı etmediğini ileri sürdü. Bu girişimdeki asıl sorunun ise TSK'nın tekrar bir bildiri yayınlayıp yayınlamayacağı olduğuna işaret edildi.
Londra, Cihan

28 Haziran 2007 Perşembe

CHP'nin beyannamesine ağır tepki

22 Temmuz'daki seçim beyannemesini açıklayan ve 'Türkiye yol ayrımında' vurgusu yapan CHP'ye en büyük tepki partinin eski Genel Sekreteri Tarhan Erdem'den geldi.


CHP'nin beyannamesine ağır tepki

Tarhan Erdem'in bugünkü Radikal gazetesinde yer alan "Seçim Beyannameleri: 2. CHP" başlıklı yazısında ana muhalefet partisinin beyannamesi hakkında şu yorumda bulunuyor:

"Ne diyeceğimi gerçekten bilemiyorum! Bu kadar akıl dışılık, bu kadar halktan ve uygarlıktan kopukluk anlaşılır gibi değil!"

Tarhan Erdem'in Radikal'deki köşe yazısı

Seçim Beyannameleri: 2. CHP

CHP Beyannamesi'nin başlarında 'Türkiye bir yol ayrımındadır' uyarısı var. Benzer bir saptamayı, MHP'nin beyannamesinin ilk cümlesinde okumuştuk: "Türkiye tarihi bir dönüm noktasındadır"!

MHP 'Bölünme' tehlikesinden çıkarak ülkemizin ve milletimizin 'Ağır bir saldırı altında' olduğunu bildiriyordu.

CHP'yse terör tehdidini öngörmekle birlikte, din esaslarının devlete hâkim olması tehdidine ağırlık vermektedir.

Beyannamesinin ilk bölümünde, 'Terörün kökü kurutulacağı, ülkemizin barışına ve bütünlüğüne sahip' çıkılacağı söylenmekteyse de, CHP'nin temel çıkış çizgisinin, 'Laik düzen ve Cumhuriyet'in çağdaş kazanımlarına karşı komplolar', 'Politika, kamu yönetimi ve eğitimin din tacirleri ve tarikatlar tarafından kuşatılması çabaları' olduğu anlaşılmaktadır.

CHP'ye göre, halkımız, 'Ülkemizin üzerine bir karabasan gibi çöken tehlikenin, farkına varmış ve devletine, laik Cumhuriyeti'ne, huzuruna ve geleceğine sahip çıkma kararlılığını ortaya koymuştur.' İki muhalefet partisine göre Türkiye iki büyük tehlikeyle karşı karşıyadır:

'Bölünme' ve 'Karartma'! Bekir Ağırdır, bu iki tehdidi çok güzel adlandırdı: 'Öcü'! (Radikal İki, 24 Haziran). Yönetim sistemimiz hakkında ne dersiniz? Aman öcü var, bölünürüz! Eğitim sorunumuz? Dokunma öcü var, okullarımız laiklik kuşatmasından kurtulmalıdır! Irak meselesi? Daha neler, öcülerin oradan beslendiğini bilmiyor musun?

Bütün konuların ve çözümlerinin arka planında bu 'iki öcü' durmakta, her köşeden devletimizi tehdit etmektedir! Bu 'öcü politikaları' ile devlet yönetimi nasıl bağdaşacak, anlamak zor!

CHP beyannamesinden bir örnek vereyim:

"Türkiye'nin laik düzenini ve Cumhuriyet'in çağdaş kazanımlarını hedef alan etkinlikler ile dini politikaya yansıtma, kamu yönetimini ve özellikle eğitimi bağnaz dini çıkar odaklarıyla, tarikatlarla kuşatma çabalarına kesinlikle fırsat vermeyeceğiz" vaadi, beyannamenin değişik bölümlerinde, değişik kelimelerle birçok kez yinelenmektedir.

Bir başka konu yönetim sorunudur. Bana göre ülkemizin kaynak sorun alanlarından en önemlisi yönetim sistemimizdir. Biliyorsunuz, son yıllarda yerinden yönetime geçiş adımları atılmak istenerek, yerel yönetim yasalarında değişiklikler yapıldı; ilkesel olanları Anayasa'ya takıldı, birkaçı da yürürlüğe girdi. Bu değişiklikler hakkında CHP'nin düşüncelerini birlikte okuyalım:

"Kamu yönetiminin parçalanmasına, merkezi-yerel yönetimler arasında hizmet bütünlüğünün bozulmasına yol açan bugünkü uygulamalar düzeltilerek, merkezi ve yerel idarelerle bunlar arasındaki ilişkileri yeniden tanımlayacağız.

Küreselleşme adına yerelleşmeyi ve çok sayıda yerel iktidar odağı oluşturmayı dayatan, çağdaş bir yerel yönetim modeli maskesi altında ulusal çıkar eksenli olarak örgütlenmiş merkezi devlete rakip olarak cemaat/tarikat/şirket ve çokuluslu şirketler eksenini geliştirmeye çalışan, bunun için militan kadrolaşmasını başlatan, idari federalizm öngörerek üniter yapıyı tehdit eden mevcut yerelleştirme projesi tümüyle tasfiye edilecektir."

Ne diyeceğimi gerçekten bilemiyorum! Bu kadar akıldışılık, bu kadar halktan ve uygarlıktan kopukluk anlaşılır gibi değil!

Tarhan Erdem-Radikal

/amcuk ibnelikler , lekeler , karınlık , katılım , konal , karım , kotul , kitab , korun


Kissinger Türkiye'yi Kıbrıs'a nasıl itti!

CIA'in kamuya açtığı "aile mücevherlerini" yani eski belgelerini eşeledikçe Türkiye'yi yakından ilgilendiren tarihi belgeler ortaya çıkıyor. O belgelerin içinde Kissenger'ın Türkiye'yi Kıbrıs harekatına nasıl ittiği, Beyaz Saray'ın Kenan Evren'i nasıl desteklediği açıkça yazıyor!


Kissinger Türkiye'yi Kıbrıs'a nasıl itti!

CIA’in açıkladığı “Aile Mücevherleri” olarak isimlendirilen arşivi ve konuyla yakından ilgili CIA görevlilerine göre Dışişleri Eski Bakanı Henry Kissinger 1974’te Türkiye’yi Kıbrıs’ı işgal etmeye itti ve Yunan juntasının desteklediği darbe hükümetinin reaksiyonuna karşılık silahların Ankara’ya taşınmasına da müsaade etti.

1970’ten beri tutulan ve “Aile Mücevherleri” olarak bilinen yaklaşık 700 sayfadan oluşan CIA’in çok gizli raporları kamuoyuna açıklandı. Ulusal Güvenlik Arşivi Bilgi Edinme Yasası gereğince daha önce konuyla ilgili elindeki dört belgeyi kamuoyuna açıklamıştı.

Bahsi geçen belgelerin birinde Kissinger’ın 20 Şubat 1975’te yaptığı bir konuşmaya yer veriliyor. Beyaz Saray’a iletilen Memorandum’un yer aldığı belgede, Kissinger “Bütün her şeyin içinde bizi en fazla inciten CIA’in işleri ve Türkiye’ye yardım” diyor.

Yüzeysel olarak bakıldığında bu yorum zararsız gibi gözüküyor; ancak yorumun zamanlamasına bakıldığında Kissinger’ın 1974 Kıbrıs işgali için Türkiye’ye kanun dışı finansal yardım ve silah desteğini teşvik ettiği ortaya çıkıyor.

1974’ün Temmuz ve Ağustos aylarında, Türkiye Kıbrıs’ı ordusuyla işgal ediyor ve neredeyse tüm adanın 3’te birini alarak Ada’yı Kuzey ve Güney olarak ikiye bölüyor. Bir çok tarihçi Başkan Gerald Ford’un hem ulusal güvenlik danışmanı hem de dışişleri bakanı olan Kissinger’ın planlanan Kıbrıs işgalini önceden bildiği hatta aynı zamanda işgali teşvik ettiği düşüncesindeler.

Bazı Kıbrıs Rumları, önceden olduğu gibi, ABD ve İngiltere’nin Ada üzerinde etkinliklerini devam ettirebilmeleri için üzerinde düşünülüp taşınılmış bir plan olduğuna hâlâ inanıyorlar. Kıbrıs Israil, Mısır, Ürdün ve Suriye arasında 1973 Ekimi Savaşı’nda bir dinleme limanı olarak Doğu Akdeniz’de büyük bir öneme sahip.

Köşe yazarı ve aynı zamanda, “The Trial of Kissinger” (Kissinger’ın Duruşması) kitabının da yazarı olan Christopher Hitchens’a göre, o zaman bir çok Rum’un kesin olarak inandıkları şey, Başkakan Bülent Ecevit’in Harvard’ta Kissinger’ın göz bebeği olduğuydu.

Kimliğinin açıklanmasını istemeyen çeşitli istihbari kaynaklar da Raw Story’e Kissinger’ın Türkiye’yi Kıbrıs’ı işgal etmeye ittiğini ve Ankara’ya silah taşınmasına da müsaade ettiğini doğruluyor.

Ancak, o dönemde Türkiye’de çalışan eski bir CIA görevlisi Memorandum’da yer alan Türkiye’ye yardımla ilgili ifadenin Kissinger’in önerisini dinleyen Ford Yönetiminin, sağ görüşlü aşırı-milliyetçi General Kenan Evren ile masa altından iş yürütmesi olarak anlaşılabileceğini belirtti. Kenan Evren daha sonra Parlementoyu feshetmiş ve 1980 Darbesinin Türk diktatörü olarak kendini göstermişti.

Eski CIA görevlisi “Buradan şu çıkıyor, Amerikan Hükümeti doğrudan General Kenan Evren ile çalışıyordu ve demokratik olarak seçilen Türk Hükümetini aldatıyordu. Bu Kissinger tarafından teyit edildi çünkü Sosyal Demokrat Ecevit hakkında endişeleri vardı” diyor. Eski CIA görevlisi sözlerine, Kıbrıs ‘İşgal’inden sonra uygulanan silah ambargosuna atfen “Teknik olarak onlardan askeri yardımı kestik. Teknik olarak...teknik olarak, fakat bu askeri yardım ya da CIA yardımının, Kongre’nin yardımları kestikten sonrada devam ettiğine delalet ediyor. Bu Ecevit’in düşmesine ciddi şekilde neden olmuş olabilir” ifadelerini ekliyor.

Ayrıca eski CIA görevlisi demokratik olarak seçilen Ecevit hükümetinin, Johnson Hükümetiyle iyi ilişkilerinin olduğunu, fakat Kissinger’ın Ulusal Güvenlik danışmanlığını yaptığı Nixon yönetimiyle bir takım sorunlara sahip olduğunu belirtiyor. CIA kaynağı “Bu sorunların ne olduğunu hatırlamıyorum. Fakat Beyaz Saray’ın Ecevit’i sevmediğini iyi hatırlıyorum” diyor.

Ekopolitik.org



/soyulayık , aşırı milliyetçi Kenan evream . Ben o adamda kendi başına bir yarak yiyecek , ve lideri olacak bir ibnelik göremiyorum. o ibnenin kurulablarına bir bakmak lazım. kimlerden aldılar listeleri. hangi cia ajanları. Vaya hangi soysuzlar. Bu soysuzların bağlantıları belki kendileri hangi kargaşalıkların kurbanları . o orospu çocukalrını boğmak için ben ölüyü canlandırırım. bir daha ezerim bir melek . piç kurusu ajanlar. idam sehpası hazır. fransız kalmayın giyorin de kullanırız . ölüm meleği sizlerle. sıkıysa yakışın güle oynaya. bu dünyada ölüm sizler çin var. sizlerin yüzleri gülüyorsa bizde haram var. sizin gülme becwerinizden fazla bizde sizlerin kokmul ciğerinizi doğramak isteği var. piç kuruntıları ölüm var size ölüm . öldürüleceksiniz. yaşamak haram sz.

kobay ibneleriniz gerizekalı ahmaklar . piçler . görürüz hesaplarını. nerde o kudret nerde o devlet? yerim hepişinizi , soysuz piç .



12 Haziran 2007 Salı

Savaş uçağı düştü, pilot kurtuldu

Konya'nın Yunak ilçesine bağlı Kuyubaşı Köyü yakınlarında bir savaş uçağının düştüğü, pilotun atlayarak kurtulduğu bildirildi.

Yunak Kaymakam Vekili Muammer Köken, ilçeye bağlı Kuyubaşı köyünün Menteşe Yaylasına bir savaş uçağı düştüğünü söyledi.

Uçağın pilotunun atlayarak kurtulduğunu ifade eden Köken, olay yerine gönderilen bir helikopterle alınan pilotun sağlık durumunun iyi olduğunu öğrendiklerini bildirdi.

Köken, uçağın enkazının olay yerinde halen yandığı bilgisini aldıklarını kaydetti.



Militanlar , kafam bozuk . Kafanıza dikkat edin , Kesilebilir. Ama tırtıklımı , kör mü , keskinmi , tangi tıtık nasıl zengin , nasıl zorlar , nasıl sword da iyi gelebilir. Ekonomik duruma göre secilebilecek zenginkillerimiz var.

Kücük zekanız var , ama anlayabilmişinizdir sanırım. Delirtmek üzere mi gelsem , Kafa kesmek icin mi saklasam bende karanlığım biraz ama.

Bu arada konuyla alakalı ama Bush En son ne demiş . Kürt mü o yarak yemeli demiş .

Peki ulusal sözü ne : Her Yarağa uygun Göt mende Mevcut.

Related Posts with Thumbnails

Bu yazıya Not Ver !


Get your own Chat Box! Go Large!

Nickinizi Değiştirmek için Kendi Nickinize Tıklayın !!!

Film izle komedi komik